“Gözü karalık bu meslekte iyi bir şey değil”

İlk uçuşunu babasıyla birlikte 12 yaşında gerçekleştiren Türkiye’nin ilk sivil profesyonel kadın hava akrobasi pilotu 24 yaşındaki Semin Öztürk: “Akrobasi uçuşlarında tüm riskleri hesaplıyoruz ve onun dışında bir risk almıyoruz. Yine de o korku kısmını her zaman hissederim. Hele ki böyle bir iş yapıyorsanız gözü karalık iyi bir şey değil”

“Gözü karalık bu meslekte iyi bir şey değil”

Semin Öztürk 24 yaşında Türkiye’nin ilk sivil profesyonel kadın hava akrobasi pilotu olmayı başarmış genç yeteneklerden. İstanbul Üniversitesi Fransızca Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu olan ama kariyerine pilot olarak devam etmeyi düşünen Öztürk, 19-20 Eylül’de, Sivrihisar Uluslararası Sportif Havacılık Kulübü hava gösterisinde seyirci önünde ilk defa akrobasi uçuşu yaptı. Akrobasi uçuşu yaptığını öğrenenlerin çok şaşırdığını ve inanamadığını söyleyen Öztürk’e “Bir tur atalım” gibi istekler de geliyormuş.

“Gözü karalık bu meslekte iyi bir şey değil”
-İlk sivil profesyonel kadın hava akrobasi pilotusunuz. Ne hissediyorsunuz?

Çok büyük bir sorumluluk var öncelikle ama askeri kökenli olmadığım için verdiğim mücadeleyi bilmeyen ve olumsuz yargılarda bulunanlar var.

-Sadece asker kökenli olmadığınız için mi geliyor böyle yorumlar?

Kadın olmanın da zorlukları var açıkçası. Ülkemizde zaten kadın olmak başlı başına zor bir şeyken bir de üstüne böyle bir iş yapınca daha çok eleştiriyorlar. Yaptığımın akrobasi olmadığını söyleyenler oluyor mesela.

“Kendimi bildim bileli uçakların içindeyim”

-İlk kez ne zaman başladınız pilotlukla ilgilenmeye?

Babam da uzun zamandır bu sektörde. Ben de kendimi bildim bileli uçakların içindeyim ama özellikle babam akrobasiye başladığında ilgimi çekti. 9 yaşındaydım o sırada ve en büyük hayalim paraşüt takıp babamın yanında uçmaktı. Ama çok küçük olduğum için paraşüt olmuyordu üzerime. O yüzden uçmak için 12 yaşına kadar beklemek zorunda kaldım.

-Ailenizde başka ilgilenen var mı?

Annemin de hususi pilot lisansı var. Bir tek ablamın ilgisi yok. Biz ona profesyonel yolcu diyoruz. Bizimle uçmak istiyor ama kullanmak istemiyor.

-Siz nasıl bir eğitim aldınız?

21 yaşında ilk hususi pilot lisansımı aldım ve tek başıma uçuşlara başladım. Sonra Kaliforniya’da Tutima Academy isimli bir uçuş okuluna gittim ve akrobasi üzerine eğitim aldım.

“Çok uzun zamandır o günü hayal ediyordum”

-Seyirci önündeki ilk uçuşunuzda neler hissettiniz?

Çok uzun zamandır o günü hayal edip onun için çalışıyordum.
O yüzden benim için rüya gibiydi. Bir de ben her uçuşuma giderken istisnasız heyecanlanırım fakat bu pist başına kadar sürer. Uçak yerden kesildiği an rahatlıyorum. O andan sonra hiçbir şey düşünmüyorum;
yerde kim var, ne yapıyorum...

-Hava akrobasi pilotu olmanın belli şartları var mı?

Askeri anlamda sınırlamaları var ama sivil anlamda daha geniş. Pilotaj muayenesinden geçiyorsunuz. Engelleyen bir durum olduğunda söylüyorlar zaten. Lisans için ise 18 yaş sınırı ve lise diplomanızın olması gerekiyor.

-Belli bir başlama yaşı var mı uçmak için?

Paraşüt üzerinize olduktan sonra her yaşta uçulabilir ama ne kadar erken başlarsanız vücudun direnç oranı da o kadar artar.

“Çok kilolu olmamak gerek”

-Uçuş performansını etkileyen şeyler var mı?

Uzun boy etkileyebilir belki ama kullanmanıza engel değil sadece uçaktan alacağınız performansın kalitesi değişebilir. Çok kilolu da olmamak gerek. Uçarken g kuvvetine (yer çekimi dolayısıyla vücuda binen yük) maruz kalıyorsunuz, kilolu olduğunuzda da bu yük arttığı için zorlanabilirsiniz.

-Beslenme düzeninizi merak ediyorum...

Uyku çok önem taşıyor öncelikle. Genelde de protein ve sebze ağırlıklı beslenmeye çalışıyorum. Bol su içiyorum çünkü
g kuvveti yüzünden vücut su kaybediyor. Tansiyonu etkileyebilecek, vücutta ani değişimler yapabilecek,
ağır yiyeceklerden uzak durmak gerekiyor.

-Günde kaç saat antrenman yapıyorsunuz?

İki ay süren kamp dönemlerinde tüm günümü akrobasi eğitimine ayırıyorum. En az iki-üç saat uçuş yapıyorum. Yerde olduğumda da sürekli ders çalışıyorum, uçuşta yapacağım manevraları nasıl yapacağıma dair.

“Araba sürerken de korkarım”

-Tehlikeli de bir spor. Korkuyor musunuz?

Biz akrobasi uçuşlarında bütün riskleri hesaplıyoruz ve onun dışında bir risk almıyoruz. Yine de o korku kısmını her zaman hissederim. Bu duygunun beni emniyette tutan taraf olduğunu, hissedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hele ki böyle bir iş yapıyorsanız gözü karalık iyi bir şey değil. Her sektörde böyle ama ben araba kullanırken de çok korkuyorum mesela özellikle İstanbul trafiğinde.

-Başka nelerle ilgilenirsiniz?

Koşuyorum, yüzüyorum. Kışın snowboard, yazın sörf yapıyorum. Adrenalin seviyorum.

“Babasının kanatları”

Öztürk’ün uçağının kanatları babasının eski uçağı “Mor Menekşe”nin kanatları. Modifiye edilmiş, köşeli bir kanat olduğu için manevralara daha dayanıklı ve uçağın performansını yükselten bir kanatmış.

Yaralı akbaba, jandarma ekipleri tarafından kurtarıldıMalatya'da devriye görevi yapan jandarma ekipleri, buldukları yaralı akbabayı tedavi ettirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber