“Hayvansever deli kadın önyargısı geçmişte kaldı”

Sinema yazarı Ömür Gedik iki tutkusunu birleştiriyor: Bir albüm çıkaracak ve gelirini sokakta yaşayan hayvanlar için harcayacak. * ”Bu projede yer alan hiç kimse tek kuruş para almadı. Sezen Aksu dahil. Herkes hayvanlar konusunda çok hassas davrandı.* “Lokantalarla anlaşıp artık yemekleri toplayacağız, onları da barınak ve ormanlarda aç dolaşan hayvanlara götüreceğiz.” * “Hayvanseverlere karşı önyargı azaldı. Eskiden ‘kedili deli kadın’ denirdi. Şimdi öyle bir durum yok.”

“Hayvansever deli kadın önyargısı geçmişte kaldı”

“Bundan sonra hayvanlar için şarkı söyleyeceğim”

Uzaktan havlamalar geliyor, Üsküdar Barınağı’na yaklaştığımızda ise sesler dayanılmaz bir hal alıyor. Demir kapıyı zar-zor iterek içeri giriyoruz. Etraf kafeslerle dolu, her kafesten onlarca göz bizi izliyor. Yaklaşık 500 köpek hep bir ağızdan bağırarak kuyruk sallıyor. Tek dertleri biraz sevilmek. Ömür Gedik ilk kafese doğru ilerliyor. İçinde iki aylık yavrular var. Tellere dokunduğunuz an elinizi yalamaya ve “Beni kucağına” al dercesine ağlamaya başlıyorlar. Gedik kucağından inmeyen tombul yavruya bakıyor ve “Alacağım seni galiba” diyor. Hürriyet gazetesi Kelebek ekinde sinema yazıları yazan, Kanal D’de “Cinemania” adında bir program yapan Ömür Gedik önümüzdeki hafta albüm çıkarıyor. Gedik bu konuda “Çok şanslıyım. Çocukluk hayalim olan müziği hayatımda en önemli diğer şey olan hayvanlar yararına yapabileceğim. Bundan sonra çıkacak albüm ve konser gelirleri de hayvanlar için harcanacak” diyor.

* Yakında “Hop Dedik Orda Kal” adlı albümünüz çıkacak. Geçen yıl “Beyaz Şov” da sevgiliniz Ferhat Göçer’e sürpriz olsun diye şarkı söylemiştiniz. Albüm projesi o zaman mı şekillendi?
Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum aslında. Öğrencilik dönemlerinde girmediğim koro kalmadı. Kendi grubumu da kurdum, vokalistlik de yaptım.
O program ile bunu biraz daha fazla insan öğrenmiş oldu tabii. Bence çok komik ve tatlı bir anıydı ama müziğe orada başlamadım. Hatta lise sonda konservatuvara gitmek istiyordum ama babamın ısrarıyla sınavlara girmedim. Yıllığımda bile “Müzik koridorlarından kurtarıp Boğaz manzaralı bir yerde görmek dileğiyle” yazılı. Sonuçta Boğaziçi Üniversitesi’ne girdim ama müzikten kopamadım. Teoman ile arkadaşlığımız da okul dönemine dayanıyor. Birlikte aynı koroda şarkı söylüyorduk. Bu projede de beni yalnız bırakmadı.

“Lokantaları gezip artık yemekleri toplayacağız”

* Albüm hazırlıkları ne zaman başladı?

Geçen yaz başından beri yapmayı planladığım bir proje bu. Projede yer alan hiçbir isim tek kuruş para almadı. Teoman ile birlikte seslendirdiğimiz “Orda Kal Portakal” Sezen Aksu’nun bestesi. Normalde Sezen Aksu bestesi almanın bedelini az çok bilirsiniz ama Sezen hanım hayvanlar konusunda çok hassas, hiç düşünmeden verdi ve stüdyoya gelip benim için bir daha okudu parçayı. Evi de sokaktan gelen kedi ve köpeklerle dolu zaten. Burak Kut ile Fikret Kızılok’un “Aşk Var Ya” sını okuduk. Sezai Paracıkoğlu ile de Saki Çimen’in “Paramparça” adındaki bestesini seslendirdik.

* Albümden elde edilecek gelir hayvanlar için kullanılacak. Aklınızda belli projeler var mı?
Sponsorumuz Peugeot’dan bir araba aldık. Elde ettiğimiz gelir ile bu arabanın aktif şekilde İstanbul’u gezip ve lokanta ve tesislerden yemek artıklarını toplamasını sağlayacağız. İstanbul’da her gün tonlarca yemek çöpe atılıyor. Yüzlerce hayvan barınaklarda aç.

* Ferhat Göçer’in isminin albümde olmaması şaşırtıcı.
Oysa o da sıkı bir hayvansever. Haklısınız. O da en az benim kadar hayvansever. Bu albümün devamı gelirse de kesinlikle yer alacak. İlk projede adının geçmesini istemedik. Farklı yönlere çekilir, konuyla alakası olmayan haberlere malzeme olur diye.

* Haçiko adında da bir dernek kurdunuz. Hayvan hakları adına çalışan birçok kuruluş var. Neden yenisini kurma ihtiyacı hissettiniz?
Geçtiğimiz aralık ayında kurduk Haçiko’yu. Açılımı Hayvanları Çaresizlikten ve İlgisizlikten Koruma Derneği. İsmini de Richard Gere’in oynadığı, bir köpekle sahibi arasındaki dostluğu anlatan bir filmden alıyor. Bu derneği diğer kuruluşların çalışmalarından memnun olmadığım için kurmadım. Zaten birlikte hareket ediyoruz.

“Helin Avşar ile aynı kostüm herhalde tesadüf”

* Albüm tanıtımı için kedi kadın kılığına girdiniz. Sizden sonra Helin Avşar’ın da kedi kadın kılığında fotoğrafları çıktı. Bu bir moda mı?

Benim kostümümü Ezra-Tuba Çetin hazırladı. Fotoğrafları da Tamer Yılmaz çekti. Hiç para almadıklarını söylememe gerek yok sanırım. Hepsi hayvansever insanlar. Helin Avşar’ın fotoğraflarını ben de herkes gibi benimkiler yayımlandıktan bir gün sonra gazetelerde gördüm. Bu bir moda değil, zaten konseptlerimiz de çok farklı. Herhalde tesadüftür demek istiyorum.

“Sokaktaki hayvanlara taş atarken bir daha düşünecekler”

* Hayvanseverler çoğu zaman sert şekilde eleştirilirler. “İnsanlar aç, önce onlara bak” denir mesela. Siz bu eleştirilerle nasıl başa çıkıyorsunuz?
Benim cevabım basit: Sevgi sevgidir. Hayvan ve insan olarak ayıramazsın. Araştırmalara göre, şiddet suçu işleyenlerin hemen hemen hepsi çocukken hayvanlara zarar vermiş. Hayvanseverlere karşı önyargı da biraz azaldı sanki. Eskiden “kedili deli kadın” denirdi şimdi öyle değil. Tiyatrocu Tuna Arman’ın Taksim’deki eylemi ve topladığı imzaların da etkisi büyük. O eyleme Ajda Pekkan da geldi, Peta’nın yurtdışı yetkilileri de. İnsanlar hayvanseverlerin ne derece büyük bir kitle olduğunu anladı.

* Pek çok sanatçı ile birlikte Başbakan’ı ziyaret ettiniz. Orada hayvan hakları konuşuldu. Başbakan neler söyledi?
Çok olumlu geçti o görüşme. Başbakan onca insanın içinde bize hayvanlara karşı işlenen suçların Kabahatler Kanunu kapsamına alınacağına dair söz verdi.
O nedenle ben işe olmuş gözüyle bakıyorum. Eskiden sokakta şiddet gören, tecavüze uğrayan sahipsiz hayvanlar için bir ceza yoktu. 200-300 TL gibi komik paralar ödeniyordu. Bu kanun kapsamına girince hapis cezası da alacaklar. Yani yakında insanlar sokakta kedi ve köpeklere taş atarken bir kez daha düşünmek zorunda kalacak.

11 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber