‘Her gün aynı pilav yenmez’

Selen Sevigen yemek kitabında değişime karşı direnmemek gerektiğini anlatıyor ve “Her gün aynı pilav yenmez demek; eşlerinizi değiştirin demek değil. Aslında kendimizi değiştirmek gerektiğinden bahsediyorum” diyor.

‘Her gün aynı pilav yenmez’

“Ana Yemekte Aşk Var” kitabının yazarı Selen Sevigen’le İntema Yaşam’da buluşup; yemek ve ilişkiler arasındaki paralellikleri konuştuk. Hem çok keyifli sohbet ettik hem de birbirinden lezzetli yemekler yedik. Sevigen’in aşk ve ilişkiler yani yaşam temasının üzerine kurarak yazdığı yemek kitabında birbirinden güzel tarifler ve de ilişkilerin yemekle paralel giden halleri var. Ayrıca yılbaşı da yaklaşıyor. Selen Sevigen’e düşük bütçeyle çeşit çeşit ve birbirinden lezzetli yılbaşı yemekleri nasıl hazırlayabiliriz diye sorduk. Afiyet olsun...

- “Ana Yemekte Aşk Var” adında bir yemek kitabı çıkardınız. Yemek kitabı fikri nasıl oluştu?

Yemek kitabı fikri dört sene önce aklıma geldi. Yemek, aşk ve ilişkilerin aşamalarında birtakım benzerlikler olduğunu düşündüğüm için böyle bir kitap yazdım.

- Evet, hep bir felsefeye dayandırarak anlatıyorsunuz yemekleri… Neden?

Yemekle yaşam arasındaki paralellikleri keşfetmek beni bu şekilde yazmaya itti. Yemek ve aşk da çok paralel ilerler bence. Bu çıkış noktasından yazdım kitabı. Her şey biraz yemekte başlıyor bana göre. Yemeğin ilişkilerle çok alakası var. Bu iş ilişkisi de olabilir, arkadaşlık ilişkisi de, aşk da olabilir. Genelde hep bir yemekte oluruz. Ya bir akşam yemeği ya bir kahvaltı… Nereye gidildiği, nasıl bir yemek seçildiği, çatalı bıçağı nasıl tuttuğu karşımızdaki kişiyle ilgili çok fazla ipucu verir.

- Nasıl ipuçları bunlar? Bir insanı yemek seçimlerinden ve yemekteki davranışlarından nasıl tanırız?

Mesela karşınızda acı yiyen biri varsa bilin ki o kişi ilişkilerde acıyı ve dramayı seviyordur. Karnıyarık ya da kuru fasulye gibi yemekleri sevenleri geleneklerine bağlı kişiler olarak tanımlayabiliriz. Salata severler prensip sahibi, pilav seçenler duygu yüklü, kebap seçenler de son sözü ben söyleyeceğim diyen kişiler… Dürümcüler hayırsızlarmış mesela, İskender sevenler lükse düşkün, zeytinyağlı sevenler de biraz bilmiş oluyormuş.

- Tatlılar peki?

Tatlının ya tadı damağında kalır insanın ya da içinizi bayar. İlişkiler de biraz öyle. Bazı ilişkilerin tadı damağımızda kalıyor. Bitse bile o ilişkiyle ilgili her zaman olumlu şeyler düşünüyoruz. Ya da öyle bir içimizi bayıyor ki o kişi uçarak uzaklaşmak da isteyebiliyoruz. Tatlılarla ilişkilerin bağı da böyle kurulabilir belki…

‘Her gün aynı pilav yenmez’

“Erkekler ilerleme kaydetti mutfakla barıştı”

- “Ana Yemekte Aşk Var” diyorsunuz, kitabınızın adı bu. Ama her gün aynı yemek yenmiyor ki bunu kitapta “Her Gün Aynı Pilav Yenmez” adı altında bir bölümde de anlatmışsınız zaten. Bunu nasıl formüle ettiniz?

Kitap genel olarak değişime karşı direnmemek gerektiğini anlatıyor. Benim de düşüncem bu yönde zaten. Hep yenilenmesi gerekiyor insanın. Bu hayatınızdaki kişiyi değiştirin demek değil, bu kendinizden başlayan bir yolculuk. Sürekli aynı kişi olmaya devam ettiğimiz zaman aslında kendimizden sıkılıyoruz. Biz değişime ve değişikliğe ne kadar açıksak hayatımız o derece eğlenceli ve yenilikçi oluyor. “Her gün aynı pilav yenmez” demek; eşlerinizi değiştirin demek değil. Bunu derken aslında kendimizi değiştirmek gerektiğinden bahsediyorum.

- Aşka giden yol mideden mi geçiyor sizce de?

Aşkın yemekle bir ilgisi var. Ama genele baktığımızda da yemeği millet olarak çok önemsiyoruz zaten. Öğlen yediğimiz yemekte akşam ne yiyeceğimizi konuşan bir millet olduğumuz için hayatımızda her zaman iyi yemek yapan birinin de olmasını isteriz. Bence o yüzden kalbe giden yol mideden geçiyor. Hatta bayağı geçiyor.

- Erkek kadın fark ediyor mu?

Fark etmiyor bence. Günümüzde erkekler de kadınlara yemek yapıyorlar. Hatta bunu kadını etkileme sanatı olarak kullananlar da var. Mutfak eskiden kadına ait gibi algılanırdı ama şimdi erkekler de ilerleme kaydettiler, mutfakla barıştılar.

“Pilav mutfakta bir dönüm noktası”

- Kitapta tarifini verdiğiniz yemekleri neye göre seçtiniz?

Aslında ben biraz evdeki malzemeleri kullanarak yeni bir şeyler çıkarmayı seviyorum. Türk mutfağından örnekler de var ama biraz değişik yorumlarıyla. Mesela bugün masamızda pirinç pilavı var ama zerdeçal, üzüm ve kestaneyle birleştirerek yaptım. Hem Türk mutfağından hem de dünya mutfağından örnekleri kendimce yorumladım. Basit, kolay yapılabilir tariflerim var. Yemeklerimin pratik ama lezzetti olmaları benim için önemli.

- Pratik olmasının sebebi koşturmaktan kimsenin hiçbir şeye vaktinin olmaması herhalde değil mi?

Artık hiçbirimizin mutfakta saatlerce kalabilecek lüksü yok. Bir saat içinde mutfaktan üç çeşit yemekle çıkabileceğiniz tarifler var kitapta.

- İyi yemek yapmakla ilgili bir kriteriniz var mı? Pilav yapmayı bilen yemek yapmayı öğrenmiş derler doğru mu sizce?

‘Her gün aynı pilav yenmez’

Pilav bir kriter bence, mutfakta bir dönüm noktası.

- Hiç yemek yaparak etkilediğiniz bir erkek oldu mu?

Olmadı. Çünkü bence yemek yapma aşamasına gelmek için ilişkiler bayağı bir yol kat etmeli. Yemek yapayım da etkilensin dediğim biri hiç olmadı aslında. Çocuklarıma çok yemek yaparım. Onları etkilemeye çalışıyorum.

- İlk yemekte bir erkekten sizi en çok ne soğutur mesela?

Beni en çok rahatsız eden şey kabalıktır. Garsonlara nasıl davrandığı vicdanı ve karakteriyle ilgili büyük bir ipucudur bence bir erkeğin.

- Yemek seçimi önemli mi?

İllaki bir fikir verir. Tabii ki insan seçtiği yemeklerde de kendisiyle uyumlu biriyle olmak isteyebilir.

- Yemek yapmak mı yemek yemek mi ruhu besliyor sizce?

Yemek yedirmek. En sevdiğim şey yemek yedirip, insanların gözünün içine bakıp, beğendiklerini görmek. Yemek benim için sadece yaşamak için yenilen bir şey değil. Keyfin, dostluğun sevginin paylaşıldığı bir ritüel. Özellikle kalabalık sofraları ve insanları ağırlamayı, yemeği paylaşmayı çok seviyorum. Çünkü o kadar az ki artık insanlarla bir şeyleri paylaştığımız anlar. Her şeyi sosyal medyadan paylaşıyoruz. Öyle insanlar görüyorum ki yemeği yemiyor, fotoğrafını paylaşıyor. Aynı masada konuşmak yerine mesajlaşıyor. Sürekli bir gösteriş içindeyiz. O nedenle yemek benim için çok önemli. Yemekte telefon olmaz mesela. Sürekli telefonla meşgul olan insanların olduğu bir masada yenen yemekler gerçek yemekler değildir benim için.

Düşük bütçeli bir yılbaşı sofrası: 100 liraya 7 çeşit yemek

‘Her gün aynı pilav yenmez’

- Bize bir yılbaşı sofrası hazırladınız, her şey çok da lezzetliydi. Ama bu sofranın en büyük özelliği çok düşük bir bütçeyle hazırlanması aslında değil mi?

100 lira gibi bir bütçeye 7 çeşit yemek sığdırdık. Tavuk İskender yaptım; pidenin üzerine tereyağlı sosuyla… Etle ya da hindiyle de yapılabilir eğer istenirse. Ama bu menüyü evde geleneksel bir yılbaşı yemeği olsun amacıyla oluşturdum. Ayrıca zerdeçallı pilav ve limon dolması var. Limonun suyunu zeytinyağı ve enginarda kullanıp, kabuklarıyla da zeytinyağlı dolma yaptım, tadı biraz midye gibi. Kerevizli, havuçlu, yoğurtlu bir salata, dondurmalı pasta, peynirlerle doldurulmuş kırmızıbiberler var. Bunlar uğur getiren biberler. Yılbaşında uğur getirsin diye sofrada bulundurabilirsiniz mesela. Bir de brokolili enginarlarımız var üstüne nar taneleri serpilmiş. Bütçeye uygun ama aynı zamanda zengin bir sofra oldu.

- Zerdeçallı pilav yapmışsınız ve tadı çok güzel. Baharat kullanmayı seviyor musunuz?

Ben değişik şeyler yapmayı seviyorum, özellikle de yılbaşı sofraları sıradan olmasın istiyorum. Zerdeçal ayrıca çok da sağlıklı bir baharat… Ama dünya mutfak trendlerine baktığımızda biraz daha otantik, baharatlı, daha Türk mutfağına yakın trendleri görüyoruz artık. Dünya genelinde Ortadoğu’da çok çok yaygın olan baharatlar kullanılmaya başlandı. Biraz Hint akımları da var.

“Yaparken yiyorum, sofraya doymuş oturuyorum”

- Bu kadar güzel yemekler yapıp, formunuzu nasıl koruyorsunuz?

Ben yaparken yiyorum, sofraya oturduğumda doymuş oluyorum. Haftada altı gün, iki saat spor yapıyorum. Tatlıyı da sevmediğim için yemiyorum. Hayatım koşturmayla geçiyor ama sakin dönemlerimde hemen kilo alıyorum.

- Eğitiminiz nedir?

Ben aslında iktisat okudum. Bilkent’te iktisat eğitimimi tamamladıktan sonra Amerika’da UCLA’de reklamcılık ve pazarlama okudum. En son İngiltere’de drama eğitimi aldım. Okumayı seviyorum. Aynı zamanda ANS Prodüksiyon’da yapımcı olarak çalışıyorum.

KEREVİZ SALATASI

Malzemeler

‘Her gün aynı pilav yenmez’

-1 adet büyük boy kereviz (rendelenmiş)
-1 adet büyük boy soğan (rendelenmiş)
-2 yemek kaşığı mayonez
-5 yemek kaşığı süzme yoğurt
-1 bardak ezilmiş ceviz
-Tuz
-2 kaşık zeytinyağı

Yapılışı: Tüm malzemeleri karıştırın... afiyet olsun.

YENİ YIL ŞANS BİBERLERİ

-6 adet kırmızı kapya biber (oyulmuş)
-İç harç
-4 yemek kaşığı labne peyniri
-200 gram süzme beyaz peynir
-Bir tutam pul biber
-Bir tutam kırmızı biber
-Bir nane
-Bir fesleğen
-Bir sumak
-2 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı: Tüm iç harcı biberlerin içine doldurun. İsterseniz dilimleyerek isterseniz bütün olarak servis edin. Üzerine maydanoz ve zeytinyağlı sos gezdirebilirsiniz.

18 Eylül 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber