'İkimizin hamilelik süreci bu kitapta'

“Günaydın Doktor” programıyla ekranlara dönen Ceyda Düvenci, eşi Bülent Şakrak’la birlikte bir kitap ve tiyatro projesi hazırlıyor. Düvenci, “Biz hep ‘Hamileyiz’ dedik. Beraber bekledik oğlumuzu. Bülent kitapta bir baba adayının hissettiklerini anlatan taraf olacak” diyor.

'İkimizin hamilelik süreci bu kitapta'

Bir sağlık programıyla dönüş yapan Ceyda Düvenci’yi, hafta içi her sabah TV8’de Op. Dr. Onur Kulaksızoğlu ile birlikte “Günaydın Doktor” programında seyrediyoruz. “İnsanların sorularından, deneyimlerim doğrultusunda hayatlarına yön verdiklerini paylaşmalarından bir güvenilirliğim olduğunu biliyorum ben de. Bu çok gurur verici, bir o kadar da dikkat etmeniz gerekiyor” diyen oyuncu şu sıralar kitap projeleri ve aldığı eğitimlerle ilgileniyor...

- Mutlu, örnek bir aile algınız var dışarıdan...

Çok renkli bir eviz. İki çocuk annesi olmak zor. Özel ihtiyaç sahibi bir çocuğunuz varsa daha da zorlaşıyor mesele. Kusursuz bir hayatımız yok. Birkaç kez sosyal medyada da bunu dile getirmek istedim, mutsuzken ya da Melisa ağlarken post girdim, takipçiler “Sizi öyle görmek istemiyoruz” dediler. Yüzde 80-90’lara yakın bir oranda aşk yuvası, mutluluk ve çok şükür barındıran, dost yumağı bir yuvayız. Az-öz dostumuzla çok güzel günler geçiren, sofrası ve evi hep kalabalık... Ama yüzde 10-15 dilimlerde de üzülüp kızabilen, “İmdat”, “Neden?” diyebilen anne-baba, karı-koca olabiliyoruz. Bizi sevenlerden tek farkımız galiba aşkı doyasıya, bir tık fazla yaşıyoruz korkusuzca…Çok güzel paylaşıyoruz hayatı. Zaman zaman görüyorum çiftler arasında birbirinin kıymetini bilmeme, sevgiyi az gösterme durumlarını. Anne-baba olduktan sonra kadın-erkek ilişkisini biraz ikinci plana atanları… O anlamda farklıyız. Biz birbirimizi hiç ikinci plana atmadık. Benim için kocam öncelik, onun için de ben önceliğim. Çünkü bir şekilde çocuklar büyüyünce, kendi yollarına gidiyor. Melisa’m da kendini kurtaracak gibi gözüküyor bu yolculuk içinde. Dolayısıyla birbirimize kalacağımızı bildiğimizden birbirimizi ihmal etmemek konusunda ilk günden verdiğimiz sözümüzü tutuyoruz. En ufak anlaşmazlığı yapıcı şekilde çözeceğimize dair sözümüze sadığız. Küsmek yok bizim evimizde, çözmek var.

İkimizin hamilelik süreci bu kitapta

- Şimdi “Günaydın Doktor”da izliyoruz sizi.

Sabah kuşağında olabileceğim en doğru programdayım. Program ortağım Onur, önemli bir beyin ve omurilik cerrahı. Ben de bilgilerime bilgi katıyorum. Melisa’yla yolculuğum başladıktan sonra daha fazla araştırmaya başladım. 7 yıldır beyinle ilgili çok fazla şey okudum. Uzmanlığı beyinle ilintili konular olan doktorlar geldiğinde daha hakim oluyorum meseleye, daha güzel sorular sorabiliyorum. Doktorların da şaşırabildiği bilgiler paylaşabiliyorum.

- Bal Köpüğü serisinin ilk çocuk kitabını çıkardınız öncesinde de...

Hayatımda ilk kez çocuk kitabı yazdım “Tatlı Bir Sürpriz”le. Çocuklarda farkındalık yaratıp ötekileştirmemelerini sağlamak ve nasıl davranmaları gerektiğini öğretmek adına çıkılmış bir yolculuk bu. İkinci kitabı Melisa’yla yazdık. Tamamen Melisa’nın hayal gücü. Söylediklerini ses kaydı yaptım, yayınevine gönderdim. İsmine “Bal Köpüğü Uzay Serüveni” diyor şimdilik. Ben kendi kızımın hayal dünyasında bir ışık yaktım bu seriyle. “Anne ben büyüyünce kitap yazacağım, yazar olacağım” diye bir tutkuya düştü. “Hadi kitap yazalım” diyor sürekli.

“MELİSA ALİ’YLE ÇOK MUTLU”

- Bir tarafta da YouTube kanalınız Anneee TV var...

Anneee TV tam da hedeflediğimiz oldu. İhtiyacı olanların abone olduğu, hamilelik sürecinde birebir takip ettiği... Eylül itibarıyla yeni videolarla devam edeceğiz. Ondan yola çıkarak şu an hamilelik sürecimi anlattığım bir kitap hazırlıyorum. Bir yandan Bülent’in (Şakrak) babalığı da çok konuşuluyor. Hamilelik sürecinde benim yanımda duruşu örnek teşkil etti. Karı-koca şöyle düşündük: Hamilelik sürecinde babalardan çok şey bekleniyor ama onlara hiçbir şey anlatılmıyor. Daha yeni yeni anne-baba kursları, hazırlık eğitimleri başladı. “O kadar sudan çıkmış balık gibi oluyoruz ki, bizden beklenen performansı göstermemiz çok mümkün olmuyor” dedi Bülent. Haklıydı. Şimdi kitaba o da yorumlar katacak. Baba adayı olarak neler hissetti, nelerin eksikliklerini gördü? “Bir baba adayının aslında neye ihtiyacı var?”ı anlatan taraf olacak. Biz hep “hamileyiz” dedik, beraber bekledik oğlumuzu. Yani ikimizin hamilelik süreci olacak bu kitap...

- Melisa’yla Ali’nin arası nasıl?

Melisa kıskanmıyor da Ali büyük bir kıskançlık içinde... Melisa’yı keşfetmeye çalışıyor. O yürüyor; ablası neden zor yürüyor? Hep izliyor onu. Her daim Melisa’nın odasında, oyuncaklarını karıştırsın, odasına kaçırsın... Kızım da tüm terbiyesiyle “Anne bizi kıskanıyor galiba”, “O benim hem kardeşim hem çocuğum anne” diyor, çok mutlu onunla. Çok tedirgin olmuştuk Ali ayağa kalkınca Melisa’nın tepkisi nasıl olacak diye, “Atel takmayacak mı benim gibi?” dediğinde “Senin farkın, atelle yürüyorsun. O atelsiz yürüyecek bizim gibi” dedik. Onu da anladı. “Ne güzel yürüyor Ali, değil mi anne? Ben de yürüyeceğim” dedi yürümeye başlayınca Ali...

- Ekran için yeni projeniz var mı?

Açıköğretim fakültesinde çocuk gelişimi okuyorum. Bir yandan yurt dışı üniversitelerinden birinde online bir psikoloji eğitimine başlıyorum. Ve kurslara... Kafamı psikoloji, pedagoji, anne-çocuk ilişkisi konuları üzerine yormaya başladım. Bu senenin planı, onlara zaman ayırmak ama içime sinen bir iş olursa da koşarak gidip oynamak istiyorum. Onun dışında Bülent’le bir tiyatro oyunu yapacağız karı-koca. Kadın erkek ilişkisi üzerine olacak, Bülent yazıyor. Önce yurt dışı turnesi planlıyoruz, sonra da burada devam etmek istiyoruz. O da karı-koca heyecanımız şimdi.

“BENİM MESELEM FARKINDALIK”

- Eğitimler sonrası hedefiniz ne?

Kendime 5 senelik hedef koydum, belli eğitim programlarını kafama koydum. Beş sene sonunda pedagoji eğitimi alıp, psikoloji yüksek lisansı yapıp, yaratıcı drama eğitimimi de kullanarak anne-çocuk seansları yapmak, onlara bir oyun kurmak istiyorum. Bağlantıyı ve farkındalığı yükseltici seanslar. Çünkü anne-çocuk arası bağlanma çocuğun tüm karakterini oluşturuyor. Nilüfer Devecigil’i kılavuz aldım, o bana rota çiziyor. Ömrümün kalanında böyle bir uzmanlık alanı geliştirmek istiyorum kendime. Benim meselem farkındalık.

“RAHAT, ÇOCUĞUNU KALIPLARA SOKMAYAN BİR ANNEYİM”

-Erkek çocuk annesi olmak farklı mıymış?

Her annenin annelik yolculuğu kendine ait… Ben çocuğu kalıplara sokmayan, hayır demeyen bir anneyim. Hayırlarımın versiyonları var. Hoplayıp zıplamak istiyorsa hayır demiyorum. Emniyetli bir ortam sağlıyorum. Şu an Ali’yi görmeniz lazım. Sırtı, burnu, dizleri yara; çünkü durmuyor. Ben de durdurmayı düşünmüyorum. Çok rahat, biraz akışında bir anneyim. Çimenlerde de yuvarlanıyor, elini kedi, köpeğin ağzına da sokuyor; yere düşen bir şeyi de alıp yiyor. Olabildiğince kendi sınırlarını bulsun istiyorum. Ben çok aşığım çocuklarıma. Galiba tek fark, erkek çocuk gerçekten annesinin gözünün içine bakıyor. Evden çıkmak için bisikletine bindirmem ya da akülü arabasına oturtmam lazım. Kapıdan arkam dönük halde çıkamıyorum.

Yaralı akbaba, jandarma ekipleri tarafından kurtarıldıMalatya'da devriye görevi yapan jandarma ekipleri, buldukları yaralı akbabayı tedavi ettirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber