“İkinci hedefim NBA şampiyonluk yüzüğü”

Fenerbahçe’den olaylı bir şekilde ayrıldı. “Önce eğitimim”dedi, Amerika’ya gitti. Fenerbahçe formasıyla maça çıktığı için üniversite liginde oynayamayınca Kentucky halkı oynaması için “Free Enes” (Enes’e özgürlük) kampanyası başlattı. Şimdi ise hem NBA’de oynayacak hem de Avrupa şampiyonasında ülkemizi temsil etmeye hazırlanıyor

“İkinci hedefim NBA şampiyonluk yüzüğü”

Abdi İpekçi Spor Salonu’nda A Milli Basketbol Takımı’nın antrenmanı öncesi, Türk basketbolunun dünya piyasasına sunduğu en önemli yeteneklerden olan Enes Kanter ile buluştuk. Genç yetenekle Avrupa Şampiyonası’ndan NBA’ye, geçmişte yaşadığı problemlerden gelecek planlarına kadar birçok konu hakkında konuştuk. 2010 yılında gelecek vaat eden basketbolcuların yer aldığı turnuvada
34 sayı, 13 ribauntla rekor kırdı. Geçtiğimiz ay NBA’e 3. sıradan seçilerek çok önemli bir başarıya imza atan Kanter, Avrupa Şampiyonası için iddialı konuştu: ”Kimseden korkum yok, çıkıp oyunumu oynayacağım”. NBA’deki oyuncular
birliği ile takım sahipleri arasındaki anlaşmazlık ile ilgili de konuşan basketbolcu, ”Anlaşmazlık uzarsa Avrupa veya Çin’de oynayabilirim” diyor.

“İkinci hedefim NBA şampiyonluk yüzüğü”

* Basketbola ne zaman başladınız? Başlamanıza kimler öncülük etti?

İlköğretim okulunda beden eğitimi öğretmenim boyumun uzun olduğunu görünce “Basketbola başla” dedi ve ilk adımı atmış oldum. Hocalarım Ali Kurtulan ve Hayrullah Kuru’nun gelişmemde büyük emekleri oldu. Fenerbahçe’ye geçtikten sonra ise Serdar Apaydın ve Bogdan Tanjevic gibi isimlerin önemli katkıları oldu.

* Fenerbahçe’ye geçişiniz nasıl oldu?

Aslında önce Ülkerspor’a transferim söz konusuydu. Ülkerspor’la anlaşılmıştı ancak annem, “bir yıl daha Ankara’da kal” deyince gitmedim. Aynı yıl Ülker ile Fenerbahçe birleşince Fenerbahçe’ye transfer oldum.

* Fenerbahçe’den ayrılma sürecinde birtakım sıkıntılar yaşandı. Fenerbahçe sizi bırakmak istemedi. Siz ise Amerika’ya gittiniz. O dönem tam olarak neler oldu?

Fenerbahçe haklı olarak oyuncusunu kaybetmek istemedi. Bense kendim için en iyi olanını yapmak istiyordum. Benim için de önemli olan basketbolum, eğitimim ve dil öğrenmemdi. O dönemlerde taraftar olsun, yönetim olsun bana çok tepki gösterdiler ama ben bunu yapmaya mecburdum. Kırgın olduğum kimse yok. Fenerbahçe’den ayrıldığım için de pişman değilim.

“Çaylaklığı Mehmet Okur’un yardımı ile kolay aşacağım“

* Amerika’ya gittikten sonra Kentucky halkının size büyük bir desteği olmuş. Oraya gittiğinizde nasıl bir ortamla karşılaştınız?

Oraya ilk gittiğimde Fenerbahçe formasıyla oynadığım için, üniversite liginde (NCAA) oynayıp oynamayacağım belli değildi. NCAA’de oynayamayacağım belli olunca Kentucky halkı beni ailesinden biri gibi kabul etti. O yüzden Kentucky’nin yeri benim için çok ayrı. Oynamam için “Free Enes”(Enes’e özgürlük) diye bir kampanya başlattılar. Tişörtlerimi, bardaklarımı yaptılar. Şehrin her yerine “Free Enes” pankartları astılar.

* Genç yeteneklerin NBA takımlarına seçildiği organizasyonda 3. sıradan seçilen ilk Türk basketbolcusu oldunuz İnsanların sizinle ilgili beklentileri yüksek. Üzerinizde baskı var mı?

Tabii ki ailenin, arkadaşlarının, çevrenin ağırlıkları senin üzerinde gibi oluyor ama koçlarım, yakın çevrem benim rahat olmamı, oyunuma bakmamı ve kendi potansiyelimin farkında olmamı söylediler.

* Mehmet Okur’la aynı takımda oynayacak olmanın ne gibi avantajları olacak? Kendisiyle herhangi bir görüşmen oldu mu?

Kendisiyle görüşmedim ama hakkımdaki yorumlarını duyunca çok mutlu oldum. Orada bana çok yardımcı olacağına inanıyorum. Aynı dili konuştuğum ve böylesine tecrübeli birisiyle oynamak çok önemli. Çaylak oyuncular ilk sezonlarında zorluklar yaşayabiliyor ancak onun da yardımıyla bu zorlukları yaşamayacağım.

* Türkiye’den nasıl tepkiler aldınız?

Fenerbahçe’den ayrıldıktan sonra Türk halkının bana destek çıktığını söyleyemem. Ben kendime ve Türkiye’yi orada çok iyi temsil edeceğime inandım. NBA’e alındıktan sonra çok olumlu yorumlar duydum. İnsanların fikrini değiştirmiş olmak beni çok mutlu etti. İnsanlara yanlış bir karar vermediğimi gösterdim.

* NBA dünyanın en önemli basketbol arenası. Burada oynayacak olmak sizde herhangi bir tedirginlik yaratıyor mu?

Benim hiç kimseden korkum yok. Kim olursa olsun, hangi takım olursa olsun ben oraya çıkıp yüzde 100 performansla oyunumu oynayacağım. En iyilerle, dünyanın en iyi liginde oynamak benim basketbola başladığım ilk günden beri hayalimdi ve bunu gerçekleştirdiğim için mutluyum.

“Anlaşmazlık uzarsa başka bir ülkede oynarım”

* NBA’de oyuncular ile takım sahipleri arasında anlaşmazlık var ve birçok NBA oyuncusu Avrupa’da kulüp arıyor. Sizin böyle bir planınız var mı?

Şu anda takım aradığım söylenemez. Benim odaklandığım tek şey milli takım. Bir buçuk yıl basketbol oynamadım ve artık oynamak istiyorum. Anlaşmazlık uzarsa başka bir ülkede oynamak isterim.

* Transfer teklifi aldınız mı?

Çin’den 2 kulüp transfer teklifinde bulundu ancak kendimi tamamen milli takıma odaklamış durumdayım, pek ilgilenmiyorum.

“Madalya kazanıp olimpiyatlara gitmek istiyorum”

* Avrupa Şampiyonası’nda milli takımımızın şansı nedir? Şampiyona’da bireysel hedefiniz ne olacak?

Geçen yıl dünya ikincisi olarak Avrupa’daki en iyi dereceye imza attık. Gerçekten çok iyi bir takım. İnanıyorum ki çok iyi bir dereceyle bitireceğiz. turnuvayı. Sadece madalya kazanmak ve olimpiyatlara gitmek istiyorum. Sahaya çıktığımda her şeyimi ortaya koymak istiyorum.


‘Devamlı çalışıyoruz’

* Günlük antrenman programınız ne şekilde?

Sabah, öğlen ve akşam 2’şer saat çalışıyoruz. Sabahları daha çok kondisyon ağırlıklı antrenmanlar yapıyoruz. Çünkü çok yoğun bir programa giriyoruz ve kondisyonumuzu korumamız gerekli. Akşamları ise daha çok dörde dört, beşe beş oyunlar şeklinde geçiyor.

* Beslenme programınız nasıl? Belirli bir diyet uyguluyor musunuz?

Uzun süre basketbol oynamadığım dönemde formumu korumak için diyet uyguladım. Şu an devamlı antrenman yaptığımız için takip ettiğim bir diyet yok.

Kendime de oyunuma da güveniyorum

* Gelecek planlarınız neler?

Öncelikli hedefim milli takımla Avrupa Şampiyonası’nda madalya kazanarak gelecek yıl olimpiyatlarda önemli bir başarıya imza atmak. Kulüp bazında en önemli hedefim ise her NBA oyuncusunun hayali olan şampiyonluk yüzüğünü takmak. Bu yüzüğü takan ikinci Türk oyuncu olmak istiyorum.

* Konuşmalarınızda, çok iddialı ve kendine güvenen bir ton var. Bunun yanlış anlaşılmasından çekinmiyor musunuz?

Basketbolda en önemli özelliklerden bir özgüvendir. Kendinize güvenmiyorsanız basketbol oynamanız çok zor.
Ben de kendisine çok güvenen bir oyuncuyum. Biraz iddialı açıklama yaparsanız havaya girdiğiniz düşünülüyor ama ben onları umursamıyorum. Kendi oyunumu biliyorum. Kendimi biliyorum.

16 Eylül 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber