Kaçın, Dünyalılar geliyor

"Dünyalar Savaşı" vizyona girdi ama Marslılardan önce Birinci Evren Savaşı'nı Dünyalılar başlatacak gibi görünüyor. Yarın, Bağımsızlık Günü 4 Temmuz'da, Amerikalıların uzayda ilk kurşunu sıkması planlanıyor

tubaakyol@milliyet.com.tr 300 küsur kilo ağırlığında, çamaşır makinesi büyüklüğünde bakır bir disk, ki aslında dev bir mermi oluyor bu disk, saatte 3 bin küsur kilometre hızla gidip bir kuyrukluyıldıza çarpacak. Kazayla falan değil; bile isteye, kasten... Eğer bu hızla, bu büyüklükte bir "şey", dedim ya dev bir mermi aslında, gelip Dünya'ya çarpsaydı, çarptığı yerde futbol sahası büyüklüğünde, 14 katlı bina yüksekliğinde bir krater açılacaktı. Kafanıza düştüğünü bir düşünsenize...Yani, bu yazının yazıldığı cuma gününden sonra bir aksilik olmazsa (Keşke, keşke! Nerdeeee...), Dünya (Amerika mı demeliyiz acaba?) ilk kez (İlk kez değil mi yoksa?) Evren'e savaş açmış oluyor.Hayır, o kuyrukluyıldızda canlılar var, vah vah, yazık falan demiyorum. Saf mıyım? Gerçi olmadığını kim kanıtlayacak? Bizim bildiğimiz yaşam formunun dışında, şu an bizim aklımızın ermediği yaşam formları olmadığını söyleyebilir misiniz? Hem insan hem ışık hızında dalga olunamayacağından emin misiniz?O kadar az şey biliyoruz ki hâlâ! Yarın gökyüzünde bir yerlerde bir patlama olacak. Mars'ın yörüngesinin yakınlarında bir yerde. Yaklaşık 4.5 ton dinamitin patlamasının şiddetine denk bir patlama. Bu projenin başındaki adamlardan biri, Don Yeomans "Ne olacağını bilmiyoruz, işin gerçeği bu" diyor, "Bu çarpışmanın etkisiyle futbol sahası büyüklüğünde bir krater de oluşabilir kuyrukluyıldızın yüzeyinde. Ya da bizim mermi kendini kuyrukluyıldızın içine gömer."E be kardeşim, madem bilmiyorsun; ne hakla, hangi cüretle sen bir kuyrukluyıldıza "ateş ediyorsun"? Niye 15 milyar yıllık şu koskoca Evren'in düzeninin içine ediyorsun?Bu bir "challenge" diyor Don bey. "Challenge"ın Türkçede karşılığı yok; bir güçlük karşısında heyecan duymak, bir engeli aşmak için o heyecandan güç almak falan gibi bir şeyler. Bir manası daha var ama: (Düelloya, kavgaya, vb.) davet etmek!Evren'le Amerika'nın düellosunda kazanan kim olur sizce? Hem ilk kurşunu atan, kahraman mıdır her zaman?Üstelik öngörülemez olan sadece o patlama esnasında ne olacağı da değil. Bu patlamanın Evren'in dengesinde nasıl bir değişiklik yapacağı da bilinmiyor. O kuyrukluyıldızın yüzeyinde bir kelebeğin kanat çırpışı kadar hafif hissedilecek olan bu patlama, ya Evren'in bir başka köşesinde, diyelim Dünya'da, fırtına çıkmasına neden olursa? O kuyrukluyıldızın yörüngesinde bir milimin bilmemkaçta kaçı bir sapma, ya dönüp dolaşır Evren'in başına bela olursa? İlk kurşunu atan, kahraman mıdır her zaman? Ben şahsen "yıldız" denince "Benim gönlüm sarhoştur / Yıldızların altındaaaa"yı bilirim, "kuyrukluyıldız" denince "Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç"ı... Romantik miyim, neyim? "Comet" mesela, eski Yunanca "uzun saç"tan mı geliyormuş, öyle bir şeyler. Kuyrukluyıldız, uzun saçlı bir yıldız yani. Ay, çok şirin, değil mi?Bilim adamları ise kuyrukluyıldızlara "sır küpü" muamelesi çekiyor. Saçlarından çekip "Gel baki'yim, seni bir konuşturalım" hesabındalar. Onlardan Güneş Sistemi'nin oluşumunun ardındaki sırrı öğrenmeyi planlıyorlar.Dev bir mermiyle kuyrukluyıldıza "saldırmalarının" sebebi bu. Tabii akıllılar ya, bu çarpışmayı tam da Amerika'nın Bağımsızlık Günü'ne denk getirip Amerikalılara Amerika'nın sadece Dünya'da değil Evren'de de süper-güç olduğunu gösteriyorlar. E bir de bu patlamayı "330 milyon dolarlık havai fişek gösterisi" diye pazarladılar... Daha ne yapsınlar? * * * Filmlerde falan vardır ya; "Kaçın, meteor geliyor", "Kaçın, kuyrukluyıldız çarpacak", "Kaçın, uzaylılar Dünya'yı işgal etti"...Bu uzaylılar da "yeşil" olurlar biliyorsunuz...Hiç uzaylı görmedim ben. Dünyalıları iyi biliyorum ama. İnsanları...Bu insan denen şey pis bir mahluk. Yaşadığı yeri, çevresini sömüren, bitiren bi'şi. "Iyy" bi'şi... Hele bu insan denen mahlukun azıcık güç kazananı, kendini "iktidar" hissedeni daha da beter bir mahluk. Bir kere pervasız. Üstelik cüretkar. Hem zırcahil, hem her şeyi bildiğini sanacak kadar salak!Bir tek yeşil değil.Kaçın uzaylılar, insan geliyor! Kuyrukluyıldız altında havai fişek gösterisi Bir Steven Spielberg'ümüz vardı, uzaylılara "pis yaratık" muamelesi çekmeyen... Ne güzel, ne şirin bir kardeşimizdi "E.T." Fakat Spielberg de yeni filmi "Dünyalar Savaşı" ile "kötü uzaylı-iyi insan" yoluna saptı. Yok Marslılar Dünya'yı işgal ediyormuş da, yok bilmem ne! Ben oysa kendisinden Dünyalıların Mars'a neler neler edebileceklerini konu alan bir film beklerdim. Amerika'nın "Orada petrol var, hurra" diye Mars'ı işgali gibi bir şeyler mesela. Kaçışan uzaylılar...Ona bundan böyle "Brutüs Steven" diyelim! Sen de mi Steven? Ben Evren'in düzeni ile atomun iç yapısı arasında, bilinenlerin dışında, henüz bilimin bilmediği bir bağ olduğuna inananlardanım. Bu saçma bir cümle oldu, şöyle söyleyip daha da saçmalaştırayım: Her şeyin, her şeyi etkilediğine inanıyorum!Astrolojiye de inanıyorum. Ay'ın, gezegenlerin, yıldızların insanları etkilediğine, günlük fallar düzeyinde değilse bile, inanıyorum. Amma çok şeye inanıyorum!Geçen ay Merkür, Venüs ve Satürn aynı hizaya geldi. 50 yılda bir oluyormuş bu. "Aşk gezegeni Venüs, Merkür'ün tahrik gücü ile birlikte, Satürn'ün bağlayıcı özelliğini alarak insanların cinsel duygularla başlayan kalıcı ilişkiler yaşamasına neden olabilir"miş.Gezegenler, insanlarda seks isteğini artırmakla kalmıyor, üstelik de bir cinsel ilişkiye "bağlayıcı" nitelik bile kazandırabiliyorlarsa... Ki bu kadarı da abartı ya neyse... Bir kuyrukluyıldıza "ateş" edilmesi de insanları etkileyebilir pek âlâ. Keşke Deep Impact uzay aracı, Tempel 1 kuyrukluyıldızına füze fırlatmak için altı ay önce yola çıktığında astrologlar "Bu patlama kozmik seks dalgalarını keser, cinsel arzuları azaltır" falan diye açıklamalar yapsalardı. "Bu patlama cinsel iştahsızlık yaratacak"mış Tamam, bence hiç hoş değil bir kuyrukyıldıza füze atmak. Ayıp bir kere. Ama beni dinleyecek değiller herhalde. Teknik bir aksilik çıkmazsa atacaklar. Ve bu olay Batı yarıkürenin bazı bölgelerinden teleskopla, hatta çıplak gözle bile görülebilecekmiş. Ben de istiyorum, ben de, ben de, bana ne! Türkiye bu "gösteri"yi izleyebilen ülkeler arasında değil ne yazık ki. Depresyondayım. manik depresif köşe Nereden duydum bilmem, televizyondan galiba... Bir işe başlamanın en doğru zamanı Ay, yeniay ikenmiş. Böylece Ay büyürken, başladığınız iş de gelişir, iyiye gidermiş. Dolunay konumuna geldiğinde de işin tamamını değilse bile bir aşamasını başarıyla halletmiş olurmuşsunuz.Buraya kadar iyi de... Ben taktım buna, illa ki her işe "yeniay"da başlamak istiyorum. Fakat takip edebiliyor muyum Ay'ın hallerini. Hayır. Sonra da "Aaa yine yeniayı kaçırdım, şimdi hiçbir şey yapamam" deyip, bütün ay uyuyorum. Tembelliğime Ay üzerinden bile kılıf bulabilen bir kimseyim. Haftaya da kuyrukluyıldız çarpışmasının tesiri altındayım diye geyik çeviririm. Ay, yeniay değilse, bırakın uyuyayım...

15 Eylül 2019 Magazin Bülteni15 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber