‘Kendimle mutlu olmayı başardım’

Yeni şarkısı “Hoş Geldin” ile sevenlerinin karşısına çıkan Gülçin Ergül, “Başkasının sana verdiği değer ya da sevgi senin değerini belirlemiyor. Bunu bilmek çok önemli. Ben kendiyle mutlu olmayı başaranlardanım” diyor.

‘Kendimle mutlu olmayı başardım’

Hepsi” grubuyla çıktığı müzik yolculuğuna uzun bir süredir tek başına devam ediyor Gülçin Ergül. 2018 yılında çıkardığı “Arabesk” adlı proje albümün ardından “Hoş geldin” şarkısıyla yeniden karşımızda… Söz ve müziği kendisine ait, aşk dolu şarkı Sevgililer Günü için düşünülürken bugünlere denk gelmiş. Yeni şarkısını, aşkı, hayatı konuşmak için Maçka’da sözleştik… O sahnelerin tozunu attıran enerji dolu genç kadın konuşurken öyle ürkek, öyle içine kapanıktı ki, şaşırmamak elde değildi. O yüzden demek, kendisini en iyi ifade ettiği yerin sahne olduğunu söylemesi…

“Hoş Geldin” şarkınız sözleriyle, melodisiyle çok beğenildi. Siz neler duyuyorsunuz?

Daha henüz klibi olmamasına rağmen çok iyi tepkiler geliyor. Normalde ikisinin bir arada olması daha doğru düşünülüyor ama zamanımız yoktu. En yakın zamanda gelecek. Hatta dans derslerine başlıyorum. Şimdiye kadar hiç yapmadığım bir tarzda dans edeceğim. Tam bir yaz klibi olacak.

Şarkınızın söz ve müziği de size ait. Nasıl bir hikâyeden yola çıktınız?

Aslında “Bir Tanecik Aşkım”da olduğu gibi bu şarkıda da pozitif enerji vermek istedim. Aşkı anlatmak istedim, akrep burcu kadını olarak aşkı uç noktalarda yaşıyorum. Dolayısıyla birini sevdiğim zaman aşkım büyük oluyor. Şarkılara da bu yansıyor. Yaşadıklarımdan yola çıkıyorum. Net birine yazmadım, sadece yaşadığım duyguları hayal ettim. Hatıralarım olduğu bir duygu havuzumun olduğunu düşünüyorum. Oradan seçip, kolajlar yapıyorum.

“Seni var gücümle sevdim hep ve sonunda. Sonsuza dek bir tek seninim” diyorsunuz... Bugünlerde, her şeyin anlamını daha da çok kaybettiğini düşünürsek, aşkın sonsuza kadar sürmesi, nasıl geliyor size?

Aslında bu şarkıya bakarsak benim evli olmam gerekiyor şu anda. Ben tüm kalbimle bitmeyen bir aşkın olduğuna inanmak istiyorum. Şimdiye kadar bir şekilde bitti. Ben bitmese de sevgiye dönüştüğüne eminim, ya da nefrete... Bir değişime uğruyor. Burada önemli olan umut... Bitmeyen bir aşkın olduğuna inanmak... Eğer sonsuz aşka inancımı kaybedersem, yaşam amaçlarımdan biri gider. Ben aşk kadınıyım. Aşka inanmak beni ayakta tutuyor. Herkes inansın istiyorum, şarkılarımda aslında bu mesajı vermek istiyorum. Aşka inanmayan insan, çok kırgın oluyor.

Günümüzde gerçek anlamda aşkı bulmak bir dert. Onu idame ettirmek de ayrı bir dert sanki...

Sürdürmek daha zor. Bazı hatalar aslında çok sevmekten olabiliyor. Çok sevdiğimiz zaman daha aşırı uçlarda yaşayabiliyoruz. Bu da bazı şeyleri görmemizi engelliyor ve daha çok hata yapıyoruz. Ama hatalarımızdan pişman olmamak lazım.

Sizce sevmek mi sevilmek mi daha önemli?

Bence insanın her döneminde farklı bir ihtiyacı var. Bazen sevilmeyi tercih edebiliyor, bazen ise sevilmese bile sevmeyi. O yüzden bu insanın nasıl bir dönemde olduğuna da bağlı. Keşke ikisi eşit olsa. Aslında önemli olan insanın kendiyle mutlu olması. Başkasının sana ne kadar değer verdiği önemli değil. Başkasının sana verdiği değer, ya da sevgi senin değerini belirlemiyor. Bunu bilmek çok önemli, kendinle mutlu olmak. Bunu çözdüğüm anda tüm ilişkilerim çok daha güzel olmaya başladı. Ben kendiyle mutlu olmayı başaranlardanım. Ben de insanım, kötü günler yaşayabiliyorum. Sinirlenebiliyorum, uyanmak istemeyebiliyorum. Bunlar çok doğal ve inkar edilmemesi gereken şeyler. Ama sonuçta mutluluk kendi seçimimiz.

2018’de “Arabesk” adlı ters köşe bir poje albümle müzikseverlerin karşısına çıkmıştınız. Beklediğiniz başarıyı yakaladınız mı?

Çok güzel yorumlar aldım. Aslında arşivlik bir albüm yaptığımı düşünüyorum. Konserlerde de beğenildi, halihazırda herkesin bildiği şarkılar. Bilinen bir şarkıyı söylemek, ezberleme için daha kolay, ama tarz dışı söylemek her zaman risk. Karıştırmam gerekti, güzel bir sentez oldu, bende memnun kaldım. Şimdi ise kendi tarzımda devam ediyorum.

Kanal D ekranlarında yayınlanan “Benimle Söyle” yarışma programının jüri üyelerindensiniz. Neler yaşıyorsunuz, arkadaşlık ilişkileriniz nasıl?

İlk başta ben nerdeyim acaba dedim, ben biraz asosyalim. Tanışmalarda biraz çekingen olabiliyorum, daha sonra herkese çok alıştım, aile gibi olduk. Jüri olmak çok eğlenceli. Herkesle aram iyi. Çekim sırasında bazen küçük partiler yapıyoruz, müzik açıp dans ediyoruz. Herkes ayrı uçlarda yaşıyor.

“Rakibimin olmadığına inanıyorum”

Hem yazıyor, hem dans ediyor, funk, soul, R&B de söylüyorsunuz... Daha önce, “Rakibim yok” demişsiniz. Şimdi nasıl konumlandırıyorsunuz kendinizi, müziğinizi?

Ben kendi kulvarımda olduğuma ve rakibim olmadığına inanıyorum her zaman. Tarzım çok farklı. Kendi vokal stilimi kullanıyorum. Benim bir yolum var ve oradan gidiyorum. Kendimle yarışıyorum.

Yaptığınız besteleri başka isimlere de vermeyi düşünür müsünüz?

İsterim, çok sık şarkı çıkarmadığım için öyle bir talep gelmiyor. Daha seri şarkılar çıkardığım zaman belki kendi yazdığım şarkıları başkalarına da verebilirim. Onun için daha zaman var diyebilirim.

“Kendimi daha olgun hissediyorum”

Sizi ilk tanığımız dönemlerde daha çok ‘çıtır kız’ imajı hakimdi. Fakat artık iddialı bir görüntünüz var...

Aslında yaşım değiştikçe ben de olgunlaşıyorum. O da fotoğraflara, tarzıma, hareketlerime yansıyor. Ünlü olduğum zaman 18 yaşındaydım. Yaşımın büyümesiyle gelen doğal bir durum bence. Herkes küçük göründüğümü söylüyor. Bir de ilk izlenimi öyle bıraktığım için insanların gözünde büyümüyorum.

Sizin için neşeli deniliyor. Bu dışarıdan görünen yüzünüz mü? Genelde nasıl bir ruh haline sahipsiniz?

Biraz çekingen, içine kapanık biriyim aslında, alıştığım zaman neşeli olabiliyorum. Çok fazla konuşmayı tercih etmem. Kendimi ifade etmek için şarkı yazmayı, söylemeyi, dans etmeyi tercih ediyorum. Benim hayatımda her zaman bu böyle oldu. İyi bir konuşmacı olduğumu düşünmüyorum.

“Asıl güzellik doğallık”

Güzellik, sizin için neler ifade ediyor?

Bence güzellik kavramı çok değişen bir şey. Bazı kalıplar var ve onlar modaya göre değişiyor. İç güzelliğin dışa vurması bence en güzel güzellik. Asıl güzellik, doğallık. Belki hepimiz o kalıplara takılıp bir şekilde uyum gösteriyoruz. Oysa sorgulamak ve kendinle mutlu olmak önemli olan.

Yakın zamanda planladığınız neler var?

Askıda kalmış bir projem var; İngilizce şarkılar yapmak. 5 şarkılık bir mini albüm düşünüyorum. Hatta Amerika’da yabancı müzisyenlerle yapılacak. Benim için çok heyecanlı bir durum. Doğru zamanı bekliyorum. Benden bunu bekleyen çok insan var. İngilizce söylemeyi seviyorum, bu alternatif bir çizgide dünyaya açılma şansım olabilir. Cover’lardan oluşacak, yeni şarkı gibi değerlendirmemek lazım.

Jean Claude Van Damme’ın ilk isteği Türk kahvesi olduÖzel jeti ile dün akşam Bodrum’a gelen Jean Claude Van Damme’ın otele girer girmez ilk isteği sade Türk kahvesi oldu. Van Damme'ı karşısında gören yerli ve yabancı turistler şaşkınlık yaşadı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber