Lüks lokantalarda iftar modası

Bir süredir büyük şehirlerde otel lokantalarında ve lüks restoranlarda iftar modası var. Bu yemekler düğün dernek havasında geçiyor. Bunlar yanlış ve "şık" olmayan şeyler

Bu çerezlerle (iftariye ile) orucunu açan kimse genelde akşam namazının farzını kıldıktan sonra sofraya oturur. Çorbadan başlayarak iftar sofrasında ne varsa yer.Ailelerde aile üyelerinin toplu olarak oruç açmaları adettendir. İftar sofrasında güçsüzleri ağırlamak sevaptır.Bunlar bizim Müslüman ailelerimizin yıllardır benimsedikleri, Anadolu'da süregelen alışkanlıklardır.Ama şimdilerde büyük şehirlerde otel lokantalarında, lüks lokantalarda iftar modası başladı. Üst gelir grubundaki kişiler, aileler, düğün dernek yaparcasına, parti verircesine kendi gelir grubundakileri iftara davet ediyor. Şirketler, dernekler, siyasi partiler şirket kasasından, dernek kasasından, parti kasasından iftar yemekleri düzenliyor.Bu moda tabii ki lüks otellerin, lüks lokantaların da hoşuna gidiyor. İftar davetleri, düğünler kadar gelir getirmeye başladı.İftarlara oruçlu olan-olmayan ayırımı yapmadan insanlar çağrılıyor. İftar oruç açmadır. Demek ki iftar sofrasına oruçlu olanlar oturur. İftarın bir usulü, adabı vardır. İftar sofralarına oruç açmak için küçük tabaklar veya sahanlar içinde zeytin, peynir, reçel, bal, sucuk, pastırma, ceviz ve hurma dizilir. Bunlara iftariye denilir. İftariye boş mideyi iftar sofrasına hazırlar. İftar bir sosyal, politik, ticari ilişki aracı haline getirildi. Bir siyasi partimiz tarafından düzenlenen iftara bir yabancı devlet başkanının davet edilmesi, salonda ezan okunması, ezanın vaktinin davetli yabancı devlet adamlarının geliş saatine göre ayarlanması "şık" şeyler değil.Son zamanlarda "Şirketimizin genel müdürü tanışmak için sizi iftara davet ediyor" veya "Başkanımız sorunlarla ilgili açıklamalarda bulunacak. Sizi iftara çağırıyor" şeklindeki davet çağrıları olağan hale gelir oldu.Biz güzel adetlerimizi yozlaştırmaktan pek hoşlanıyoruz. Güçsüzlere yardım için kurulan, güçsüzlere, açlara yardım için para toplayan bir derneğin, İstanbul'da her biri 90-130 bin dolarlık lüks otomobilleriyle Boğaz Köprüsü'nden geçenlere iftar vakti (oruçlu olup olmadıklarına bakmadan) kumanya dağıtması alkışlanacak bir uygulama değil.İstanbul'da çok sayıda hayırsever, yaptıklarını kimseye göstermeden, ilan etmeden, çevrelerindeki güçsüzlere erzak yardımı, para yardımı yapıyor. Bazıları Yeniköy'de olduğu gibi iftar vakti üç kap yemek ve ekmek dağıtıyor. Hayırseverlerin davranışı Ramazan aylarında Baltalimanı Hastanesi'nin yanında bulunan Oba Gazinosu'nun bahçesinin yol üzerindeki bölümüne uzun bir masa kurulurdu. Bu masanın üzerine iftariyeler dizilirdi. Çevredeki güçsüzler burada oruç açardı. Ramazan aylarında yoldan gelip geçerken bu manzara gözlerimi yaşartırdı. Nedense son zamanlarda bu masa kurulmaz oldu.Kendi parasıyla, kendi gücüyle Müslümanlar istedikleri yerde oruç açar. İster evinde, ister en lüks lokantada veya otelde kendi başına, ailesi ile, sevdikleri ile iftar masasına oturur.Ama iftarları düğün dernek havasına dönüştürmek yanlıştır. İmkanı olanlar bu işi "hayır işi" olarak yapıyor, gerçekten iftarın önemine inanıyorlarsa, kendileri gibi imkanı olan oruçlu veya oruçsuzları yedirip içirecek yerde, güçsüzlere el uzatabilir, güçsüzler için iftar sofrası kurabilirler. Bu daha hayırlı bir yaklaşımdır. Daha çok sevaba girerler. Sevaba girmenin yolu

19 Kasım 2019 Magazin Bülteni19 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber