“Metallica için yurtdışından bile geliyorlar”

Bugünkü Metallica konserinin organizatörü Cengizhan Yeldan: “Romanya, Yunanistan, İsrail’den bu konser için gelenler var. Bulgaristan’daki Türkler de konseri Sofya yerine burada izleyecek. 40 bin biletin yarısı daha tanıtım yapılmadan bitmişti. Onlar Metallica!”

“Metallica için yurtdışından bile geliyorlar”

“Konser için sanatçı getirmek Kapalıçarşı’dan halı almak gibi”

Metallica konserini organize eden Purple Concerts’in ortağı Cengizhan Yeldan: “Önce bir teklif verirsiniz. Diyelim ki 10 bin dolar. Cevap bile vermezler. 50 bin dolar önerirsiniz, ‘Bu fiyat düşük’ derler. 75 bine çıkınca ‘Aynı fiyata başka teklif var’ derler. Bayağı uzun bir prosedürdür. Kapalıçarşı’dan halı almaya benzer”

Bugün 40 bin kişi için farklı bir gün olacak. Ellerine Metallica konseri biletlerini alıp erkenden Ali Sami Yen Stadı’nın yolunu tutacak
ve dünyanın en büyük heavy
metal grubunu beklemeye başlayacaklar.
Akbank exi26 sponsorluğunda, Purple Concerts ve EPD Organizasyon işbirliğiyle yapılan bu konser için hazırlıklar bir hafta öncesinden başladı. Biz de gittik baktık orada neler oluyor diye ve Purple Concerts’in ortağı Cengizhan Yeldan ile konuştuk.
Yeldan 35 yaşında, fıstık gibi bir danışmanlık işi varken bırakıp kendini konser organizatörlüğüne atmış biri. Fil Yapım, İKSV, BKM derken kendini dünyaca ünlü konser organizatörü Marcel Avram’ın ortağı olarak bulmuş.
Purple Concerts, bu yıl Enrique Iglesias ve Kylie Minogue’u da getirdi ama Cengizhan Yeldan için Metallica’nın yeri ayrı. Çünkü o bu grubun hayranı! Metallica’nın 1993 ve 1999’da İstanbul’da verdiği konserlerde seyirci olan Yeldan şimdi ev sahibi... Üstelik 25 Temmuz’da Sofya’da yapılan konserde de onun şirketinin imzası var.

En baştan başlayalım. “Metallica’yı getireceğim” cümlesini kurdunuz ve ardından bugüne nasıl geldiniz?
İngiltere’de, Amerika’da birer ajanları var. Avrupa turnesi için İngiltere’deki ajanla iletişim kuruyoruz; fiyat pazarlığı yapıyoruz. 

Sabit bir turne fiyatı yok mu? Konser başına aldıkları bir ücret?
Hayır. Sizin vereceğiniz teklife göre değişir. Ama Metallica’nın fiyatı az çok bellidir zaten.

Nedir o fiyat?
Söyleyemem. Ses ve ışık işin içine girerse, Avrupa’nın doğusuna gelirlerse, Türkiye’den birkaç teklif olursa yükselir. Önce bir teklif yaparsınız. Diyelim ki 10 bin dolar dersiniz, cevap bile vermezler. 50 bin dolar dersiniz, “Bu fiyat biraz düşük”; 75 bine çıkarsınız “Aynı fiyata başka bir teklif var” derler. Bayağı uzun bir prosedür. Kapalıçarşı’dan halı almaya benziyor sanatçı almak...

Metallica ile iletişiminiz ne kadar sürdü?
Sekiz ay. Bir yıl sürdüğü de olur.  

Avrupa’nın doğusunda fiyat güvenlik yüzünden mi artıyor?
Hayır. Burada küçük bir pazar var. Bir de buradaki adamlar Almanya’dan daha pahalıya çalışıyor, üstelik biletler daha ucuz! O zaman burada bu işi yapmak mantıklı olmuyor.

Siz niye yapıyorsunuz o halde?Manyağız çünkü! Türkiye’de bu iş Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan farklı değil. Bir kere rekabet ortamında dengesizlik var. Vakıflar hiçbir vergi vermeden bu işleri yaparken biz dibine kadar vergi ödüyoruz. Şunun gibi durumumuz: Basketbol oynarken birimizin boyu 1.50, diğerinin 2.10, aynı topa giriyoruz. Zannediliyor ki Türkiye’ye gelmek istemiyorlar. Hayır, parasını verecek güçlü bir organizasyon şirketi yok. 

Biletlerin hepsi satıldı mı?
Satıldı. 

Koca stadın bütün biletlerini satmak masrafı karşılamıyor mu?
Sadece yüzde 80’ini. Geri kalanını ise sponsorlukla halletmeye çalışıyoruz. 

“Kimse Celine Dion davetiyesi istemeyince konseri iptal ettim”

Peki siz nasıl para kazanacaksınız?
Kazanmayacağız. Kafa kafayayız. Hatta biraz zararımız bile olabilir ama Metallica yapmış oluyoruz.

Metallica’yı getirmiş olmanın, ileride başka starlarla iletişime geçtiğinizde faydası oluyor mu?
Hiçbir farkı yok. Benim ortağım zaten Marcel Avram. Bırakın Metallica’yı, Beatles’dan The Doors’a, Rolling Stones’dan U2’ya kadar herkesle çalışmış bir insan. Onun ismi yeter. Benim de bir tecrübem var artık Türkiye’de; Depeche Mode, Roger Waters, Kylie Minogue’u getirdim. 

Konsere yurtdışından da gelenler olacak mı?
Romanya’dan, İsrail’den, Yunanistan’dan, Arnavutluk’ta gelen var. Bulgaristan’daki Türkler de Sofya’daki konser yerine buraya geliyor. 

Özel tanıtım çalışması yaptınız mı Metallica için?
Hiçbir tanıtım yapmadan 24 bin bilet sattık, onlar Metallica. Hem insanlar seviyor stat konserlerini, normal bir alanda yapsak bu kadar bilet satılmayabilirdi. Aslında burada
28 Haziran’da Celine Dion’u da yapacaktık ama iptal ettik. 

Neden?
Konseri aldıktan sonra kime söylesem “Ya ben o kadını hiç sevmiyorum” dedi. Bir kişi demedi ki “Vay Celine Dion mu geliyor, davetiye versene”. Kimse benden davetiye istemiyorsa korkmaya başlıyorum zaten.

“Metallica için yurtdışından bile geliyorlar”


“Fenerium ve antu.com’u yaratanlardan biriyim”

Fenerbahçe’nin 100’üncü yıl kutlaması için Beyonce gelecekti ama olmadı. Siz de bu işin içindeydiniz bildiğim kadarıyla.
O konuda asparagas haberler çıktı benim getiremediğimle ilgili, kulüp de yalanladı zaten. Benimle ilgisi yok ama ben Fenerbahçeliyim ve kulübüm aleyhinde konuşmak istemiyorum. Ben Fenerbahçe’ye 12 yıldır çok şey kazandırmış bir taraftarım ve bilabedel çalışmam bazılarının gözüne battı.

Neler yaptınız 12 yıldır?
Adnan ve Metin Şen ile Türkiye’nin, belki de dünyanın en büyük taraftar sitelerinden antu.com’u, Fenerlist’i kurduk.
FB TV, Fenerium fikri bizden çıktı. Ben hâlâ iddia ediyorum ki sarı lacivert iki mendili yan yana getirseniz satar!

“Ben mor manyağı olduğum için şirketimin ismi Purple Concerts”

Konser organizasyonunda dünyada bir numara olan bir ortağınız var. Biraz anlatır mısınız kimdir Marcel Avram?
Dünya turnesi kavramını çıkaran adamdır. 1967’de bu işe başlamış, Romen asıllı bir Alman. İlk işi Rolling Stones. Bazı ünlüler vardır halk tanır, bazılarını da sadece ünlüler tanır. Marcel öyle bir ünlü. Bizzat şahit oldum, nereye gidersek gidelim bütün sanatçılar Marcel’in üstüne atlıyor. 

Siz nasıl ortak oldunuz bu kadar büyük bir isim ile?
Ben Türkiye’de büyük işler yaptım. Marcel de Türkiye’ye iş yapmak amacıyla geliyor ve beni buluyor. Almanya’daki ana ofisten başka yalnızca İstanbul’da ofisi var Marcel’in. Biz Balkanlar ve Ortadoğu ekibiyiz. Diğer bölgeler için Marcel kendisi çalışıyor.
O yürüyen bir ofis zaten. 

Marcel Avram’ın Almanya’daki şirketinin adı da mı Purple Concerts?
Hayır. O benim buluşum. Çünkü ben mor manyağıyım. Apartmanımdan evimin içine, ofisime kadar her şeyim mor. Şirketimin ismi de mor! 

Siz nasıl girdiniz bu işe?
Bu işlerin içinde olan arkadaşım Boray Dündar dolayısıyla. Ekonomi ve işletme okudum, yönetim ve teknoloji danışmanlığı yapıyordum. Evimin önünde boş bir alan vardı. Boray H2000’leri yaparken ben evde oturuyordum; burada bir festival yapsak dedim birdenbire ve kanıma girdi.
Bir de Haluk Bilginer’in bir röportajını okumuştum,
“26 yıldır hobimi yaparak para kazanıyorum” diyordu. Niye kendimi yıpratıyorum, hobimi yapayım dedim.

“Metallica için yurtdışından bile geliyorlar”


“Her konserde üç kilo veriyorum”

Hobiniz de müzik mi?
Evet ama bir şey çalamıyorum. Rock dinliyorum, rock star olamayacağım. Türk sanat müziği dinliyorum; musiki sanatçısı olacak sesim yok, ne ut çalabiliyorum ne de ney. Ben de konser işine gireyim bari dedim. Bizim yaptığımız iş gerçekten delilik. Bu işten holding sahibi olmak yok. Samsun’da 19 Mayıs Stadı karşısında bir eczane organizatör olmak istedi. Çünkü şöyle düşünüyor:
Şimdi ben buraya iki Türk sanatçı koyarım, 20 bin kişi gelir. Adam başı 30’dan, 600 bin YTL. Vay, ben bu işi yapayım! Sonra bir gidiyorsunuz, sahnenin üstünde çatı yok. 

Birdenbire organizatör olunabilir mi?
Gittim Danimarka’da eğitimini aldım. Çok disiplinli bir insanım, bir makineyim iş konusunda. Mesela her konserde üç kilo veriyorum.
Şu anda eminim, Türkiye’de  bu işi benden daha iyi yapacak biri yok.

Kaç kişi çalışıyor Purple Concerts’da?
17 ama şu anda 400’e yakın çalışan var. Konser akşamı bu sayı 1500 olacak. Sadece güvenlik için 350 kişi çalışacak. Bir günlük kralım yani!

“Metallica için yurtdışından bile geliyorlar”

“1993’te sahnenin önünde eğlenen 20 yaşındaki insanlar bugün işi gücü olan adamlar; kafa sallamazlar”

Metallica neler istiyor?
Onlar için sahne çok önemli, dünyanın en büyük sahnesini istiyorlar. Eni yaklaşık 60 metre. Almanya’dan 21 TIR’la geldi, beş günde kuruluyor. Ses ve ışık sistemleri de Almanya’dan geldi.

Yiyecek içecek konusunda özel istekleri var mı?
Fazla yok. Artık eskisi kadar fazla içki içmiyorlar. Meyve konusunda bonkör olmamız gerekiyor. 

Nerede kalacaklar?
Kalmayacaklar.Uçakla gelip gidecekler. Hangi saatte geleceklerini biz bile bilmiyoruz, son anda öğreneceğiz. Buraya geldiklerinde sahne arkası tamamen boşaltılmış olacak. Özel bir stüdyo kuruldu onlar için, orada çalışacaklar. Konser sonrasında da dönecekler. 

Bizde Metallica’yı kim izler?

Şu anda herkes. Eskiden sadece hard rock’çılardı, ismi yüzünden “Ben metal dinlemem” deyip reddedenler vardı. Ama “Nothing Else Matters”, “Unforgiven”lardan sonra Metallica artık herkesi çekiyor. Dünyanın en tanınmış kült grubu bugün.

Kafa sallayan Metallica kitlesi olmayacak mı?
Tabii ki olacaktır. Ama 1993’teki konsere gelip sahnenin önünde eğlenen 20 yaşındaki insanlar bugün 35 yaşında, işi gücü olan adamlar. Yine hepsi sahne önünde olacak ama kafa sallayacaklarını sanmıyorum.

Türk starlar da gelecek mi?
Evet, davetiye isteyen çok. 

Kimler mesela?
İsim veremem. Ama türkücü de gelmek istiyor rock’çı da. 

Metallica hayranı mısınız?
Hem de nasıl. Telefonum Metallica şarkılarıyla çalar! Benim için gelmiş geçmiş en büyük grup.

Bundan sonra hedefinizde kimi getirmek var?
Metallica’yı hedefliyordum. Bundan sonra Bon Jovi olabilir.

U2’yu getirecekmişsiniz.
Olursa olacak!

Peki sizin şirketinizin Türkiye’den bir sanatçıyı yurtdışına götürme olasılığı var mı?
O benim çok uğraştığım projelerimden birisi. Hatta geçen sene Rock’n Wing’e bir sanatçıyı götürüyorduk ama vize alamadı bir türlü. Kim olduğunu söylemeyeceğim. Hayatının en büyük fırsatını tepen insanlar var böyle. 

“Chris de Burgh’ün Live Earth iptal olunca yazdığı bir e-mail var, okuyunca ağladım”
Geçen sene Live Earth projeniz vardı ve gerçekleşmedi.
Evet, kimse destek olmadı bize, hatta köstek oldular. Burada Şampiyonlar Ligi finali yapıldı, Liverpool ile Milan arasında. 400 milyon kişi izleyecek diye herkes seferber oldu, halbuki Live Earth’ü 2 milyar kişi izleyecekti. 

Neden destek bulamadınız?
Bize gelip “Siz bu işten büyük para kazanacaksınız, bizim de payımız olmalı” dediler. Halbuki biz oradan gelecek parayı dört çevre vakfına dağıtacaktık. 

Live Earth’ü yapamamak size uluslararası piyasada bir şey kaybettirdi mi?
Hayır. Live Earth organizasyonundaki herkes, Al Gore dahil, “Size kimsenin destek olmadığını gördük. Biz de yardımcı olamadık, kusura bakmayın” dedi. Chris de Burgh’ün yazdığı bir e-mail var, ağladım okuyunca. n

22 Eylül 2019 Magazin Bülteni22 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber