“Muhabbet olsa yeter”

Çukurcuma’daki Corinne Otel’in  terasına meyhane  açan oyuncu Şafak  Pekdemir: “Burası  tam aklımızdakine  yakın bir yerdi. Biraz  da muhabbet olsa,  bizim gibi insanlar  gelse yeter diye  düşündük”

“Muhabbet olsa yeter”

Oyuncu Şafak Pekdemir, arkadaşı Burak Denizci ile Çukurcuma’daki Corinne Otel’in terasındaki Corinne Meyhane’yi işletmeye başladı. Pekdemir ilk defa bir işletmecilik deneyimi yaşıyor. O yüzden çok heyecanlı ve “Biz işi yaparken öğreneceğiz galiba Burak’la” diyecek kadar da açık sözlü. Pekdemir ile manzarasıyla da öne çıkan mekanında buluştuk, hem işletmecilikten hem de oyunculuk planlarından konuştuk.

Böyle bir mekan açma fikri nereden çıktı?

Çok yorucu bir-iki sezon geçirdim “Asla Vazgeçmem” dizisiyle, üstüne Adana’da bir film çektim; “Deliaşk”. Biraz dinlenmek istediğim bir dönemdi ama evde sürekli boş oturarak dinlenmek de bana göre bir şey değil. Burası da çok şansa oldu. Yakın bir arkadaşımız otelin işletmesini devraldı. Fikir de oradan çıktı. Ortağım Burak aynı zamanda en yakın arkadaşım. Yıllardır onunla beraber hep bir şey yapmak istiyorduk. Karşımıza böyle bir fırsat çıkınca da kaçırmak istemedik.

“Muhabbet olsa yeter”

“Fasıl olacak”

Konsept olarak neden meyhane tercih ettiniz?

Burayı gördükten sonra kendimize “Burada en güzel ne olur? Nasıl keyfi çıkar?” sorusunu sorunca, aklımıza meyhane fikri geldi.

İşletmeyle ilgili daha önceden bir deneyiminiz var mıydı?

Üniversitede bir dönem bir organizasyon şirketinde çalışmıştım. Orada gördüğüm kadarını biliyorum. Biz burada işletme deneyiminden çok, hislerimize güvendik aslında. “Nasıl bir şey bekliyoruz, ne istiyoruz?” dedik. Burası da tam aklımızdakine yakın bir yerdi. Biraz da muhabbet olsa, bizim gibi insanlar gelse yeter diye düşündük. Yani çok da öyle “Nasıl işletiriz?” stresine girmedik. İnşallah doğru yapmışızdır.

Menüyü kim belirledi?

Menü için otelin sahipleriyle toplantı yaptık. “Biz ne yemeyi seviyoruz, en çok ne yenir?” onu düşündük. Şakşuka, atom, pilaki, fava gibi 12 çeşitlik bir meze menüsü yaptık. Karides, kalamar, paçanga böreği gibi ara sıcaklarımız olacak. Ana yemekte ağırlık balıkta ama sevmeyenler için et, tavuk gibi seçeneklerimiz de olacak. İlk zamanlarda fiks menü olarak gideceğiz zaten. İleride gelen misafirlerin istekleri üzerine de çeşitlerimizi artırabiliriz.

Müzik olarak nasıl bir şey planladınız?

İlk etapta burayı sadece cuma ve cumartesi akşamları açmayı tasarlıyoruz. Saat 15.30-16.00 gibi burada olmaya başlayacağız. Sonra baktık her şey istediğimiz gibi gidiyor, gün sayısını çoğaltma taraftarıyız. Müzik olarak da bir fasıl ekibi gelecek. Onun dışında kendime ve Burak’a da çok güveniyorum. Arabesk dinliyoruz, ayrıca ben Arap müziğine de çok meraklıyım. Kürtçe ya da cazın üzerine yapılan çok iyi arabeskler var. Biz de fasılın dışında bu tarz playlist’ler de oluşturup çalmak istiyoruz.

Manzara da bir başka büyüleyecek gibi misafirleri. İstanbul ayaklarımızın altında gibi çünkü...

Evet, öyle gerçekten. Mekan görsel olarak özellikle de akşamları çok daha güzel bir yere bürünüyor; cami, Galata, ışıklar, deniz... Camdan dışarı baktığımda ben de İstanbul olarak burayı anlıyorum.

“Bir tek meze yapabiliyorum”

Burası Corinne Otel’in terası yani bir otel restoranı aslında. Fiyatlarınız nasıl olacak?

Hiç otel restoranı gözüyle bakıp değerlendirmedik fiyatları. Genel olarak meyhanelerin ortalama fiyatlarına göre belirledik ve fiks menü 150 lira dedik.

Mutfakla aranız iyi mi?

Yemek yapamam açıkçası ama yeme kısmında çok iyiyim. Meze ve rakı sofrası da çok aşina olduğum ve sevdiğim şeyler. Aslında yemek olarak da bir tek meze yapabiliyorum diyebilirim. Ama ustalarımız çok iyi, onlara çok güveniyoruz, meyhane kültürünü bilen isimler hepsi.

Birçok oyuncunun ikinci bir iş olarak ilk tercihi hep yemek sektörü oluyor. Neden sizce?

Daha sosyal bir durum olduğu için olabilir belki. Belki de rakı sofrası geleneğini kendime yakın gördüğüm için bunu tercih ettim. Ayrıca oyunculuktaki o insan ilişkisi burada da var. Bir de normalde biz insanların evine konuk oluyoruz, bu sefer de biz ağırlayalım istiyoruz.

“Yoğunluktan kendimi bile göremiyordum”

Meyhane dışında neler yapıyorsunuz? Bir film çektiniz “Deliaşk”. Nasıl geçti çekimler?

Çok güzel bir setti. Bir saniye bile düştüğümü, mutsuz olduğumu, sıkıldığımı hatırlamıyorum. 1.5 ay kadar önce Adana’da yaptık çekimleri. Giderken de soğumuyor burası dediler, biz de incecik gittik, tiril tiril. Sonra orada alışveriş yaptık hepimiz çünkü şansımıza orası da soğudu, yağmurlar yağdı. Yine de çok güzeldi her şey. Emrah’la (Kaman), Cem Yılmaz’la çalışmak çok güzeldi. Yönetmenlerimiz çok tatlıydı.

Filmin hikayesi nedir?

Bir Maraş dondurmacımız ve onun çocukluk aşkı var. Ona evlenme teklif ediyor ama kız hayır diyor. Hikaye orada başlıyor. O kızın gönlünü kazanmaya çalışırken hayatına başka bir kız giriyor ve olaylar gelişiyor. Böyle tatlı, komik bir aşk hikayesi yani.

Dizi, tiyatro gibi bir projeniz var mı?

Tiyatroda net olan bir şey yok. Dizi olarak da senaryo okuyorum şu an. “Asla Vazgeçmem” dizisi üzerine film de olunca biraz zaman da geçsin istiyorum açıkçası. Çünkü çok yoğundum ve kendimi bile göremiyordum neredeyse.

Sizi ilk tanıdığımızda ses tonunuz çok dikkat çekmişti. Artık alıştı herkes diye düşünüyorum, hâlâ beklenmedik şeyler yaşadığınız oluyor mu?

Artık hiç öyle şeylerle karşılaşmıyorum, alıştı herkes. Hatta “Sizi sesinizden tanıdık” diyenler oluyor artık. Bir de yaş büyüdükçe de görselime oturdu ses galiba. Gençken daha garip karşılanıyordu.

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber