Mumyalarla canlı buluşma

Mısır’da 2500 yıl önce mühürlenmiş iki lahitin sırrı bugün saat 18.15’te yayınlanacak “Bilinmeyene Yolculuk” programında.

Mumyalarla canlı buluşma

Mısır’ın başkenti Kahire’deki Giza piramitlerinin güneyindeki Minya’da 2500 yıl önce mühürlenmiş iki lahit ilk kez bir canlı yayın sırasında açılıyor. Lahitlerin açılması, arkeolog John Gates’in Discovery Channel’da yayınlanan “Bilinmeyene Yolculuk” programının bugünkü bölümünde yer alacak. Programda Gates’e eşlik edecek isimlerden biri de başta Giza Piramitleri ve Krallar Vadisi olmak üzere birçok Mısır belgeselinde görev alan, bugüne dek yüzlerce kazı yöneten Mısır uzmanı arkeolog, namı diğer “Mısırlı Indiana Jones” Dr. Zahi Hawass. Lahitlerin keşfini 50 yıllık kariyerinin önemli dönüm noktalarından biri olarak tanımlayan Hawass mumyalarla ilgili bilinmeyenleri, piramitlerin sırrını anlattı.

Mumyalarla canlı buluşma


- Bu lahitlerin önemi nedir?

Milyonlarca insanın önünde ilk kez içinden ne çıkacağını bilmediğimiz bir lahit açacağız. Bu benim için bir ilk olacak. Bu mekanda kalkerden yapılmış dev bir lahdi de içeren tüneller içinde büyük bir mezarlık bulduk. Burada Ptahhotep’in tapınağının yanındaki kapıda, rahibesi de dahil olmak üzere pek çok insan gömülü ve bu mezarlık Kraliçe Nefertiti’nin bulunduğu ünlü kazı alanının da yakınında. 2500 yıl önce yaşayan insanların sırlarını ortaya çıkarmak çok heyecan verici.

- Bu keşifle ilgili beklentiniz ne?

Rahip taşından yapılmış büyük lahitle, böyle büyük bir mezarlığı keşfetmeyi asla beklemiyorduk ve içlerindeki mumyalar ve yanlarındaki önemli eşyaların bize, bu dönemde yaşayan insanların hayatları hakkında önemli bilgiler verebileceğini umuyorum. Çünkü her mezar, ölen kişinin ölümden sonraki hayatta sahip olmaktan keyif alacağı eserleri içeriyor.

- Tüm önemli bulguları halkla paylaşıyor musunuz?

Firavunların tüm sırlarını halka açıklamayı seviyorum ve hatta yayınladığım kitaplarda da bunları yazıyorum. 40’tan fazla kitap yayınladım. Bu hafta yayımlanan son kitabım “Kutsal Mısır” kitabımda da yer alıyor. Şu an yaptığım bu gösteriyi kamuoyuyla paylaşmayı da çok seviyorum. Halkımıza eski Mısır’ın heyecanını ve büyüsünü öğretmek bizim için çok önemli.

- Mısır mirasının bekçisi olarak kariyerinizin en tehlikeli ve en mutlu anlarını nasıl anlatırsınız?

Kariyerimde birçok önemli anlar var. İlk olarak, robotu büyük piramidin içine gönderdiğimde önümde gizli bir kapı olduğunu görebiliyordum. İkincisi, Tutankhamun ile ilk kez yüz yüze tanıştığım ve bu altın çocuğun ölümüne dair sırları ortaya çıkarmak için CT taraması (bilgisayarlı tomografi) yaptığım anlardı. Hayatımın üçüncü en önemli anı ise Altın Mumya Vadisi’ni bulmamdır. Diğeri piramit inşaatçılarının mezarlarını bulduğumda, bütün dünyaya piramit inşaatçılarının Mısırlı olduğunu ve piramit inşaatçılarının aslında köle olmadığını açıklamamdır. Sonunda, tüm dünyaya söylüyorum, bazı insanlar beni kayıp medeniyet hakkında kanıt sakladığım için suçluyorlar ve Sfenks’in altında gizli bir şey olduğunu düşünüyorlar. Sfenksin önündeki su tablasının yükseldiğini öğrendim ve Sfenks’in etrafında sondaj yaptım, burada sağlam ve yaşayan bir kaya olduğunu ve bu kayanın altında bir şeyler olduğunu gördüm.

- Mısır piramitleri yıllardır araştırılmakta. Açığa çıkmayan herhangi bir sır var mı?

Tabii ki, şimdiye kadar, anıtlarımızın yüzde 30’unu keşfettik. Hâlâ toprak altında gömülü keşfedilmeyen şeyler var. Ben hâlâ kendim kazı yapmaya devam ediyorum. Ramses VIII, halen Tutankhamun’un dul Kraliçesi Ankhe’nin ve Kraliçe Nefertiti’nin mezarı üzerinde çalışıyorum. Henüz bulunmayan birçok önemli şey var.

- Bugüne dek birçok kazı yaptınız. Bulduklarınız arasında sizin için en değerli olan olan hangisi?

Kariyerimde keşfettiğim en önemli şey sadece CT taramalarını yaptığım Tutankhamun ailesi değil aynı zamanda keşfettiğim babası, büyükannesi ve hepsi de değerli benim için. Ayrıca Kraliçe Hatshepsut’un veya Altın Mumya Vadisi’nin keşfi hâlâ en sevdiğim keşiflerim arasında. Aslında piramit inşaatçılarının mezarı da çok önemli bir buluştu çünkü bize piramit inşaatçılarının Mısırlı olduklarını ve köle olmadıklarını gösterdi. Şimdi de Krallar Vadisi’nde çalışıyorum ve yakında vadide önemli bir keşif yapacağımı umuyorum.

“Firavunun laneti diye bir şey yok”

- Popüler mitlere gelirsek… Firavunun laneti gerçek mi? Mezarına girmek isteyen kişileri gerçekten öldürüyor mu?

Kariyerim boyunca lanetlerle ilişkilendirilebilecek birçok hikaye başıma geldi. Size lanetle ilgili gerçek hikayeyi anlatayım. Bir odanın içerisinde bir mumya varsa, mumya göremeyeceğiniz bir takım mikroplar üretir. Geçmişte arkeologların aceleleri vardı, vakit geçirmeden mezara girerler, mumyadan dolayı oluşan mikroplardan etkilenip ölürlerdi. Ama ben bugün, bir mezar keşfettiğimde, kötü hava çıkıp temiz hava girene kadar onu birkaç saatliğine açık bırakıyorum. Firavunun laneti diye bir şey yok. Aslında, ilk defa bugün halka bir lahit açacağız ve bu sebeple herkes korkuyor, çevremdeki bütün insanlar lanet hakkında konuşuyor.

- Mısır’da piramitler dışında turistlerin görmesi gereken üç tapınak hangileri?

Benim için insanların ziyarete gelmesini gerektiren en önemli şey - elbette, Mısır’dan söz ederseniz, dünyanın herhangi bir şehrinde sekiz yaşından itibaren çocuklar size Sfenks’i, Büyük Khufu Piramidi’ni, Tutankhamun’u ve mumyayı anlatıyor olacak ve bunu görmek isteyeceksiniz. Gelecek aydan itibaren, kraliyet mumyalarını incelemeye başlayacağız, çünkü kraliyet mumyalarını Tahrir Meydanı’ndan eski Kahire’deki Medeniyet Müzesi’ne taşımayı planlıyoruz ve bu, tüm dünyanın en iyi festivali olacak.

21 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber