“Mustafa”ya nasıl bakmalı?

Can Dündar’ın imzasını taşıyan “Mustafa” belgeseli gösterime girer girmez büyük bir tartışmaya yol açtı. Biz de değişik kesimlerden ünlü isimlere bu belgeselle ve Atatürk’ü yansıtış biçimiyle ilgili düşüncelerini sorduk. Çok beğenen de oldu, yetersiz bulan da...

“Mustafa”ya nasıl bakmalı?

“Çocukluğundan hareketle Atatürk’ten bir Mustafa yaratmak sakıncalı olabilir”
Prof. Dr. Anıl Çeçen
Bir kamu hukukçusu olarak var olan devlet düzenimizin, anayasal rejimimizin kurucu iradesi olarak Atatürk’ü görüyorum. Böyle bir noktada Atatürk’ün kişiliğinin Mustafa Kemal ve Atatürk olarak ayrılmasının doğru olmadığı kanaatindeyim.
Mustafa olarak doğmuş, Kemal ismini almış, sonra da Kurtuluş Savaşı’nın ardından Atatürk ismini alarak tarihe yerleşmiş. Çocukluğundan hareket ederek, Atatürk’ten farklı bir insani Mustafa yaratmanın Türkiye açısından sakıncaları olabileceği fikrindeyim. Çünkü kurucu irademizi temsil eden Atatürk’ün bütün bir kişiliği var.
Ayrıca film sadece Mustafa’nın çocukluk yıllarında kalmıyor, Atatürk’ün son yıllarına kadar devam ediyor. Mustafa kavramının dışına çıkıyor. Mustafa ismi, filmin bütünlüğünü de yansıtmıyor. Atatürk’ün özel hayatında içki düşkünü veya kadın düşkünü gibi gösterilmesinin pek doğru olmadığını düşünüyorum.
Önderlerin özel hayatları belirli bir noktada onun kişiliğini yaralayacak şekilde kamuoyuna yansıtılırsa, o önderlerin tarihi kişiliği de belli bir noktada sarsılıyor. Oysa Atatürk hâlâ Türkiye için şu an var olan rejimin dayanağı ve çıkış noktası.

“Halkımızın Atatürk’e inancı çok güçlüdür. Bu inanç sarsılmaz”

Süleyman Demirel (9’uncu Cumhurbaşkanı)
İzledim. Enteresan bir film. Çok iyi hazırlanmış, çok iyi çalışılmış, emek verilmiş ve iyi niyetle hazırlanmış bir film. Tabii tartışmalara vesile oldu. Bu kaçınılmazdı. Tartışmalara vesile olması filmin değerini ortadan kaldırmaz. Bir bütün içinde mütalaa etmek gerekir. Ortada bir iyi niyet var. İkincisi, çok emek sarf edilmiş. Nevi şahsına münhasır bir yönü var. O yönde ya da bu yönde etkileyici bir film. Şunu şöyle yapsaydınız ya da böyle yapsaydınız gibi öneriler olabilir. Bütün bunlar filmin değerini düşürmeyeceği gibi büyük Atatürk’ün değerini de düşürmez.
Kamuoyunda bir tepki olmuştur. Bu da normaldir. Konu Atatürk olunca halkın hassas olması doğal. Yapılan eleştirileri de izledim. Eğer kötü niyetle eleştirirseniz bir çok şey söylenebilir. Ama bu eleştiriler Atatürk’ün değerini düşürmez. Halkımızın Atatürk’e inancı o kadar güçlüdür. Hiçbir şekilde bu inanç sarsılmıyor. Film de gösterdi ki Atatürk’ün tartışılmaz bir değeri vardır.

“Okullarda Atatürk bize robot gibi anlatıldı, insani yanı gösterilmedi”
Erdil Yaşaroğlu (Karikatürist / Penguen)
Can Dündar’ın üzerine çok fazla gidildi. Pek çok eleştiri “Ben filmi izlemedim” lafıyla başlıyordu. Sanki entelektüel linç etkisi yaratılmaya çalışılıyor. Bu beni çok üzdü. Eleştiriler olmalı ama keşke biraz daha iyi niyetli yaklaşılsa.
“Mustafa”yı izledikten sonra Atatürk’e daha da çok hayran oldum, onu daha da çok sevmeye başladım. Okullarda bize anlatılan Atatürk robot gibiydi, kahramandı. Muhteşem insandı, aciz tarafı yoktu. İnsani yanı gösterilmiyordu. “Ben de öyle bir adam olsam ben de ülkeyi kurtarırdım” diye düşündürüyordu bize öğretilen bilgiler. Belgeseli izleyince Atatürk’ün insani taraflarını da gördüm, onlara rağmen başarılı olan birine daha da hayran oldum. Bu yüzden Dündar’a teşekkür ederim.

“Çanakkale Zaferi’ni daha detaylı görmek isterdim“

Faruk Eczacıbaşı (İşadamı)
Atatürk gibi dünya çapında bir lideri, insani yönleriyle de anlatan bu filmi izlemekten keyif aldım. Tabii ki eksik yanları var. Örneğin, Çanakkale Zaferi’ni daha detaylı görmek isterdim. Filmle ilgili tartışmalarda savunulan tüm görüşleri saygıyla karşılamak gerektiğini düşünüyorum. Ancak benim için Atatürk, özellikle bir insan olarak başardığı olağanüstü işlerle, “Mustafa” filmini izledikten sonra çok daha büyük bir önem ve değer kazandı.

“Dündar arkeoloji, dil ve tarih konularına az değinmiş”

Prof. Dr. İlber Ortaylı (Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü)
Atatürk’ün arkeoloji, dil, tarih meselelerine bakışı, onlarla ilgilenmesi, o işleri yapışı çok enteresan. Can Dündar bu konulara “Mustafa”da az değinmiş, bence daha fazla vurgulaması lazımdı.
Can Dündar’ın “12 Mart” belgeseli daha güzel ve başarılıydı. Dündar’ın bu tip çağdaş belgesellerini daha parlak buluyorum.

“Atatürk’ün kişisel özellikleri fazla vurgulanıyor”

Prof. Dr. Haluk Şahin (Öğretim üyesi / Radikal yazarı)
Belgeseli başarısız bulmadım ama bir şaheser olduğunu da söylemeyeceğim. Atatürk sadece bir insan değil, aynı zamanda tarihsel bir figür de. Yaptığı her şeyin o tarihsel ortam içinde değerlendirilmesi gerekir. Dündar, Mustafa Kemal’in insani yönünü vurgulamaya çalışırken içinde bulunduğu tarihsel bağlamı ihmal etmiş, çok arka plana itmiş. Belgeselde aslında tarihsel olgularla açıklanabilecek bazı konular Atatürk’ün kişisel zaafları gibi görünmüş. “Mustafa” belgeselinin en büyük zaafı bu.
Atatürk’ün kişisel özellikleri gerektiğinden daha fazla vurgulanıyor. Tüm bunlar, “Can Dündar da mı magazinleşme furyasına katılmış?” düşüncesini doğurabilir.


“Ne bekliyorlar anlamıyorum. Dündar gerçekleri göstermesin mi istiyorlar?”

Lale Mansur (Oyuncu)
Tüm bu kavga, gürültü ve patırtı yüzünden merak ettim “Mustafa”yı ve gördüm sonunda. Belgeselde bilmediğim bir şey yoktu, yalnızca daha önce görmediğim siyah-beyaz filmler gördüm. Ben askerlerin olduğu bir aileden geliyorum. Atatürk hakkında pek çok şey biliyorum. Belgeselin dramatize edilmiş bölümlerini başarısız buldum.
İzledikten sonra da bu yaygaranın nedenini anlamadım ama ruh hastası bir toplum olduğumuzu anladım. Belgeselde “Atatürk çok içki içiyor” deniyor. Evet içiyordu, sirozdan öldü. “Boyu çok kısa gösterilmiş” deniyor, evet kısaydı. Ne bekliyorlar anlamıyorum ki! Can Dündar yalan söylesin, gerçekleri göstermesin mi istiyorlar? Gerçeklerin bu kadarına bile tahammülleri yok.

“Eleştiriler fazla abartılı geliyor”

Tarhan Erdem (Araştırmacı / Radikal yazarı)
Sonuçta bu bir belgesel. Elbette hem yönetmeninin hem müzik yapımcısının eğilimlerini, görüşlerini yansıtıyor. Bu çok doğal. Tabii ki bazı kişiler bunu beğenmeyebilir ya da doğru bulur, yanlış bulur. Bu konudaki eleştiriler bana fazla abartılı geliyor. Her filmi nasıl seyrediyorsak bunu da öyle seyretmemiz gerekiyor. Belgeselde söylenenler aslında yanlış değil. Sadece bazı konuları fazla öne çıkarıyor, bazıları arka planda kalıyor. Ben belgeseli genel olarak beğendim.

“Atatürk’ü heykel gibi cansız bir varlık olarak algılıyorlar”

Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne (Zaman yazarı)
Belgeseli çok başarılı buldum ve izlemekten haz duydum. Mutlaka seyredilmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü çok eğitici ve öğretici. Yapan, çok başarılı yapmış.
“İzlemedim ama karşıyım” lafı çok önemli. Bu, Atatürk’ü putlaştırmaktan ve insanların kurdukları dünyanın, kendi algıladıkları çıkarların, muhafızı olarak Atatürk’ü görmesinden kaynaklanıyor. Atatürk’ü tunç heykelleri gibi cansız bir varlık olarak algılayanların niyeti onu dokunulmaz ve erişilmez kılmak değil; kendilerini, doğrudan kendi çıkarlarını korumak. Bu tam bir körleşme yaratıyor. Yaptıkları, çok cahilce bir protesto.

“Atatürk’ün doğru yansıtılmadığını düşünüyorum”

Prof. Dr. Nur Serter (CHP milletvekili)
Bence bu konuda tartışmalar çok uzadı. Bu sonuçta bir filmdir. Gerekli bütün eleştiriler ilk günlerde yapıldı. Filmin sonuçlarının Atatürk’ü yeni tanıyan genç kuşaklar üzerinde nasıl olumsuz izler bıraktığı da görüldü. Artık bu tartışmaları sonlandırmanın zamanı geldi.
Ben bu filmde umduğumu bulamadım. Atatürk’ün doğru yansıtılmadığını düşünüyorum. Ayrıca Atatürk’ün insan olarak birtakım özelliklerini Can Dündar daha önce çevirmiş olduğu Atatürk’le ilgili filmlerde çok güzel yansıtmıştı. Örneğin “Sarı Zeybek”te. Ben o tadı, o zevki bu kez alamadım. Ama emeğe her zaman saygım var.

“Mustafa Kemal’i küçültücü bir film olarak görmedim”

Rıza Türmen (Eski AİHM yargıcı / Milliyet yazarı)
Film olarak beğendim. Filmin kurgusu, müziği güzel. Eli yüzü düzgün bir film. Seyretmesi de rahat ve keyifli. Atatürk’le ilgili bir film olduğu için özel bir yeri var. İster istemez özel bir gözlükle bakıyorsunuz filme. Bu açıdan baktığımda da filmi başarılı buldum. Mustafa Kemal’i küçültücü bir film olarak görmedim bunu. Hatta Mustafa Kemal’i bu filmden sonra daha da sevdim.
Çok duygulandığım sahneler oldu. Mustafa Kemal’i insan olarak göstermenin kötü bir şey olduğunu zannetmiyorum. Mesala Mustafa Kemal kısa bir konuşma yapıyor. “Neden kısa konuştunuz?” diyorlar. Mustafa Kemal “Dişlerimi değiştirdim. Fırlayacak diye korktum” şeklinde yanıt veriyor. Ama insanlar budur. İnsanlar bazen dişlerini değiştirirler, insanlar severler, üzülürler, öfkelenirler.
Çok büyük bir insan olmak, insanı insan olmaktan çıkarmıyor tabii ki. Mustafa Kemal çok büyük bir insandı, ama sonuçta bir insandı. Dişinden dolayı kısa bir konuşma yaptığını göstermenin onu küçülttüğünü zannetmiyorum. Tartışmaları da abartılı buluyorum. Bunu büyük bir komplonun bir parçası görmek de garip. Konuşmadan önce en azından seyretmek lazım.

“Böyle sert bir polemiğin olması gerçekten çok tuhaf. Herkesin Mustafa’sı kendine”

Ufuk Uras (ÖDP milletvekili)
Filmi olumlu buldum. Bir film sadece bir filmdir. Bunun üzerinde bu kadar sert bir polemiğin olması gerçekten tuhaf. Herkesin Mustafa’sı kendine. Gerçekten bu film sayesindeki tartışmalar memleketteki tahammülsüzlüğü de ortaya koydu. Bu, Türkiye’deki politik kültüre uyuyor. Can Dündar ve arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Bu tartışmalar vesilesiyle memleketin durumunun ortaya çıkmasına katkıda bulundular. Bence bir filmi tek başına bir film olarak görmek lazım. Onun dışında anlamlar, niyetler yüklemek anlaşılır bir tutum değil.
Kendi doğallığı içinde, insani yönleriyle bir Mustafa Kemal görüyoruz filmde. Bence bu çok önemli. Ayrıca filmde söylenen pek çok şey biliniyordu. Biz bu film sayesinde Mustafa Kemal’in sigara ve rakı kullandığını öğrenmiş değiliz ki. Büyük bir kesimin filmi ilgiyle izlediğini düşünüyorum. İnkar ederek de tekrar ederek de bir yere varamayız. Bunu aşmamız lazım. Bir film üzerinden insanların kutuplaşmasını çok anlamlı bulmuyorum. Mustafa Kemal’i taşlaştırmak isteyenler, filmle ilgili taşlaşmış yorumlar yapıyorlar maalesef.

“Bir belgesel olarak, teknik açıdan son derece başarılı”

Prof. Dr. Ünsal Oskay (Sosyolog)
Bizim insanlar soğukkanlı olamadıkları için çeşitli şeylerden rahatsız olup tartışıyorlar. Beni bu belgesel rahatsız etmedi. Bu bir bakış açısı tabii. Mustafa Kemal’in böyle görünmesi de mümkün. İsteyen başka türlü görebilir, başka filmlere gider ya da kitap okur. Bu bir film. Ve olaya insani açıdan bakıyor, her şeyi de anlatması şart değil. Bir belgesel olarak, teknik açıdan son derece başarılı buldum. Su gibi akıyor. Çok iyi bir film.

“Bir belgeselde gösterilmesi gereken özen ‘Mustafa’da yok”
Prof. Dr. Toktamış Ateş (Siyaset bilimci / Bugün yazarı)
“Mustafa”yı beğenmedim çünkü aradığımı bulamadım. Bir belgeselde gösterilmesi gereken özen “Mustafa”da gösterilmemiş. Can Dündar’ın bu belgeseli ticari bir iş olarak yaptığını ya da Atatürk’ü küçük düşürmek gibi bir niyeti olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Ancak tek kelimeyle özetlemek gerekirse becerememiş. Bir belgeselde olması gereken pek çok şey “Mustafa”da yok. Örneğin tarihler atlanıyor, yeterince bilgi verilmiyor. Mesela Madamme Corinne var, cepheden ona mektup yazıyor. Bahsedilen bu kadın kimdir, neyin nesidir?
Yunanlıların en kuvvetli olduğu yerden, Afyon cephesinden vurmuşuz. Yani hangi akılsız kumandan düşmanının en kuvvetli olduğu yerden saldırıya geçer? Tamamen farklı bir taktikle saldırdı bizim ordumuz Büyük Taarruz’da. İşte bunun gibi, başka yanlış aktarılmış örnekler de var...

Kara delik fotoğrafını çeken Türk: Feryal Özel - Röportaj2019 Nisan'da yayınlanan kara delik fotoğrafını çeken ekibin üyesi, NASA'da çalışan Feryal Özel ile röportaj yaptık.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber