Neoliberal laboratuvar

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, kitabında Şili ile Türkiye’yi karşılaştırıyor, benzerliklerin altını çiziyor

Neoliberal laboratuvar

Bir kitap çıktı Nota Bene Yayınları’ndan: “Neoliberal Laboratuvar Şili-Türkiye ile Benzerlikler, Farklar, Kıyaslar”... Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’ın, Ankara Üniversitesi Latin Amerika Çalışmaları Anabilim Dalı’na verdiği yüksek lisans tezi olan kitabından aktarıyorum:

“Soğuk Savaş döneminde Şili’de seçimle gelen sosyalist Allende hükümetini devirmek, neoliberal ekonomik politikaları uygulamak için 1973 yılında ABD destekli faşist Pinochet askeri darbesi gerçekleşti. 17 yıl süren diktatörlük döneminde neoliberal politikalar, ABD menşeili Milton Friedman’ın Chicago Boys modeliyle yetiştirilen genç Şilili ekonomistlerin elinde şekillendi. Şili bu dönemde neoliberal politikaların uygulamalarının ilk örneklerinin ortaya çıktığı bir laboratuvar işlevi gördü... Her iki
darbede de (Şili 1973-Türkiye 1980)
etkin olan Boys’lar ABD patentli idi. Şili’de Chicago Boys, Türkiye’de Our Boys (12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerçekleştiği gece ABD Başkanı Jimmy Carter ‘Our boys did it’ yani ‘Bizim çocuklar yaptı’ demişti).”

On binlercesi işkence gördü
Şili’de askeri darbede 250 bin kişi gözaltına alındı, on binlercesi ağır işkence gördü. 1973-1990 yılları arasında 2279 kişinin öldürüldüğü belgelendi. Cinayetlerin yarısı gözaltında işlenmişti. En şaşırtıcısı, bütün bu hak ihlallerine, yolsuzluklara rağmen, 1989’da devlet başkanlığı için yapılan plebisitte Pinochet’nin yüzde 44 oy almış
olması. Yazarı arayıp sordum,
neden ve nasıl? Özetledi:
“Hedefi Pinochet’nin gitmesi olan 17 parti ile devrimci sol örgütlerin oluşturduğu koalisyon yüzde 55 oy almıştı, Pinochet ise yüzde 44... Bu, halkın, neoliberal politikaların görece yaşam standartlarını artırdığına yönelik algısının sonucuydu. İnsanlar şöyle düşünüyordu, ‘Birileri faili meçhul cinayetlere kurban gitse de ben ev sahibi oluyorum’ ve susuyordu. Şili’de, siyasi iktidar, neoliberal politikaları rahat uygulamak için arkasına Opus Dei tarikatını da almıştı. Sağlıkta, eğitimde ve sigorta sisteminde öyle kökleşmişti ki bu politikalar, Pinochet’den sonra sosyalist liderler de geldi ama Şili’yi neoliberal ekonomi politikalarının sonuçlarından kurtaramadılar.”
Yazarın anlattığı benzerlikler bununla sınırlı değil ama bugün seçim günü.
Ancak bu kadarını yazabiliyoruz.

Ortaçağ şarkıları

Onları yıllar önce Ankara’da dinlediğimde, “Kim bu çılgınlar?” demiştim. Sahi, ortaçağ müziği yapmak, hem de dönem enstrümanlarıyla, kimin aklına gelir ki?
Canlı performansları tek kelimeyle muhteşem! Ensemble Galatia 10 yıllık bir grup. Müziğe gönül vermiş, dünya harikası, yetenekli mi yetenekli insanlar. Kendileri gibi müzik tutkunu bir de lutiye bulmuşlar: Erkan Ketenci. O da ortaçağ enstrümanları üretmiş çılgın gruba. Çılgın deyip duruyorum ama ayakları öyle yere basıyor ki! Dinlemeniz, albüm kitapçığını okumanız gerekiyor. Her fırsatta söylüyorum; Kalan Müzik, Kültür Bakanlığı’ndan daha çok çalışıyor. “Ensemble Galatia - Ortaçağ Şarkıları”
albümü de Kalan
imzasını taşıyor. Henüz keşfetmeyenlere duyurulur.

İşsiz gazeteciler ne yapıyor?

İşsiz gazeteciler deyince hemen akla ünlü köşe yazarları geliyor ama son yıllarda onlarla aynı kaderi paylaşan hatta onlar kadar kolay iş bulamayan çok sayıda tecrübeli muhabir arkadaşımız da var. Ara ara onlarla ilgili haberler paylaşmak istiyorum sizinle.
Uzun yıllar TRT Dış Haberler’de önemli işlere imza atan Devrim Gürkan’ın son adresi El Cezire Türk’tü. Gürkan bir süredir işsiz ama boş durmuyor. İki arkadaşıyla birlikte kurduğu www.sahafe.com adlı internet sitesinden Türkiye ve dünya gündemine dair sıcak haberleri paylaşıyor takipçileriyle. Sitenin en dikkat çeken bölümü ise Devrim Gürkan’ın çektiği kısa filmler. Onları izleyince anlayacaksınız, serde gazetecilik olunca, işsiz de bıraksalar üretmekten alıkoyamıyorlar.

Mehmet Keçeciler anlatıyor...

Uzunca bir süredir işsiz bir başka meslektaşımız
Hale Gönültaş da boş dur(a)mayanlardan. Tecrübeli gazeteci, merkez siyasetin önemli isimlerinden Mehmet Keçeciler ile bir nehir söyleşi gerçekleştirmiş. Hayykitap’tan çıkan, “Mehmet Keçeciler - Merkez Siyasetin Perde Arkası”, milliyetçi muhafazakar siyaset anlayışına kelimenin tam anlamıyla “ışık tutuyor”. Örneğin Turgut Özal’ın, Gülen okullarının açılabilmesi için Türki Cumhuriyetler’de bizzat aracı olduğunu, Süleymancıların ANAP ile milletvekili pazarlığı yaptığını, Adnan Kahveci’nin ölümünü ve daha fazlasını anlatmış Keçeciler...
En çarpıcısı da darbe sonrası arananlar listesinde olan Fethullah Gülen için, Burdur savcısı ile konuşan Keçeçiler’in arkadaşı dönemin Burdur Valisi İsmail Gülnindi’nin “Tutuklamayacaklar, ifadesini alıp bırakacaklar” bilgisini vermesi, ardından Fethullah Gülen’in “Başbakan Turgut Özal garanti verirse gider ifademi veririm” demesi. Keçeçiler’den öğreniyoruz ki kendisine bu garanti verilmiş ve Gülen ifadesini verip serbest bırakılmış.

Yaralı akbaba, jandarma ekipleri tarafından kurtarıldıMalatya'da devriye görevi yapan jandarma ekipleri, buldukları yaralı akbabayı tedavi ettirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber