“Orda bir köy var uzakta” O köy Apçağa

Erzincan’ın Kemaliye ilçesine bağlı Apçağa köyü Doğu Anadolu’nun turist çeken yerleşim yerlerinden biri oldu. Munzur Dağı’nın eteklerinde yer alan köyün cazibesinin kaynağı koruma altına alınan 200-300 yıllık ahşap evleri

“Orda bir köy var uzakta” O köy Apçağa

Orda bir köy var, uzakta, / O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da / O köy bizim köyümüzdür...” Ahmet Kutsi Tecer’in ünlü “Orda Bir Köy Var Uzakta” şiiri bu dizelerle başlıyordu. Büyük şehirlerde yaşayan ama doğup büyüdüğü köyü özleyenlerin dillerinden düşmeyen bu dizelerin 1927 yılında yazıldığı Erzincan, Kemaliye’ye bağlı Apçağa (Tecer’in babasının da köyü), artık Doğu Anadolu’nun turist çeken yerleşim yerlerinden biri.
Müze olarak kullanılan Ahmet Kutsi Tecer Kültür Evi’nin de bulunduğu köyün girişinden itibaren ziyaretçileri, güler yüzlü köylüler karşılıyor. Munzur Dağı’nın eteklerinde olması kadar çok yakınından geçen Fırat Nehri’nin oluşturduğu muhteşem coğrafya da köye ayrı bir hava veriyor.

Dokuz tane ahşap ev koruma altına alındı

Apçağa’nın yıldızı, Kemaliye’deki tarihi evlerin Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma (ÇEKÜL) Vakfı’nın “7 Bölge 7 Kent” projesine dahil edilmesiyle parladı. Apçağa’da, Safranbolu ve Beypazarı’ndaki evler gibi tarihi değer taşıyan ve koruma altına alınan dokuz ahşap ev var. 200-300 yıllık ahşap evler, modern dünyada ayakta kalan kültür mirasımızın en önemli eserleri arasında yer alıyor.
Osmanlı’nın sivil mimarisini yansıtan evlerde sofa, divanhane, kiler, selamlık gibi bölümler ziyaretçileri geçmişe götürüyor. Tüm tarihi Kemaliye evlerinde olduğu gibi taş, ahşap ve kerpiçin bir arada kullanılmasıyla yapılan evler aslına uygun restore edildiği için gezenlerde nostaljik duygular uyandırıyor. ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in çabaları ve Apçağalıların duyarlı yaklaşımlarıyla köy özgün kimliğini koruyor.
1953’te kurulan Apçağa Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği’nin başkanı Hadi Yurdakul, amaçlarının uluslararası düzeyde tanınmak olduğunu, köylerine Avrupalı turistlerin gelmesini istediklerini söylüyor. Yurdakul sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kemaliye’nin Unesco Kültür Mirası Listesi’ne girmesi için çalışmalar sürüyor. Kemaliye’de Apçağa gibi kültürüyle ve köylüleriyle ayakta kalan bir köyün olması çok önemli. Köyümüzde Kültür Bakanlığı tarafından tescilli dokuz ev bulunuyor. Altı çeşmemiz bakanlık tarafından korunmaya alındı. Ahmet Kutsi Tecer’in eserlerinin ve kullandığı eşyaların da bulunduğu müze büyük şehirlerde yaşayan köylülerimizin el emeği ile oluşturuldu. 150 yıllık çiftçilik aletlerinden yöresel giysilere kadar Apçağa’yı tanıtan pek çok eser köyün girişindeki müzede sergileniyor.”
Hımış (ahşap çatkılarla yapılan konstrüksiyon aralıklarının kerpiçle doldurulması) tekniğiyle yapılan Apçağa evleri, taş ve kerpiçin karışımıyla göz dolduruyor. Hâlâ köyde yaşayan ve atalarından kalma taş ustalığını günümüze taşıyan ustaların ellerinden çıkan evlerin yüzyıllar önce, Refahiye ve Kemah gibi komşu ilçelerde yetişen çam ve ceviz ağaçlarının Fırat Nehri’nden salla getirilmesiyle inşa edildiğini bilmek insanı şaşırtıyor.

Köyde her mevsimde turist ağırlıyorlar
Evlere ziyarete gelen diğer köylülerin hayvanlarını bırakarak çıkabileceği merdivenin ardından dinlendiği oda, sohbet ettiği ve kahve içtiği oda, aynı kattaki misafir yatak odaları ve herkesin birlikte oturduğu divanhane görülmeye değer.
Yaz-kış köyde yaşayan 200 kişiden biri olan Sadık Yaman, yazları memleketlerine gelenlerle birlikte
500 kişiyi bulduklarını belirtiyor. Yaman “Köyümüz ziyaretçileri yüzyıllar öncesine götürdüğü için gelen turistleri de evlerimizde misafir edebiliyoruz” diyor. “Evlerimizde kahvaltı dahil kişi başı 20-30 liraya kalabiliyorlar. Özellikle gezginler ve fotoğraf tutkunları tarihi evleri ve çeşmeleri çok merak ediyor.”

Okuma odası olan ender köylerden
Çağlayan su anlamına gelen Apçağa’nın tarihi MÖ 2’nci yüzyıla kadar uzanıyor. Asur, Pers, Roma-Bizans, Arap kültürlerine ev sahipliği yapan Apçağa, 1421’de Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı. Osmanlı mimarisini gösteren evleri dışında tarihi hamamı ve fırınıyla pek çok çeşmesi bulunan Apçağa, okuma odası olan ender köylerden. Köyün müzesinde ise eski dönemlerine ait pek çok eser sergileniyor.

11 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber