|
 |
|
|
Marketler "sahaya indi"
Büyük süpermarket zincirleri de, sadece kendi raflarında satılmak üzere çok uygun fiyatlı ve kaliteli şarapların ithalatına başladı. 15 YTL civarında fiyatlardaki kaliteli Bordo şarapları, pahalı yerli şarapları fena silkeleyecek...
şişedeki balık / MEHMET YALÇIN
Nihayet beklenen oldu... Şarap ithalatının geçtiğimiz yıl serbest bırakılmasının ardından, bürokratik formalitelerini ancak tamamlayabilen büyük süpermarket zincirleri sadece kendilerinde satılmak üzere ucuz ama fiyatına göre kaliteli kitle şaraplarını da ithal ettiler ve raflarına dizdiler. Migros, Carrefour, Champion ve Metro'nun rafları, 12-16 YTL aralığındaki fiyatlarla Fransız ve İtalyan şaraplarıyla doldu...
Benzer kalite çizgisindeki yerli şaraplarımız bu fiyatlara satılırken, hem nakliye masrafları hem de gümrük vergileri bindiği halde aynı fiyatlara ancak çıkan, üstelik tat olarak hiç de fena olmayan bu şarapların tanıtımı daha çok yapıldıkça, bulunurluğu sürekli kılındıkça, yerli şarapların satışlarından çalacağını görmek için kahin olmaya gerek yok. Bu durumda yerli şarap üreticilerimiz ya fiyat indirecekler ya da çarpıcı ataklarla kalite yükselterek -ki bu kısa vadede zor görünüyor- rekabeti kalite yönünde yoğunlaştıracaklar. Kaliteyi hızlı biçimde artırmaları pek mümkün değil, zira orta kalite şaraplara Cabernet, Merlot gibi üzümler katmaya kalksalar, Türkiye'de zaten bu üzümlerin iyi bağları çok sınırlı. Fıçıda bekletmeyi deneseler, o da bir maliyet. Velhasıl, şarap dünyasında rekabet sıkılaşacak ve özellikle de fiyatta tüketiciye yansıyacak. Bu, işin bir tarafı. Tüketicinin -dolayısıyla okurun- asıl merak ettiği ise, yeni gelen şarapların neler olduğu, tatları ve özellikleri.
Genç ama düzgünler
Fransa, İtalya, İspanya gibi şarapçılığı zengin ülkelerde şarabın binbir türlüsü, yurtdışına çıkış fiyatı 1 euro olanından birkaç 100 euro olanına kadar hemen her kalitesi var. Türkiye'de asıl işi mermercilik, müteahhitlik, kereste tüccarlığı gibi sahalar olduğu halde "Bu şarap işi pek gözde. Biz de bir kenarından tutalım, çeşme akarken küpümüzü dolduralım" diye düşünen ve şarap işine dalan bazı ithalatçılar kurnazlık yapıp, "Nasıl olsa Türk milleti şaraptan anlamaz. Fransa'dan ucuza üstünde şato mato resmi olan birkaç şarap bulur, allayıp pullayarak buralarda pahalıya satar, yolumuzu buluruz" diye düşünüyorlar. Şu anda iç piyasada kaliteli ithal şaraplar olduğu kadar, böyleleri de var. Kendi şaraplarını ithal eden süpermarketler ise, böyle bir kandırmacaya tenezzül etmemişler, isimlerini lekelemeyecek, kalitesi ve fiyatı birbiriyle uyumlu şaraplar getirtmişler. Migros'un getirttiği "Zonin" markalı şaraplar, Chianti ve Montepulciano d'Abruzza bölgelerinden. Meyvemsi, temiz, hoş kokulu ve rahat içimli şaraplar bunlar. Büyük derinliklere ve nüanslara sahip değiller ama İtalyan şarabı karakterini güzel yansıtıyorlar. Yine Migros'un özel ithal ettirdiği Domaine Boyar'ın Merlot ve Cabernet üzümlerinden Bulgar şarapları da, üzümlerin tarzlarını ortaya koyan şaraplar. Metro'nun Bordo'dan getirttiği Château Clos de Latour ise bunlardan bir gömlek daha üstte. Paris Tarım Yarışması'nda altın madalya almış, 2002 rekoltesi olduğundan dinlenmiş, tadı zengince bir Bordo bu. Carrefour ve Champion'ların getirttiği beyaz ve kırmızı Grand Moment'ler de 2003 rekoltesinin taze Bordo şarapları. Ama içimleri rahat, özellikle çok şık şişe ve ambalajları hediyelik olabilme avantajı da yaratıyorlar. Doğrusu beyazları kırmızılarından daha etkileyici.
İthal edilmiş "market şarapları"nın yerlilere göre bir farklılığı, etiket ve şişe tasarımlarının da şarap satın alma zevkini tahrik edecek tarzda yapılmış olması. Türk şaraplarında az rastladığımız bir özellik bu. Albenili ithal şaraplar, umarım yerli üreticilerimize de şarabın keyifle, mutlulukla, yaşama sevinciyle ilgili bir ürün olduğunu hatırlatır ve onları sunumlarında daha şık olma yolunda "motive eder"...
myalcin@turk.net
|
|
|

|