Safranboluda kebap Bartında pide

Herkesi Safranboluya çeken eski evleri biz de ziyaret ettik. Yörükler Köyünü, Demirciler Çarşısını gezdik. Oradan Bartına geçtik, ırmak boyunda çok güzel bir yemek yedik

Gezgin Mehmet Yaşin, Safranbolu ile ilgili son yazısında Gülnur Konağını övmüştü. Safranboluda konakların çoğu otel veya pansiyon. Biz de bu konağı otel sanarak orada kalmayı düşünüyorduk. Meğer bu konak Safranbolu aşığı Gül ve İbrahim Canpolat çiftinin satın aldığı, onardığı ve içinde yaşadığı bir "saray" imiş. İzin verdiler. Bahçelerini ve evlerini gezdik. Özgün yapıyı koruyarak yaptıkları onarıma, konaktaki yaşam çizgilerine hayran olduk.Safranboluda evlerin birinci katında, salonun ortasında kocaman taş havuzlar var... Ahşap binaların birinci katındaki bu havuzların nasıl olup da binayı çökertmediğine şaşırırdım. Bu defa öğrendim ki, binaların birinci katına kadar olan bölümleri taş ile inşa ediliyormuş. Zemin kat taş. Birinci kata kadar çıkan taş duvarların üzerine taş havuz oturtuluyor. Evlerin birinci kattan sonraki bölümleri ve havuz çevresindeki döşeme ahşap. Böylece ahşap binanın birinci katında havuz varmış hissi veriliyor. Havuzlar iki-üç karış derinlikte. Yüksek bir kurnadan dökülen su şırıl şırıl ses yapıyor. Suyun aktığı oluğun zinciri çekilince, su zincirin üzerinden sessiz kayıyor.Safranboluda Aytekin Kuşu tanıdım. Aytekin Kuş, Safranboluyu seven ve bilen biri. Birlikte gezdik.Yörükler köyüne gittik. Yörükler köyü, Safranbolunun hemen yakınında bir yerleşim bölgesi. Adının köy olduğuna bakmayınız; dört-beş katlı eski Safranbolu evlerinin bulunduğu koskocaman bir yer... Yeşillik... İnsanları cana yakın...Safranboludaki lokantalarda Safranbolu yemekleri bulunmuyorSafranbolunun eski evleri güzel... Bunları görmek için Safranboluya gidilir... İyi de başkaca ne yapılır? Ne yenilir? Ne alınır?Aytekin Kuş ile eski arastaya gittik. Yemenici Mustafa Öncül amcadan Safranbolu yemenisi satın aldık. Mustafa Öncül tek ve son yemenici. Oğulları baba mesleğine ilgi duymamış. Çırak bulamamış. Ne alabilirseniz ileride "antika olacak". Benden yazması...Sonra Demirciler Çarşısına gittik. Üç demirci, örs başındaki eski kapı tokmaklarından yapıyor. Koskoca Safranboluda yöresel sanatçı olarak bulabildiklerim işte bu kadar.Sokaklarda Safranbolu evlerinin tahtadan yapılmış maketleri, Buldan-Denizli işi bezler ile Çin işi hediyelik eşya satılıyor.Gezgin Mehmet Yaşin, yazılarında Safranbolu yemekleri olarak perohi denilen mantıyı, uzun pakla denilen yaprak dolmasını, cevizli yayım denilen ev eriştesini, bütün et denilen kuzu yemeğini, cihan baklavası ile kiren suyu denilen kızılcık şerbetini övmüştü. Ben de Safranbolunun etli bamyasını özlemiştim. Bu yemekleri tatmak arayışında, "Hangi lokantaya gidelim? Hangi lokantada Safranbolu yemekleri yenilebiliyor?" diyerek sorduk. "Safranbolu yemeği evlerde yenilir. Burada lokantalarda Safranbolu yemeği yoktur. Et yiyeceksiniz" dediler. Gündüz vakti Çevrik Köprü Kebapçısında kebap, akşam da Bağlarbaşında Havuzlu Köşk Lokantasında İstanbul usulü et yedik. Önceki hafta Safranboluya sonra Bartına gittik. Safranboluyu görmeyenler mutlaka görmeli. Biz hafta içi gittik. Sokaklar bomboştu. Hafta sonu oldu. Tur otobüsleri geldi. Sokaklar doldu. Safranboluya insanları çeken, ayakta kalmış eski evler... Bu evlerden bazıları otel, pansiyon haline getirilmiş. Biz Savaş Halvaşinin Tahsinbey Konağında kaldık. Ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. Halılar döşenmiş ahşap evin yüksek tavanlı bir odasında yer yatağında uyuyorsunuz. Dolap kapağından içeri giriyorsunuz. Dolabın içine oturtulan banyoda yıkanıyorsunuz. Her şey tertemiz. Safranboludan Bartına geçtik. Dostum Esen Alişe, "Bartın yemeği yiyebileceğimiz bir lokanta var mı?" diye sorduk... O da aynı cevabı verdi. "Bartın yemekleri evlerde yenilir. Lokantalarda et yiyebilirsiniz..."Yıllar önce biz Bartında yaşarken ırmak boyunda pikniğe çıkardık. Şimdi ırmak boyu yeşillenmiş. Irmak boyunda eskiden ahşap tekne yapılan yerler şimdi gazino, lokanta olmuş. Esen Aliş bizi etli pide yemeğe davet etti. Eşi evde harcını hazırlamış. Irmak boyunda Yazlar Pide Bahçesine gittik. Yemyeşil bir bahçe. Mustafa Çelikdöven, eşi Fatma Çelikdöven ile odun ateşinde pide pişiriyor. Fatma Çelikdöven kuru yufka açıyor, gözleme yapıyor. Gözleme 1 milyon lira, kuru yufkanın tanesi 500 bin lira... Okula giden iki küçük kızları ile bir oğulları da servise yardımcı oluyor. Pideler nefis, bahçe pek güzeldi. Bartında ahşap tekne yapılan yerler şimdi gazino, lokanta

Türkiye: Mektup çöpe atıldı, yanıtı Barış Pınarı HarekâtıCNN Türk'e konuşan Cumhurbaşkanlığı kaynakları, ABD lideri Trump'ın diplomatik nezaketten yoksun mektubunun reddedildiğini söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber