Sanat dediğiniz şey bazen pahalı değildir

“Sanat dediğin şey pahalıdır” algısını yok etmek için Parisli sanatçıların kurduğu Artapot’un resimleri İstanbul’da satılıyor

Sanat dediğiniz şey bazen pahalı değildir

Ünlü sanatçının tablosu rekor fiyata satıldı” haberlerinden midir bilinmez “Sanat dediğin şey pahalı olmalıdır” algısı beynimize kazınmış durumda. Bu yüzden koleksiyon çoğumuzun gözünde bir zengin uğraşı. Açık artırmaların, galerilerin kapısından girmeye cesaret edemeyiz. Bu durumu fark eden Stephanie Triau’nun kurduğu Parisli sanatçılardan oluşan sanat kolektifi Artapot ulaşılabilir sanat üretiyor. Son koleksiyonları “Barkod”da ise sanatın ticari bir mal haline gelmesine alaycı bir uslupla yaklaşıyorlar: “Sanatın bir ticari mal olmasıyla ilgili bir şaka gibi düşünebilirsiniz bu koleksiyonu. Eğlenceli bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diyor Triau. Sohbetimizin sonunda aklımda “Sanat nedir?” sorusuyla ayrılıyorum yanından.

Ulaşılabilir sanat nedir?

Hepimiz sanatın bir ticari eşya haline geldiği konusunda hem fikiriz sanırım. Bu işin bir pazarı var ve ulaşılması mümkün olmayan fiyatlarla eserler satılıyor. Bunlar medya sayesinde daha çok konuşulur oldu. Dolayısıyla sahip olamayacağımız şeyleri daha çok görmeye başladık. Bu yüzden ulaşılabilir sanat isimli bir hareket var. Bu hareket sanatla ilgili olan ve koleksiyon yapmak isteyen ama geleneksel galerilerde kendilerine göre bir şeyler bulamayan insanların ihtiyaçlarını karşılıyor. Londra’da 2000’lerden önce ulaşılabilir sanat fuarları düzenlenmeye başladılar. Şimdi dünyada 15 şehire yayıldı bu fuar. İstanbul ünlü sanat şehirlerinden biri haline geliyor. Ama ulaşılabilir sanat anlamında çok fazla çalışma yok. Biz de bunu getirmeye çalışıyoruz. Temel olarak yaptığımız sanat ulaşılabilir ama diğer ulaşılabilir sanat alabileceğiniz yerlerin aksine baskı veya fotoğraf satmıyoruz. Sattığımız şey tuval üzerine yağlı boya. “Gerçek” sanatçıların da kalitesinden etkilendiği çalışmalardan bahsediyoruz. Teknik açıdan da çok iyiler.

Sizin ilginiz nereden geliyor?

Annem ve babamla açık artırlamlara, müzelere giderdik. Satın alamayacağımız şeyleri izler dururuduk yani. Aslında babam çılgın bir koleksiyoncudur ama çok zengin biri de değil. Dolayısıyla maddi imkanları yettiğince bir şeyler alırdı. Biraz para kazanmaya başlayınca hemen küçük şeyler almaya başladım.

Kim yapıyor bu resimleri?

Artaport bir sanatçı topluluğu, sadece bir kişi yapmıyor bunları. Hepsi güzel sanatlar alanında eğitim almış kişiler. Türkiye’de bir benzeri yok bu anlamda. Böyle bir şey yaptım çünkü sanatçı olduğu halde sanatçı olarak çalışmayan birçok kişi tanıyorum. Onlar da benim gibi sanatın kolayca satın alınabilir bir şey olması gerektiğini düşünüyor. İsimleri veya yüzleri tanıtmıyoruz. Resimler Artapot imzasıyla satılıyor.

“Sanat ücret karşılığında satın alınan yoğurt gibi bir şey mi?”

Satıştaki son koleksiyondan bahsedelim...

Yapmaya çalıştığımız şeye çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum son koleksiyonumuzun. Bugün sanat çok pahalı bir şey ve bunun bir pazarı var. Bir yandan da bu sanattan ilham alarak yapılan ucuz şeyler var. Bir müzeye gittiğinizde bizim de koleksiyonumuzda bulunan, üzerinde Van Gogh resmi olan bir buzdolabı magneti alabilirisiniz. Poster gibi küçük şeyler de alabilirisiniz. Bunların arasında büyük fark var tabii. Sanat nedir aslında? Çok büyük paralar verip satın aldığınız şeyler mi yoksa süpermarketten bile alabileceğiniz herhangi bir şey mi? Sanatın herhangi bir ticari objeden farkı nedir? Belli bir ücret karşılığı satın alabileceğiniz yoğurt gibi bir şey mi? Bu koleksiyonda sanatçıların ünlü olmuş resimlerinin üzerine barkod koyuyoruz.

Fiyatları nasıl?

900-1500 avro arası.

Ulaşılabilir bir fiyat mı bu? Tartışılır...

Her biri orijinal tuval üzerine yağlı boya. Yeni çıkan genç bir sanatçı çalışmalarını en az bu kadara satıyor zaten.

Nasıl satın alınabilir?

Farklı yerlerde sergiliyoruz. Rixos Pera oteldeki Jack Russell restoran da bunlardan biri. Burada fiyatların bulunduğu bir katalog da var. Masaya yemek menüsü gibi koyuyoruz bunları. Buradan satın alabilirsiniz. Bunun dışında Nişantaşı Biber Bar, PRfit Bebek ofisinden de satın alabilirsiniz. Online satış yapmıyoruz, bir galerimiz de yok.


İşlerimizi koleksiyonerler alıyor

Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Yaptığımız işten hoşlanmayan insanlar da olabilir. Ama bu yaptığımızın iyi olmadığı anlamına gelmez. Sanat dünyasına farklı bir şeyler getirmeye çalışıyoruz. Contemporary İstanbul’da yaptığımız şeyden hiç hoşlanmayan insanlar oldu. Özellikle bazı galeriler bu tarz bir sanat anlayışına karşılar. Ama genel olarak insanlardan çok iyi tepkiler alıyoruz. Çünkü eğlenceli bir şey yapıyoruz ve insanları güldürüyoruz. İnsanları mutlu edebiliyor ve yaptığımız işin kalitesini anlamalarını sağlayabiliyorsak amacımza ulaşıyoruz demektir. İşlerimizi alanların çoğu da koleksiyonerler, sanat dünyasına yabancı kişiler değiller yani.

Bu resimleri yapan sanatçılar Türkiye’ye geliyor mu?

Evet. Bu aralar Türkiye hakkında bir şeyler hazırlıyoruz. Bir sonraki koleksiyonumuzda 70’lerin ikonlaşmış müzisyenleri Zeki Müren, Barış Manço’dan ilham alacağız.

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber