Sizi 70’lere ışınlayalım mı?

Cuma günü vizyona giren “Zaman Makinesi 1973” ve “Dursun Çavuş”, 1970’li yıllardan hikayeler anlatıyor bize. Biz de bu vesileyle sizi bir zaman yolculuğuna çıkarmaya karar verdik: 1970’li yıllar nasıl zamanlardı? Ne izlerdik, ne dinlerdik,ne yer, ne giyerdik, kimlere hayrandık?

Sizi 70’lere ışınlayalım mı?

Siz 1970’li yılları nasıl hatırlıyorsunuz? 1980 darbesinin ardından “darbe öncesi dönem” olarak adlandırılan bu dönem, kimilerine göre aslında 1961 Anayasası’nın yarattığı ortam sayesinde son derece özgürlükçüydü. 1960’lı yılların sonundan itibaren dünyayı saran gençlik akımları etkisini göstermiş ve tüm dünya sanatsal olarak yaratıcı bir dönem geçirmişti. Fakat Türkiye bu yıllarda toplumsal kaosun acı yüzüyle de karşılaştı. Sokaklar tekinsiz yerler halini almıştı.
Cuma günü vizyona giren iki yerli yapım “Zaman Makinesi 1973” ve “Dursun Çavuş” bize aynı yıldan, 1973’ten hikayeler anlatıyor. Peki 1970’li yıllar nasıl zamanlardı? Ne izlerdik, ne dinlerdik, ne yer, ne giyerdik, kimlere hayrandık?

Arabesk ve Anadolu rock

1970’ler Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses ve Müslüm Gürses’in katkılarıyla arabeskin yaygınlaştığı yıllar oldu. Arabeskle birlikte bir yandan da Anadolu rock (ya da Anadolu pop) olarak anılan müzik türü de kitlelerce benimsendi. Bu türü temsil eden Erkin Koray, Barış Manço ve Cem Karaca gibi isimler; “Dağlar Dağlar”, “Tamirci Çırağı”, “Namus Belası”, “Arap Saçı” ve “Estarabim” gibi birçok hit şarkıya imza attı. Ajda Pekkan, Alpay, Bülent Ortaçgil, Emel Sayın, Esin Afşar, Esmeray, Füsun Önal, İlhan İrem ve Neşe Karaböcek de döneme damgasını vuran diğer isimlerdi.
Aynı yıllarda Avrupa ve Amerika’da ise Pink Floyd, Led Zeppelin, The Rolling Stones ve Deep Purple’la rock rüzgarı esiyordu. Özellikle Pink Floyd, “Dark Side of The Moon” albümüyle adını müzik efsaneleri arasına yazdırdı. Rock müziğinin bu önemli topluluklarıyla birlikte İsveç’ten bir topluluk, ABBA da pop müziğe zirve yaptırdı.
Türkiye’nin Eurovision macerası da 1970’lerde başladı. 1975’te Semiha Yankı “Seninle Bir Dakika” ile yarışmaya katıldı ve bu yarışma ilk kez naklen yayınlandı.

Bir nesil Cin Ali’yle okumayı söktü
Cin Ali, ilkokul öğretmeni Rasim Kaygusuz tarafından 1968’de çocukların okumayı daha kolay öğrenmesi için yaratıldı. 1970’li yıllardan itibaren birçok çocuğun okuduğu bir kitap serisi haline geldi Cin Ali. 1970’li yıllarda çocuklara özel dergiler de gözdeydi. Milliyet Çocuk, Doğan Kardeş ve Kumbara dergileri de dönemin unutulmazları arasına girdi.

Televizyon

“MÜSAİTSENİZ SİZE GELECEĞİZ”

Türkiye’de ilk televizyon yayını 1969’da yapıldı. Fakat 1970’li yılların ikinci yarısına kadar televizyon çok yaygın değildi.
Hal böyle olunca televizyonlu evlere “misafir” akını başladı. “Müsaitseniz akşam size geleceğiz” furyasının biraz da
bu sebeple başladığını söylemek mümkün. 1971’de ilk spor naklen yayını İzmir’den Göztepe-İstanbulspor maçıyla yapıldı. Aynı yıl İzmir’de düzenlenen Akdeniz Oyunları da naklen yayınlandı. 1972’ye gelindiğinde ise Türkiye bir yenilikle daha tanıştı. “Bedava Dünya Gezisi” adlı dizi Türkçe seslendirilen ilk dizi oldu. Bu yeni bir dönemin başlangıcıydı. Daha sonra “Küçük Ev”, “Zengin ve Yoksul” gibi diziler de Türkçe dublajla yayınlandı. 1973’te ilk yılbaşı özel yayını yapılırken, 1974 Dünya Kupası naklen yayınlanan ilk büyük çaplı futbol turnuvası oldu. Türk futbolseverlerin Hollanda “taraftarlığı” da bu turnuvayla başladı. 1974 bir açıdan daha önemlidir: Halit Ziya Uşaklıgil’in ünlü eseri “Aşk-ı Memnu” dizi olarak, o yıl TRT’de izleyicilerle buluştu. Müjde Ar da bu diziyle yıldız oldu. Aynı yıl yayına başlayan bir diğer dizi de “Kaynanalar”dı. “Görevimiz Tehlike”, “Charlie’nin Melekleri”, “Lassie”, “Uzay Yolu” ve “Kaçak” dizileri insanları televizyon karşısına topladı. “Heidi”, “Şeker Kız Candy” ve “Pembe Panter”
ise çocukların favorisiydi.

EKMEK ÜSTÜ SALÇA
Ülke en zaruri ihtiyaçlarını bile karşılayamazken kendine “unutulmaz lezzetler” yaratmayı başarmıştı. Leblebi tozu bunlardan biriydi. Leblebiler toz haline getirilir ve şekerle karıştırılırdı. Dönemin unutulmaz lezzetleri arasında “keşifler” de vardı: Ekmeğe Sanayağı sürülüp üzerine şeker dökmek, şekerli yoğurt ve salçalı ekmek... Tabii “Bisküvi denince akla her an onun adı gelir, Eti Eti Eti” ve “Akşama babacığım unutma Ülker getir” gibi reklamlarla bu markaların ürünleri unutulmazlar arasına girdi. Bu yıllarda iki bisküvinin arasına lokum koyup yemek de modaydı.

Dönemin yıldızları

1970’li yılların yıldızları müzik ve sinema alanından çıkardı. Sinemadan Ayhan Işık, Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Sadri Alışık, Kemal Sunal, Şener Şen ve Yılmaz Güney, müzik dünyasından Zeki Müren, Bülent Ersoy, Orhan Gencebay, İlhan İrem, Cem Karaca, Barış Manço ve Ajda Pekkan o yıllarda birçok insanı kendisine hayran bıraktı. Dönemin tüm yıldızları hayranlarına o yılların popüler haber ve aktüalite dergileri Hayat ve Ses ile ulaşıyordu.

Her tür film çekildi

1970’li yıllar Türk sinemasının iki farklı yüzüne tanıklık etti. 10 yıllık dönem Tarkan, Karaoğlan gibi kahramanların tarihi fantazyalarıyla başladı. Arzu Film’in öncülüğündeki “aile filmleri” ise dönemin gişe canavarları oldu. “Hababam Sınıfı”, “Tosun Paşa”, “Süt Kardeşler”, “Kibar Feyzo”, “Gülen Gözler” gibi onlarca kült film bu dönemde çekildi. Bunlarla birlikte özellikle Yılmaz Güney’in başını çektiği “toplumcu gerçekçilik” akımı da döneme damgasını vurdu. Bu akım birkaç yıl içinde etkisini artıracak ve Türkiye’ye Cannes Film Festivali’nden ilk Altın Palmiye’yi getirecek “Yol”un çekilmesine vesile olacaktı. Fakat 1970’li yılların sonuna gelindiğinde yaşanan toplumsal kaos ve yaygınlaşan televizyon kültürü insanları sinemadan uzaklaştırdı. Bu dönemde ise devreye erotik filmler furyası girdi.

Kara günler!
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 6 Mayıs 1972’de idam edilmesi ülke tarihinin kara olaylarından biridir. Yine 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı’nda yaşananlar ve bugün 36’ncı yıldönümü olan 16 Mart Katliamı toplumun hafızasında bir utanç olarak yerini korur.

Türkiye’de “karartma” var!
1970’li yılların en önemli dönüm noktalarından biri de Kıbrıs Barış Harekatı’ydı. “Ayşe’nin tatile çıktığı” harekattan sonra II. Dünya Savaşı’ndan beri uygulanmayan “karartma” Türkiye’ye geri döndü. Yerleşim yerlerini hava saldırılarından korumak için evlere ışığı geçirmeyecek kalın perdeler takıldı. Arabaların farları ise koyu renkli jelatinlerle kaplandı. Uygulama yaklaşık altı ay sürdü.

Ömürler
kuyruklarda geçti

1970’ler Türkiye’nin ekonomisi için kara bir leke. İhracat yapılamadığı için döviz sıkıntısı yaşayan ülkede halkın en basit ihtiyaçları bile karşılanamadı.
Et, yağ, benzin ve tüpgaz gibi ihtiyaçlar için insanlar upuzun kuyruklarda beklemek zorunda
kaldı bu yıllarda.

Sarı Fare ve İmparator
1970’li yıllarda Türkiye’de üç büyük kulübün şampiyonluk ambargosunu kıran bir takım çıktı Anadolu’dan: Trabzonspor. 1967’de kurulan takım 1976, 1977 ve 1979 yıllarında Türkiye şampiyonu oldu. 70’li yıllarda Fenerbahçe dört, Galatasaray ise üç şampiyonluk kazandı. Beşiktaş 1970’li yılları boş geçti. Televizyonun yaygınlaşmasının bir sonucu olarak Türkiye’nin kapıları dünya futboluna da açıldı. 1974 Dünya Kupası’nın televizyonda naklen yayınlanmasıyla da futbolun dünya yıldızlarıyla tanışma fırsatı bulduk. Finale kalan iki takımın yıldızları, Almanya’dan “İmparator” Franz Beckenbauer ve Hollanda’dan “Sarı Fare” Johan Cruyff tüm futbolseverlerin beğenisini kazandı.

Siyasetin dört atlısı
1970’li yıllarda Türkiye siyasetinin dört önemli aktörü vardı: Karaoğlan lakaplı Bülent Ecevit, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş. 1970’li yıllar siyasetinin en önemli özelliği ülkenin koalisyonlarla yönetilmesiydi. Erbakan’ın Milli Selamet Partisi (MSP) ise koalisyonların vazgeçilmeziydi.

İspanyol paça ve apartman topuk
Bir fotoğrafın 1970’lere ait olduğunu anlamanın en kolay yolu, tabii ki dönemin moda akımının ayırt edici özelliklerinin o fotoğrafta bulunup bulunmadığına bakmak. 70’li yıllar için bu ayırt edici özellikler çok belirgindi. Uzun saç modası bu özelliklerden biridir. Erkekler özellikle Cem Karaca ve Barış Manço gibi rol modellerinin etkisiyle saçlarını omuzlarına kadar uzatırdı. Bu yılların öne çıkan özelliklerinin başında ise İspanyol paça pantolonlar gelir. Apartman topuklu ayakkabılar ise dönemin modasının dikkat çeken unsurlarındandı. 1960’lı yılların sonunda başlayan hippi modası da etkinliğini bu yıllarda sürdürdü. Miniler, maksiler, folklorik etekler, romantik elbiseler bu dönemde çıktı ortaya. Düğmeleri göbeğe kadar açılan, geniş yakalı ve desenli gömlekler de
70’li yılların erkeklerinin alametifarikasıydı.

“Ne bakıyorsun, ayı mı oynuyor?”
1970’li yılların fantastik özellikleri de vardı elbet. Şimdiki nesil için bunların en garibi şüphesiz “ayı oynatmak”tı. Yolda yürürken bir anda karşınıza tasmalı bir ayı çıkabilirdi
ve sahibinin komutlarıyla size ufak bir dans gösterisi de sunardı. Dönemin
en moda deyimlerinden “Ne bakıyorsun, ayı mı oynuyor?” da bu nedenle ortaya çıkmıştı.

18 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber