“Topçu Kışlası projesi gündemimizde yok”

Mayıs ayından bu yana Taksim Meydanı’nda hummalı bir çalışma söz konusu. Peki neler yapılıyor? İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne Topçu Kışlası projesini sorduk. Mimar Sinan Genim’le bir meydanın nasıl olması gerektiğini, İstanbullularla da hayallerindeki meydanı konuştuk

“Topçu Kışlası projesi gündemimizde yok”

İstanbul’un sonucu merakla beklenen değişim projelerinin başında Taksim Meydanı Düzenleme Projesi geliyor. “Sadece geçip gidilen değil, kullanılabilir bir meydan” mottosuyla ilk etap çalışmaları 13 Eylül 2013’te tamamlanarak yayalara açılan fakat akıbeti o günden beri merak konusu olan Taksim Meydanı’nda zemin düzenleme çalışmaları mayıs ayında başladı. Zemin döşeme işlemleri tamamlandıktan sonra oturma birimleri, süs havuzları, ağaçlar, duraklama ve dinlenme alanlarının eklenmesi, aynı zamanda meydanın simgesi olan Cumhuriyet Anıtı’nın daha görünür bir hale getirilmesi sonucunda projenin tamamlanması hedefleniyor. Mayıs ayından bu yana hız kesmeden devam eden çalışmaların ne zaman biteceği ise merak konusu. Aslında Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana tam anlamıyla “meydan görevi” görmeyen ama buna rağmen her daim büyük tartışmalara sebep olan Taksim Meydanı hakkında yeni bir haber daha çıktı. Radikal internet sitesinde yer alan haberde “Beyoğlu Belediyesi iptal edilen planı uygulamaya geçti. Topçu Kışlası, Taksim Camii, Galatasaray otoparkı ve ihya projeleri yeniden gündemde” ifadeleri yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi basın bürosuna sorduk, “Topçu Kışlası projesi gündemimizde yok. Yeniden yapılması görüşülmüyor” cevabını aldık. Dr. Mimar Sinan Genim’le herkesin hakkında bir fikri olduğu ve asla çözüme ulaşamayan bu meydanın nasıl düzenlenmesi gerektiğini, İstanbul’da yaşayan vatandaşlara ise nasıl bir meydan

hayal ettiklerini konuştuk...

İstanbullular nasıl bir meydan hayal ediyor?

Acun Kıraner(34, Aksesuar tasarımcısı)

Uçak inebilecek kadar beton olmayan, yağmur yağınca göl olmayan, iki yılda bir içinde cehenneme portal gibi bir çukur açılmayan,
1 Mayısta kapanmayan bir meydan fena olmaz bence.

Batuhan Fırıncı (32, Ressam)

Bol yeşil, bol oturma alanı, minimum beton. Atatürk Kültür Merkezi’nin de acilen tekrar faaliyete geçirilip meydan ile sosyal bağının yeniden kurulması lazım.

Buse Seyrek(47, Ev hanımı)

Arnavut kaldırımı ve ağaçlar geri gelsin.

Can Karakuzulu
(32, Oyun tasarım ve geliştirici)

Gaz olmasın, gaz!

Cansın Özbilgin(32, Yayınevi editörü)

Yeşil alanları, güvenli ve temiz bir meydanı bile olmayan bir şehir İstanbul. Buna rağmen her fırsatta İstanbul’un eşi benzeri olmadığını söyleyenlere inanamıyorum. Temiz çimler,
ağaçlar ve güvenli bir ortam Taksim Meydanı’nın asıl ihtiyacı olan şey bence

Didem Serdar(31, Pazarlama direktörü)

Bence trafiğe kapatılmasında sorun yok, ama yazın güneşten kışın da yağmurdan, kardan eziyet oluyor şimdiki hali. Halbuki Gezi Parkı’nın yapısı çok güzel, Gezi Parkı genişletilsin istiyorum. Meydan istemiyorum, park istiyorum.

Elvan Şengül (23, Öğrenci)

İpini koparan tacizcinin gelmeyeceği kadar elit ama sokak sanatçılarının rahat olacağı kadar bizim olsun. Kadınlar rahat dolaşabilsin Taksim’de. İstanbul’un kalbi olarak sanat ve tarih koksun her yeri.

Ezgi Tanrıkulu(34, Oyuncu)

Daha yeşil, alt geçide girmek zorunda kalmayan otobüsler, daha çok esnaf daha az AVM lütfen. Biraz da samimiyet.

Gülriz Fırat (31, Reklamcı)

Polis sayısı kadar ağaç olsun. Barikat sayısı kadar bank. O kadar çok ağaç olsun ki insanlar eylem yapacak yer bulamasın.

Hamza Şamlı (40, Grafik tasarımcı)

Tamamen doğal parka çevrilsin! Ne eylem, ne polis, ne de başka bir şey olsun. Hatta bank bile koyulmasın! Sadece yürüme yolları...

Hasan Demirci(37, Öğretmen)

Tramvay yolunun sol ve sağ taraflarından su kanalları yapılsın mağazalara ahşap basamaklarla geçiş olsun. Geceleri sarhoşlar düşmesinler diye 12’den sonra su kanallarının üzeri kepenk sistemiyle kapatılsın. Kepenkleri sanatçılar boyasın.

Harun Karakaş(28, Tercüman)

Taksim Meydanı özgür olsun isterdim.
Hep bizim olan, bizim kalan!

Senem Kök(29, Sosyal medya uzmanı)

Potası olmayan okul bahçesi gibi olmasın.

Serdar Serdaroğlu (43, Tasarımcı)

AKM tekrar eski günlerine dönmeli. Ağaca, toprağa; betonların arasında nefes alacak, sakin kalacak yere hasretiz. İstanbul’un orta yerine böyle bir meydanın griler içinde, bu kadar fakir bırakılması bir dünya şehri olmadığımız anlamına geliyor.

Simto Alev(31, Program geliştirici)

Beton olmasın, yeşil olsun. Bolca ağaç, çim, bitki olsun. Lale olmasın ama lütfen. Dinlenmek için banklar hatta belki masalar olsun. İnsanlar canı isterse yerde falan otursun. Çimlere basmak yasak olmasın. Sokak sanatçılarına izin verilsin. Müzisyenler, pandomimciler, tiyatrocular vs olsun. Ara sıra sokak sergileri olsun, modern heykeller olsun.

“Meydanlar konusunda fikir zafiyeti içindeyiz”

Dr. Sinan Genim (Mimar)

-Meydan fikri şehir devletlerinde, şehrin sorunlarını tartışmak için yapılan toplantılar nedeniyle duyulan açık alan ihtiyacını karşılamak amacıyla ortaya çıkar.

-Doğu kültüründe genel olarak meydan fikri yoktur. Çünkü çoğunlukla mutlakiyetle yönetilen toplumlarda geniş halk yığınlarının toplanabileceği alanlar hoş karşılanmaz.

“Meydanlar park değildir, ağaca boğulmamalı”

-Cumhuriyet döneminin İstanbul’da oluşturduğu tek meydan, adı meydan, kendi taşıt trafiğinin yoğunluğu nedeniyle geniş yola dönüşen, sözde Taksim Meydanı’dır. Yeni oluşan ilçelerdeki meydanlar ise değişen şehircilik anlayışımızın birer örneği olarak görülmelidir. Ülkemizin pek çok şehrinin ve özellikle İstanbul’un yeni meydanlara, geniş ve boş alanlara ihtiyacı vardır. Ancak bu alanlar, hiçbir şekilde taşıt trafiğini rahatlatacak alanlar olarak değerlendirilmemeli ya da yeşil alanlar olarak düşünülüp ağaçlarla boğulmamalıdır. Meydanlar, elbette yeşillendirilebilir, ancak park değildirler.

-Taksim’i bir meydana kavuşturmak istiyorsak, oturma adeti 50-70 kişiyle sınırlandırılmış kafeler, belirli saatler içinde satış yapacak mobil ünitelerle hareketlendirerek bugünkü beton blok görünümünden kurtaracak yeşillendirme-çiçeklendirme çalışmaları yapılabilir. Sanıldığının aksine Cumhuriyet’in ilk yıllarında Taksim’de bugün gördüğümüz büyüklükte bir alan yoktur.

“Yetersiz projelerle işe başlamanın sonuçları...”

-Yeni düzenlenen Taksim Meydanı İstanbul gibi bir şehir için utanılacak bir görüntüdür. Trafik yolu yer altına alınmış, üstteki alanın büyük bir bölümü yayalara tahsis edilmiştir. Ama burada da yetersiz projelerle işe başlamanın veya yetersiz projelerle bir şehir oluşturmaya çalışmanın sonuçlarını görüyoruz. Yalnızca alt yapı çözümlerini içeren mühendislik projeleriyle yapılan bu düzenleme sonucu meydanın gerekli gereksiz hemen her noktasındaki metro giriş-çıkışları, havalandırma bacaları meydanın yeni işgalcileri konumundadır. Derin yarıklarla kaplı beton zemin, Cumhuriyet Caddesi’ne doğru düzenlenen Gezi Parkı’nın toprak yamaçları, sıkı bir yağmurda çamur deryasına dönüşecek yaya yolları...

-Sanırım meydan fikrine alışık olmadığımız için onları nasıl kullanabileceğimiz konusunda da fikir zafiyeti içindeyiz. Örneğin hemen hemen tüm dünyada meydanlar açık ve çoğunlukla ağaçlardan arındırılmış sert alanlardan oluşur. Buna karşı yer yer hizmet veren taşınabilir kafeler, teatral gösteri ve performanslar, gruplar halinde karikatür ve portre çizen sanatçılar doldurur meydanları. İnsanlar bu boş alanlarda gezerken çevredeki yapıları, çeşmeleri, heykelleri seyreder. Meydanımızın bugünkü hali içler acısıdır.

Yaralı akbaba, jandarma ekipleri tarafından kurtarıldıMalatya'da devriye görevi yapan jandarma ekipleri, buldukları yaralı akbabayı tedavi ettirdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber