“Trabzonlunun hayata dönüş süresi Fenerliden uzun olur”

Bugünün konusu belli. Akşamki iki maçın sonucuna göre şampiyon belirlenecek: Fenerbahçe mi, Trabzonspor mu?

“Trabzonlunun hayata dönüş süresi Fenerliden uzun olur”

Maçın penaltılara kalması gibi, şampiyonluk da ligin son maçına kaldı. Kazanan elbette çok sevinecek. Ama kaybeden, travma yaşayacak. Milliyet’in spor yazarı Mehmet Demirkol’la buluşup bu akşam 21.45 itibariyle neler yaşanacağı üzerine kafa yorduk.
Futbol gündeminin sıcak maddeleri de söyleşiye dahil oldu; yani Fatih Terim’in Galatasaray’a yeniden teknik direktör olması ve Nuri Şahin ile Hamit Altıntop’un Real Madrid’e transferi...

* Bu akşam şampiyonluğu kim alır?

Fenerbahçe önde görünüyor.

* Fenerbahçe kaybederse neler olur?

Organizasyonel olarak, şeklen çok fazla bir şey değişmez Fenerbahçe’de. Hoca, başkan ya da takım değişmez. Ama içten içe bayağı yıpranır. Seyirci geçen sene bayağı stadı yağmalamıştı. Çok fazla yazılıp çizilmedi ama orada olanlar biliyor, çok ağır bir travmaydı. Bu sefer öyle bir şey olacaksa maçın deplasmanda olması büyük şans.

* Ya Trabzon kaybederse?

İyi olmaz. Şenol hoca bir kere daha kaybetmişti böyle, ağır olur. O ekibi bir arada tutmak zorlaşır. Belli oranda takım dağılacak zaten. Şenol hocayı, başkanı orada tutmak zor olabilir.

* Hangi takımın travması daha ağır olur?

Ayıramıyorum. Trabzon 30 yıldır ilk defa bu kadar yaklaştı şampiyonluğa. Fener de son hafta kaybeden tek kulüp, hem de iki kere. Üçüncü olursa büyük rezalet.

* Tersten sorayım o zaman: Hangi takımın sevinci daha büyük olur?

Trabzon’un. Fenerbahçe daha yakın geçmişte şampiyon oldu. Şöyle de bir durum var. Ortalama bir Fenerbahçe taraftarının stattan çıktıktan sonra hayata dönüş süresi ile ortalama bir Trabzonlunun süresi aynı değil. Birisi bir saatse öbürü bir hafta.

* Neden?

Çünkü Trabzon’un tamamı bir stat, oradan çıkış yok. Fenerbahçelinin sığınabileceği bir ortam var. Gider ninesiyle oturur, bir kahve içer. Ama Trabzon’da nine de futbol konuşuyor. Trabzon şöyle: Karalahana, hamsi, futbol.

* Hangi takımın şampiyon olacağı, Türk futbolu açısından nasıl etki yaratır?

Bu iki takım zaten Türk futbolunu etkiledi bile. Bugün Beşiktaş Tayfur Havutçu’yla sözleşme imzaladıysa, bu Şenol Güneş ile Aykut Kocaman’ın başarısı sayesinde. Yerli hocalar derin bir üstünlük sağladı.

* Güneş ve Kocaman’ın kariyerlerini nasıl değiştirir bu akşamın sonucu?

Aykut hoca hâlâ kariyerinin başında diyebiliriz. Şenol Güneş ise sonunda. Hatta “Şampiyon olursak görevden ayrılabilirim” bile diyor. Kazanırsa büyük bir efsane olarak geri çekilme şansı olur. Kaybederse, onun için kârdan zarar olur.

* İki takım için de gerilimli bir akşam. Hangisi gerilime daha dayanıklı?

Kağıt üstünde Fenerbahçe. Trabzon kendi kendine baskı yaratan bir takım. Bu sene takım bir şekilde hocanın üzerindeki baskıyı da, şehrin üzerindeki baskıyı da aldı. Kişisel olarak çok ilerlemiş adamlar olmalarından mı kaynaklanıyor, yoksa biraz cehaletten mi bilmiyorum. Biraz umursamaz görünüyorlar, bu iyi bir şey. Çok daha iyi takımlar oldu Trabzon’da. Mesela 1995-96 sezonunda şampiyonluğu kaybeden takım bu takımın 10 katı iyiydi. Ama o takım baskıdan çok etkilendi, bunlar etkilenmiyor.

“Fenerbahçe’ye karşı açılan cephe daha kuvvetli”

* Trabzonspor’un şampiyonluk için en büyük rakibi genelde Fenerbahçe, değil mi?

Trabzon için ezeli rakip Fenerbahçe’dir. Galatasaray ya da Beşiktaş değildir. Çünkü Trabzonspor’un şampiyon olduğu senelerde, Galatasaray ve Beşiktaş ciddi krizdeydi. Tek rakip Fener’di.

* Tesadüf mü?

Pek değil. İstanbul’un ekonomik olarak gerilediği, Anadolu’nun çıktığı seneler onlar. Esasında bu döneme de benziyor biraz, Bursaların, Sivasların çıkması çok sürpriz değil.

* Çok da gergin geçiyor son haftalar; şike dedikoduları, hakemler tarafından kayırılma iddiaları... Özellikle Fenerbahçe için.

Trabzon’un da üzerinde de var bu söylentiler ama kamuoyunda çıkardığı ses farklı. Fenerbahçe de şikayet ediyor, “Hakkımız yendi” diyor. Ama çıkardığı ses daha az. Fenerbahçe 12-13 yıldır şampiyonluk mücadelesinin yüzde 95’inde var. Dolayısıyla ona karşı açılan cephe daha kuvvetli. Bu durum normal.

* Şampiyon kim olursa olsun, lig bittikten sonra bunu bir hafta konuşup unutur muyuz yoksa muhabbeti bütün yaz sürer mi?

Unutmaya başladık bile, bak Fatih Terim’le Ünal Aysal’ı konuşuyoruz. Biz unuturuz ama kaybeden kolay unutamaz.

Bu ligden geriye neler kaldı?

* Bursaspor: Benim için hayal kırıklığı oldu. İki sene üst üste şampiyon olması önemliydi.
* Galatasaray: Çok dibe vurdular. Sezon başında kötü olacaklarını tahmin ediyordum ama beklediğimden daha kötü oldu.
* Yılın maçı: İnönü’deki 4-2’lik Beşiktaş-Fenerbahçe maçı. Çok dramatik anları vardı.
* Burak Yılmaz: Hollywood senaryosuna girebilecek bir geri dönüş yaşadı. Amerika’da olsa filmi çekilir.
* Alex de Souza: Sezon başında Aykut hoca onu istemiyor mu diye konuşuluyordu, sonunda zirve yaptı.
* Cüneyt Çakır: Bence yılın hakemi oydu. Şimdi 20 Yaş Altı Dünya Kupası’na da çağrıldı.

“Hamit üzerinde hak iddia etme ihtimalimiz yok”

* Bu haftanın futbol gündeminde Real Madrid’e Türk oyuncuların transferi vardı. Hamit’le Nuri’nin Real Madrid’de oynamasından Türkiye kendine pay çıkarabilir mi?

Bence çıkaramaz. Almanya ürünü onlar. Hep aynı örneği veriyorum. Fındığı ben üretiyorum ama Nutella’yı İtalyan yapıyor. Nutella benim mi şimdi? Hamit benim ürünüm değil. O sadece büyük bir insanlık örneği göstererek, Almanya’da yetiştiği halde Türk milli takımını seçmiş, sevdiğimiz bir insan. Nuri de öyle. Mesut daha mantıklı davrandı; “Türküm ama daha çok Almanım” dedi. Bizim Hamit üzerinde hak iddia etme ihtimalimiz yok ama Hamit bizim üzerimizde çok hak iddia edebilir.

* Burada yetişmemiş olsalar da, onların Real Madrid’deki varlığı Türkiye’deki futbolcuların önünü açar mı?

Bu konuda kötümserim. Bence açmaz. Ama açacaksa Nihat ya da Mehmet Topal açar. Üretimin nerede olduğuna bakarlar çünkü. Hangi altyapıdan çıkmış, nerede yetişmiş...

“Milli Takım kupayı kazanabilir ama kupaya hiç gidemeyebilir de”

* Şimdi lig bitecek, hemen gündeme Milli Takım gelecek. 3 Haziran’da Belçika maçı var. Sizce Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’na katılma şansı var mı?

Bizimki üzerinde konuşulması çok zor bir takım. En kötü zamanında bile acayip işler yapabiliyor. Dünyada bir kulüp takımı standardı var, bir de milli takım futbolu standardı var. Milli Takım’da oyun temposu, organizasyon kulüplerden daha düşük oluyor. O yüzden Milli Takım’da sürprizler gerçekleşmesi daha kolay, rakipler de mükemmel değil.

* Yani Türkiye 2012’de Avrupa Şampiyonası’nı kazanabilir mi?

Olabilir. Ama “Turnuvaya gidemeyebilir mi?” desen, o da olabilir. Mesela Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne muhtemelen gideceği için onu konuşalım. Şampiyonlar Ligi’ni kazanabilir mi? Ona cevabım net, mümkün değil.

Arda Turan, Fatih Hoca kal derse gidemeyebilir”


* Fatih Terim Galatasaray için doğru karar mı sizce?

Ünal Aysal futboldan ne kadar anlar, kulüp yönetimini ne kadar becerecek bilmiyorum. Ama tartışılmaz olan bir şey var; çok iyi bir işadamı. Dolayısıyla pragmatik zekası çok gelişmiş. Ben daha önce Fatih Terim’i düşündüğünü zannetmiyorum. Ama geldi, şartlara baktı, insanları dinledi ve en uygun seçimin bu olduğuna karar verdi.

* Peki Fatih Terim açısından Galatasaray doğru bir karar mı?

Çok doğru bir karar. Fatih hoca, 1996’da takımın başına geldiğinde çok benzer bir durum vardı. Galatasaray bu kadar kötü durumda değildi ama iyi de değildi. O dönemde kadronun tamamının değişeceği söyleniyordu. Hakan Şükür’ler, Ergün Penbe’ler, Bülent Korkmaz’lar... Fatih hoca “Ben bunları tutuyorum” dedi ve başarılı oldu. Bence bugün de Galatasaray taraftarının zannettiğinin aksine iyi bir iskelet var. Bu iskeleti de en iyi kullanacak adam Fatih Terim’dir. Haydi iki kişiden biri diyelim, bir de Mustafa Denizli var. Futbolcular bitkin, küskün ama onları ayağa kaldıracak biri lazım.

* Fatih Terim tek başına yeter mi Galatasaray’a?

Bence yeter. Şampiyon olur mu bilmem. Fatih Terim’den sonra Arda ya da Servet gitmek istemeyebilirler.

* Arda kalır mı?

Gitmek istiyor ama Fatih Hoca kal derse gidemeyebilir.

* Taraftar da ikiye bölündü. Bir bölüm “Yine mi Fatih Terim?” diyor, diğeri de “Bizi ancak o kurtarır”.

Kimse kızmasın, sadece Galatasaray taraftarı için söylemiyorum, iki transfer yapılır, üç maç üst üste kazanılır bütün fikirler değişir.

* Fatih Terim’in girişi rekabeti alevlendirir mi?

Fatih hocanın şampiyonluk yarışının içinde olmadığı bir dönem olmadı. Açık söyleyeyim; Ünal Aysal geldiğinde “Galatasaray seneye beşinci ya da altıncı olur” diyordum. Ama Fatih hocadan sonra ilk üç diyorum.

* Profil olarak bakarsak; Aykut Kocaman ile Şenol Güneş neyse Fatih Terim tam tersi.

Çok yüksek bir ego giriyor tabii. Şenol hoca alçakgönüllü bir insan portresi çizer, Aykut hoca da öyledir. Fatih Terim de çok iddialı bir insan. Ben spor yazarı olarak Fatih Terim’in dönüşünden çok memnunum. Daha iyi bir malzeme olamaz.

* Beşiktaş’ın başına geçen Tayfur Havutçu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bayer Leverkusen’in başına geçmiş olsa şahane derim. Çok iyi bir spor adamıdır, sağlamdır, akıllıdır. Ama burası Türkiye ve Beşiktaş. Hiç bilmiyorum ne olacağını...

“Millet sokakta futbol yorumcusu ile fotoğraf çektiriyor, olur mu böyle iş?”

* Türkiye’de herkes futboldan anlar. Bu sizi sıkmıyor mu?

Hayır. Futboldan herkes anlar, doğru bu. Ondan bu kadar çok sevilen bir spor zaten, 15 dakika yeter. Ama anlamasının seviyesi vardır tabii. Eşimin futbolu çok umursadığını zannetmiyorum ama ara sıra onun da güzel tespitleri oluyor.

* Bozulmuyor musunuz yaptığınız işi umursamamasına?

Hiç bozulmuyorum, hatta çok mutluyum. Eve geldiğim zaman başka bir dünyaya gelmiş oluyorum. Evde futbol meraklısı biri olsa hayatta uğraşamam.

* Herkes sizin işinizi yapmak istiyor bu memlekette, herkes potansiyel futbol yorumcusu.

Bu memlekette bu işi yapmak çok zor. Sorumlusu da biziz aslında. Çok başrol olduk. Futbolcu gibiyiz neredeyse. Millet sokakta fotoğraf çektiriyor, olur mu böyle iş? Bir de bizi rakip görüyorlar, takımlarını eleştirdiysek.

* Yaz sizin için nasıl geçiyor?

Lig yok, maç yok.
Çalışıyoruz, iş devam ediyor. Maçlar da var; yok değil. Hazırlık maçları, milli maçlar, transfer olacak adamların maçlarını seyrediyoruz. Hatta daha heyecanlı oluyor o maçlar.


21 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber