Vahşi doğayı görmek isteyen Kenya’ya gitmeli

Çağdaş yaşamın peşinde koşan, bir yandan da vahşi hayvanları ve renkli kültürü bir arada barındıran Kenya’nın en ilgi çekici iki özelliği safari turları ve ilkel kabileleri. Dünyanın en gizemli kabilelerinden Masailer geleneklerini asırlardır yaşatmayı başarıyor

Vahşi doğayı görmek isteyen Kenya’ya gitmeli

Kenya’da ilk vardığımız şehir olan Nairobi, doğal hayatın tam ortasında kurulu modern bir başkent. Nairobi’nin çevresinde titizlikle korunan doğal parklarda Afrika steplerinin tipik hayvanları ile yüz yüze gelmek de olağan. Bu parkların en önemlilerinden biri Giraffe Center. Burada zürafaları ellerinizle besleyebiliyor, park içindeki gezinizi zürafalar eşliğinde yapabiliyorsunuz.
16’ncı yüzyılda Portekizli, Hint ve Arap tüccarların Doğu Afrika’nın bu önemli ülkesine bıraktıkları izler, zamanla Kenyalıların kendilerine
özgü yaşamları ile birleşince dillerine, dinlerine ve giysilerine de yansıyan özgün bir kültür oluşmuş. Kenya dilinde bu kültüre Swahili deniliyor. Seyahat anlamına gelen bu isim aslında dünyaya pek bir anlam ifade etmiyordu. Ta ki Batılı antropologlar bu ülkede kazılara başlayana kadar.
El değmemiş steplerle kaplı, çeşitli vahşi hayvanların salına salına gezindiği bu ülkedeki doğal yaşamı araştıran bilim insanları, macera turizmini canlandırarak Afrika’yı dünyaya ilk defa bu ülkeden tanıttılar. İşte macera turizmi ile seyahat birleşince Afrika’ya özgü bir gezi türü ortaya çıktı, ona da safari dendi.
Biz de ülkenin derinliklerine girip bir safari tecrübesi daha yaşamak ve gerçek yerlileri görmek üzere Kenya’nın güneyine doğru yola çıkıyoruz. Nairobi’den bir saatlik küçük uçak yolculuğu ile Olare Orak Havaalanı’na ulaşıyoruz. Buradan Masai Mara bölgesindeki Olare Motorogi adında çok geniş bir koruma alanına geçiyoruz. Görülmesi zor vahşi hayvanlara rastlayabileceğiniz safari turumuzu burada özel ciplerle yapıyoruz.
Masai Mara’daki ortama uygun butik lodge’larda rahatça konaklanılıyor. Afrika steplerinin ortasında grup halinde yapılan otantik piknik partilerindeki et ağırlıklı gurme yemek servisleri ise hafızalardan silinmeyecek hatıra bırakıyor.

Rehbersiz hiçbir beyaz adamı köylerinde görmek istemiyorlar
Tanzanya sınırına 180 kilometre uzaklıkta Kenya’nın en önemli yerlileri Masailerin yurdu Masai Mara yer alıyor. Masai Mara “sonsuz topraklar” anlamına geliyor. Masailer bundan yaklaşık bin yıl önce Güney Kenya ve Rift Vadisi’ni istila etmişler. Tarihleri hep savaşarak geçmiş. Bilinen en son savaşları İngilizlerle olmuş. 1800’lü yılların sonlarında İngilizler tarım yapmak için bölgeye geldiklerinde karşılarında onları bulmuş. 1910 yılına kadar topraklarını savaşarak savunan Masailer ancak 1963’te Kenya’nın İngilizlerden ayrılarak özgürlüğünü ilan etmesiyle rahatlamışlar. Şimdiki savaşları ise sadece kendilerine tehlike yaratacak vahşi hayvanlara karşı.
Masaileri daha yakından tanımak için rehberlerimizin eşliğinde yaşadıkları köylerden birine gidiyoruz. Yanında yerli rehber olmayan hiçbir beyaz adamı köylerinde görmek istemiyorlar. Rehberlere güveniyorlar ve sadece rehberlerin referansı ile aralarına karışabiliyorsunuz. Bu yerli rehberler de onlara karşı nasıl davranmanız gerektiğine dair sizi devamlı bilgilendiriyor. Misafirperver insanlar fakat örf, âdet veya felsefeleri ile ilgili bir şey anlatmıyorlar. Turiste alışmışlar ama çok konuşmuyorlar.
Bir nevi “Bizi görün, fotoğrafımızı da çekin ama bizi bizimle yalnız bırakın, bizi yargılamayın ve hayatımıza fazla karışmayın” demek istiyorlar. Kendilerine göre barışçıl bir yaşantıları var. En fazla 10 metrekarelik, tezekten yapılmış barakalarda yaşıyorlar. Genellikle hayvancılıkla uğraşıyorlar. Özellikle kadınların taktığı inci kolyeler ve renkli takıların bir anlamı olmalı ama bu konuda da hiçbir
bilgi vermiyorlar.

Hediyelik eşyalardan para kazanıyorlar
Masailerin medeni dünyadan neredeyse tek öğrendikleri şey para. Tahta oyarak yaptıkları hediyelik eşyalardan para kazanıyorlar. Kendilerini görmeye gelen bizim gibi yabancılardan gördükleri ve kazandıkları bu çok cüzi paralar onlar için neredeyse bir servet. Ama servetin ne olduğunu bile bilmiyorlar. Çünkü kendi aralarında para döngüsü olmadığı için harcayacakları yer de yok. Yani biz beyaz adamlar henüz onları para ile bozamamışız.
Doğa içinde yaşamaktan ötürü son derece güçlü bünyeleri ve uzun boyları, ince bedenleri var. Devamlı yürümek ve oldukları yerden yaklaşık bir metre yükseğe kadar sıçrayarak saatlerce dans etmek onlar için hiç sorun değil. Yemek yapmak ve vahşi hayvanlara karşı kendilerini savunmak gibi tüm ihtiyaçlarını hep doğal imkanlarıyla yapıyorlar, halen ilk çağlardaki gibi tahtaları birbirine sürterek ateş yakıyorlar.

En büyük vahşi yaşam gösterisi

Temmuz aylarında komşu Tanzanya topraklarından yağmuru ve sulak alanları takip ederek Mara Nehri üzerinden Kenya’ya geçen yaklaşık üç milyon antilop, zebra, bufalo sürüsü eylül ve ekim aylarında tekrar aynı suyu takip ederek geri dönüyor. Hayvanların bu toplu hareketine “büyük göç” deniliyor. Bölge dünya üzerindeki en büyük vahşi yaşam gösterisine böylece ev sahipliği yapıyor. Eğer göç mevsiminde buraya gelirseniz zürafa, vahşi kedi türleri, fil, gergedan, zebra gibi hayvanları görebiliyorsunuz. Balonlarla havalanıp doğal hayatı yukarıdan seyretmek oldukça ilgi görüyor. Özellikle hayvanların göçüne yukarıdan şahit olmak isteyen turistler günler öncesinden rezervasyon yaptırıyor. Çünkü balon sayısı artık talebi karşılayamıyor.

Vahşi doğayı görmek isteyen Kenya’ya gitmeli

Özellikle köylerine yabancılar geldiği zaman süslenen Masai kadınları.

Türkler sınırda vize alarak Kenya’ya girebiliyor
l Türk Hava Yolları haftanın her günü Nairobi’ye direkt uçuyor. Ayrıca Emirates Havayolları Dubai, Katar Havayolları ise Doha’dan aktarmalı olarak Türklere çok avantajlı olanaklar sunuyor.
l Türkler kişi başı 50 dolar karşılığında sınırda vize alarak Kenya’ya girebiliyor.
l Ülkeyi ziyaret etmek için en iyi zaman ekim-mart arası (Kenya’da yaz mevsimi). Ancak özellikle “büyük göç”ü izlemek için temmuz ve ekim ayları tercih edilmeli.
l Nairobi ve Masai Mara için 6 günlük her şey dahil turların fiyatı kişi başı ortalama 2 ile 3 bin dolar arasında değişiyor.

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber