‘Vitamin bu, ne zararı olur demeyin’

Bundan kısa bir süre önce Time dergisinde yayımlanan bir makale, vitamin haplarından medet umanları epeyce hayal kırıklığına uğrattı.

‘Vitamin bu, ne zararı olur demeyin’

Derginin kıdemli yazarlarından John Cloud, ABD’nin 2010 yılında 28 milyar dolar harcadığı vitamin sektörünü test etmek istedi. Beş ay boyunca günde 22 vitamin hapı ve besin desteği aldı. Bu deney ona 1200 dolara mal oldu. Sonuçta Cloud’un her yanından sağlık fışkıran bir insan olduğunu düşünenler yanıldı. Çünkü yapılan kan tahlillerinde gazetecinin sağlığı için yararlı olan sadece üç madde tespit edildi: D vitamini, B3 vitamini ve balık yağı. Cloud’un çalışması şu soruyu beraberinde getirdi: Gittikçe büyüyen, markalar hatta dünya çapında zincirler yaratan bu sektör sanıldığı kadar güvenilir değil mi acaba? Aslına bakarsanız ta Time dergisine kadar uzanmaya gerek yok. Cleveland Clinic’in yönetim kurulu başkan yardımcısı Prof.Dr. Murat Tuzcu, Milliyet’teki köşesinde sıklıkla dile getiriyor vitamin meselesini. 17 Ekim tarihli köşesinin başlığı “Vitaminler can yakıyor”du hatta. Hal böyleyken, “Nedir bu vitamin meselesi?” sorusunu Prof. Dr. Tuzcu’ya yöneltmemek olmazdı.


‘Vitamin bu, ne zararı olur demeyin’

Murat Tuzcu: “Dengeli beslenen bir kişinin vitamin almamasının hiçbir olumsuz etkisi olmaz.”

* John Cloud’un ulaştığı sonuç sizi şaşırttı mı?

Birisinin güvenilir bir sonuç alacağını düşünerek böyle bir deneye kalkışmış olması beni şaşırttı. Sonucun şöyle veya böyle olması, bilimsel olarak ne vitaminlerin yararsız olduğunu gösteriyor ne de güvenli olduklarını. Bir kişi üstünde birden çok sayıda ilaç verilerek yapılan kısa süreli bir deneyin bilimsel olarak ciddiye alınması mümkün değil. Lakin bu soruna dikkat çekmesi açısından önemli buluyorum.

* Konuyu berraklaştırmak için şunu sorayım. Vitamin haplarının mı yararı yok, yoksa insan vücudunun o vitaminlere ihtiyacı mı yok?

İnsan vücudunun tabii ki vitaminlere ihtiyacı var. Örneğin yeterli A vitamini almazsak gece körlüğü, kemik gelişiminde zayıflık, deri problemleri, bulaşıcı hastalıklara karşı dayanıksızlık ortaya çıkar. B vitaminlerinden birinin bile eksik olması kansızlıktan sinir sistemi bozukluklarına kadar birçok probleme yol açar. Liste uzayıp gider.

“Hapın faydasının bilimsel temeli yok”

* Sorun nerede peki?

Sorun, vitamin eksikliği olmadığı durumlarda hap olarak alınan vitaminlere ihtiyaç olmaması. Yoksa, vitamin eksikliği olan durumlarda haplar yeterli dozlarda verilince iyileştirici etkileri var. Altı çizilmesi gereken söz “vitamin eksikliği”.

* Siz uzun zamandır Cloud deneyinin sonuçlarını yazıyorsunuz aslında. Hastalarınızla nasıl bir deneyim kazandınız vitaminler konusunda?

Bazı okurlarımdan kişisel olarak vitaminlerden ne kadar yarar gördüğünü anlatan mektuplar alıyorum. Benim “Hayır, senin hissettiğini söylediğin iyilik hissi doğru değil” demem söz konusu değil. Plasebo dediğimiz boş hap verdiğimiz her dört kişiden birinde de benzer etkiler görüyoruz. Ama biz hekimlerin görevi; verilen bir ilaç, bir vitamin veya bir bitki ürünü ölçülebilir bir iyilik yaratıyor mu diye sorgulamak. Kanser riski azalıyor mu? Kalp krizi oranları düşüyor mu? Ömür uzuyor mu? Grip nedeniyle evde veya hastanede geçirilen istirahat ve tedavi süreleri kısalıyor mu? Bu sorulara vitamin alanlarla aynı özelliklere sahip, vitamine benzer ama boş ilaç alanları da izleyerek ve karşılaştırarak cevap aranmalı.

* Vitaminden medet umanlar ya da ilaç firmaları size çok mu kızıyorlar?

Benimle aynı fikirde olmadığını söyleyenler var tabii. Ama bu tartışmaların hepsi çok nazik ve ölçülü. Bir hekim karşı fikir beyan edince “Bence bu yanlış” veya “Ben buna inanmıyorum” demesinin yeterli olmadığı görüşündeyim. İtirazlarını bilimsel verilerle destekleyebilmeleri gerek. Bu yapılmadıkça isimlerinin önünde ve arkasında koca koca unvanları olsa da, güvenilirlikleri ve ciddiye alınmaları sınırlı olacaktır.

* Vitamin haplarının hiç mi yararı yok?

Tabii ki var; vitamin yetersizliğine bağlı hastalıklar olduğu zaman. Bu da dengesiz beslenmenin yaygın olduğu birçok toplumda dikkatle incelenmesi gereken bir konu. Özellikle yaşlılarda, hamilelerde, çok alkol alanlarda rastlanabilen bir durum. Vitamin yetersizliği kavramına dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü kan vitamin düzeyleri hakkındaki bilgilerimiz tam değil. Bu nedenle kan düzeyi düşük olsa da vitamin yetersizliği hastalığına ait hiçbir iz yoksa, tedavi kararı vermek güç. Bu durumlarda vitamin hapı almanın yararlı olduğunu gösteren ikna edici kanıtlar az. Kısacası kendi kendine vitamin almanın bilimsel bir temeli yok.

“Bazı olumsuz etkileri bile olabilir”

* Gereksiz vitamin hapı almanın zararı nedir?

Daha geçen haftalarda yayımlanan iki araştırmadan örnek verebilirim. 50 yaşın üstünde yaklaşık 36 bin erkeğin bir bölümüne E vitamini, bir bölümüne de plasebo yani boş ilaç verildi. Araştırmaya katılanlar da, doktorları da gerçek hap mı yoksa plasebo mu aldıklarını bilmiyorlardı. Ne alacakları rastgele seçildi. Bu araştırmada
E vitaminin prostat kanseri sıklığını artırdığı görüldü. Bir başka örnek de; 55 yaş üstü
39 bin kadının yıllarca izlendiği bir gözlemsel çalışmada multivitamin, B6 vitamini, folik asit ve çinko, magnezyum, demir, bakır gibi minerallerin gençlik iksiri olmadığı ortaya çıktı. Ölüm oranının bu vitamin ve destek haplarını alanlarda almayanlara göre daha yüksek olduğu anlaşıldı.

* Yarar beklenen vitaminler neredeyse zararlı çıkıyor.

Genel olarak vitaminler zararlıdır demek için kanıtlar çok kuvvetli değilse de, herkese destek olarak vitamin hapı yutturmanın bazı olumsuz etkileri olabileceği de bir gerçek. Bir de çok yüksek dozda alınan vitaminler var ki onların zararlı olabileceğini herkes kabul ediyor. Kısacası “Vitamin, doğal bir madde,
ne zararı olur?” düşüncesi doğru değil.

* Diyelim ki bir insan hayatında hiç vitamin almadı. Sağlığı nasıl etkilenir?

Dengeli beslenen bir kişinin vitamin almamasının hiçbir olumsuz etkisi olmaz.

* Siz vitamin kullanıyor musunuz?

Ben hiçbir vitamin kullanmıyorum. Dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösteriyorum.


“Vitaminle kanseri önlemek mümkün değil”


* Çağın hastalığı kanser, malum. Herkes bir biçimde korunmaya çalışıyor. Kanserden vitaminle korunmak mümkün mü?

Şimdiye kadar yapılan birçok çalışmanın sonucuna göre , vitamin alarak kanseri önleyebileceğimizi düşünmek kendimizi kandırmakla eşdeğer. Ama kanser riskini azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmış birçok önlem var. Bunların başında sigara geliyor. Hayvani yağlardan zengin beslenme, fazla alkol, yakıcı güneş ışığına maruz kalma, fazla kilo ve şişmanlık gibi değiştirebileceğimiz faktörlerin kanserle ilişkili olduğunu biliyoruz. Gördüğünüz gibi bir veya birkaç hap yutmak kadar kolay olmasa da kanserden korunmak için yapabileceğimiz çok şey var.

* Özellikle çocuklara gelişimleri için bolca vitamin verilir. Hiç vitamin almamış bir çocukla, düzenli alan arasında gelişim açısından nasıl farklar gözlemlenir?

Dengeli beslenmeyen çocuklarda vitamin ihtiyacı olabilir. Ama tüm çocuklarda vitamin haplarıyla desteğe ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Öyle olsaydı tüm dünyada aşı kampanyaları olduğu gibi yuvalarda, anaokullarında, ilkokullarda vitamin hapları dağıtılırdı.

‘İlacın aksine, vitaminler denetlenmiyor’

* Vitamin ve mineraller büyük bir sektör artık. Nasıl oldu da bu kadar büyüdü bu sektör?

Bu hapların hiçbir olumsuz etkileri olmadığı, sağlıklı insanları daha da sağlıklı yaptıklarına olan inancın çok yaygın olması bunda önemli rol oynuyor. Bu konuda sağlık çalışanlarının da sorumluluğu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bizlerin de bu konuda yeteri kadar aydınlatıcı olmadığımızı, hatta bazen yararı gösterilmemiş olan durumlarda bile vitamin alınmasını tavsiye ettiğimizi söylemem lazım. Örneğin ben genç bir hekimken her antibiyotik reçetesinin yanında bir de B vitamini yazılırdı. Bu tavsiyenin hiçbir dayanağı yoktu. Bu yaklaşım hâlâ devam ediyor mu bilmiyorum.

* Cloud 5 ayda 1200 dolar harcamış vitaminlere. Aynı maddeyi taşıyan daha ucuz vitamin markaları da var. Hepsi aynı mı yoksa bazı markaları tercih etmek isabetli mi?

Ülkemizde de dünyanın gelişmiş diğer ülkelerinde de ilaç üreticileri denetleniyor. Buna karşılık vitamin ve destek maddeleri ilaç sayılmadıkları için aynı denetime tabi değiller. Bu nedenle hangi markanın iyi, hangisinin aynı düzeyde olmadığını bilmemize olanak yok.

Kara delik fotoğrafını çeken Türk: Feryal Özel - Röportaj2019 Nisan'da yayınlanan kara delik fotoğrafını çeken ekibin üyesi, NASA'da çalışan Feryal Özel ile röportaj yaptık.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber