“Yaşamak da politik bir eylem”

Genco Erkal ile birlikte oynayan Tülay Günal: “Gençken politik bir duruşa sahip olmayabilirdik ama zamanla öğreniyoruz. Politik dediğim de; zaten yaşamak da politik bir eylemdir aslında”

“Yaşamak da  politik bir eylem”

Birçok insan Tülay Günal’ı “Asi” dizisiyle birlikte tanısa da o tabiri caizse tam bir “yılların tiyatrocusu” ve mutlaka sahne üzerinde izlemeniz gerekenlerden. Diyarbakır, Ankara ve Adana Devlet Tiyatrosu’ndan Dot ve Dostlar Tiyatrosu’na kadar uzanan bir özgeçmişi var. Zaten oynadığı dizileri izlediyseniz Günal’ın oyun gücünü fark etmemeniz mümkün değil. En basiti, son dizisi “Kördüğüm”de her hafta başrollerden daha fazla konuşuluyordu. “Hayatımda olmazsa yaşayamam, benim için bir tutku” diyecek kadar da bir tiyatro âşığı. O nedenle son oyunları “Güneşin Sofrasında-Nazım ile Brecht” güvenlik gerekçesiyle durdurulduğunda büyük bir hayal kırıklığı yaşamış. Ama “Önümüze engeller çıkabilir ama biz her koşulda bütün zorlukları yenerek bu işi yapacağız” demeyi de ihmal etmiyor.

- Üzücü bir molanın ardından tekrar oyuna başladınız. Neler yaşadınız bu kısa süreçte?

Çok büyük bir hayal kırıklığıydı tabii. 2016 yılında, OHAL’den dolayı bir oyunun güvenlik gerekçesiyle iptal edilmesi üzücüydü. Sanat söz konusuysa artık bu tip önlemlere gerek olmadığını görmeliyiz. Sanat insanların bu kötü günlerde nefes alabileceği, umutla dolabileceği tek alan belki de. Neyse ki seyircimizden ve çevreden -bürokratlar dahil olmak üzere-
o kadar büyük bir destek gördük ki çok kısa bir süre içinde müthiş bir sağduyuyla bu olay çözüldü, yanlıştan dönüldü.

- Oyunun tekrar başlamasını sağlayacak kadar büyük, böyle bir sahiplenme aklınıza gelir miydi?

Ben hiç umudumu kaybetmedim açıkçası, Genco Erkal da kaybetmedi ki mücadelesine devam etti. İki yol vardı; ya “Tamam oynamıyoruz” demek ya da her türlü mecraya ulaşıp oyunun oynanması için çaba sarf etmek. Biz ikinciyi seçtik çünkü bunun için yapıyoruz bu işi. Bir oyunun çıkması çok zor bir süreç. Ciddi emek var. Her şeyden önce, seyircimize karşı sorumluluğumuz var. Umarım bir gün fark ederler hafife alınacak bir şey olmadığını.

- Genco Erkal “Biz politik tiyatro yapıyoruz” demişti bir röportajında. Politik tiyatro yapmak her dönemde zor ve cesaret isteyen bir iş olmuştur. Bu anlamda hiç çekindiğiniz oldu mu, hep böyle cesur muydunuz?

Küçüklüğümden beri böyleydim. Tabii zamanla öğreniyoruz, görüyoruz, şahit oluyoruz ve yaşam sizi yavaş yavaş biçimlendiriyor, olgunlaştırıyor. Politik dediğimde kelimeyi en genel anlamıyla düşünüyorum. Zaten yaşamak da politik bir eylemdir aslında. Biz oyunlarda adalet, barış, özgürlük diyoruz... En ihtiyacımız olan şeyleri söylüyoruz. Yalnız bunu sanatın, tiyatronun estetiğini kullanarak söylüyoruz. Bunu vurguluyorum çünkü çok kötü politik tiyatro örnekleri de izledik. Tiyatro sahnesi ajitasyon ve propaganda alanı değildir.

“Hedefim hep tiyatroydu, müzikalde oynamaktı“

- “Güneşin Sofrasında-Nazım ile Brecht” nasıl bir oyun, nasıl anlatırsınız seyirciye?

Bir müzikal; dans, müzik, sözler gibi farklı disiplinlerin olduğu bir gösteri. 20’nci yüzyılın en önemli şairlerinden Nazım Hikmet ve Bertolt Brecht’in şiirleri üzerine yapılmış bestelerden oluşuyor. İki yazarın ortak yönleri var, ikisi de adalet, eşit toplum söylemi ve özgürlükler üzerinde durmuş yazarlar. Nazım ile Brecht’in müzikal bir sohbeti diyebiliriz, biz de sözlerini iletmekte onlara aracı oluyoruz.

- Müzik geçmişinizi ve sesinizin çok güzel olduğunu biliyoruz. Albüm teklifi geliyor mu?

Evet, geliyor. Ama ses güzelliği yetmez; ben mesela bu sahneye koyduğumuz oyunun CD’si veya Nazım’ın, Brecht’in şiir ve şarkılarından oluşan seçki gibi özel bir proje çalışması olsun, bu şiir ve şarkılar herkese ulaşsın isterim. Onun dışında hedefim hep tiyatroydu, müzikalde oynamaktı, bir karaktere bürünerek şarkı söylemekti. O zaman kendimi çok daha özgür hissediyorum, daha fazla keyif alıyorum.

- Sinemada yeni bir proje var mı?

Seren Yüce’nin “Rüzgarda Salınan Nilüfer”i Montreal’de yarışacak. 23 Eylül’de de vizyona girecek. Çok güzel bir film oldu, merakla bekliyoruz.

“Partner konusunda gerçekten şanslıyım”

- Herkes Genco Erkal ile sahne üzerindeki uyumunuzdan bahsediyor. Birlikte bu kadar beğenilmenizin sebebi
ne sizce?


Bir kere çok iyi anlaşıyoruz. Gözbebeklerinden her şeyi hissedebiliyorum, anlayabiliyorum.
O da bende hissediyor. Bunlar çok önemli şeyler yaşamda. Çok yakınlarınızla bile yakalayamayacağınız, zor kurabileceğiniz bir iletişim. Genco Erkal benim ustam, hocam, arkadaşım, dostum... Benim için çok özel bir insan gerçekten. Belki ona olan sevgim de etkendir bu uyumda. Bu huzur, rahatlık ve mutluluk oyuna da yansıyordur belki.

- Diziniz “Kördüğüm” devam edecek ama siz en son kendinizi vurmuştunuz? Ne olacak biraz tüyo alabilir miyiz?

“Yaşamak da  politik bir eylem”


Bu konuda bir şey söylemem şu aşamada doğru değil, hep birlikte göreceğiz.

- Diziye en son Mehmet Aslantuğ dahil oldu. Ne söylersiniz onunla ilgili?

Çalışması çok rahat, çok iyi anlaşıyoruz.Oturuyoruz, sahneyle ilgili konuşuyoruz. Biri sosyal medyada “Ne kadar şanslı tiyatroda Genco Erkal, dizide Mehmet Aslantuğ partneri” demiş, çok hoşuma gitti. Öyle gerçekten... Aynı şekilde Teoman Kumbaracıbaşı’nı da eklemem gerek, o da çok yetenekli ve başarılı. Onunla da çok rahat çalışıyoruz. Ben zaten dizideki herkese hayranım, hepsini hayranlıkla izliyorum.

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber