Yeni nesil seyahat

Arama motoru Google yeni teknolojileriyle seyahatleri de basitleştirdi. Haritalar sayesinde kaybolma ve yanlış mahalleye girme stresi ortadan kalkıyor, gezmek kolaylaşıyor. Google’ın anında çeviri özelliği ise yabancı dil bilmeyenlerin, pratiği olmayanların imdadına yetişiyor

Yeni nesil seyahat

Teknolojinin gelişmesiyle düz orantılı olarak hayatımız da değişiyor. Sosyal hayatımız uzun süre önce değişmişti. Sosyal platformlar sayesinde aramızda binlerce kilometrelik mesafeler de olsa sevdiklerimizi görebiliyor, her paylaşımlarının ardından nerede, ne yaptıklarından bile haberdar olabiliyoruz. Mesafelerin azaldığı, sosyalleşmenin kolaylaştığı bu “küresel” dünyada seyahat alışkanlıklarımızın da değişmesi çok normal. Yolcu uçakları sayesinde 20’nci yüzyılın başından beri kıtalar birbirine çok daha yakın. Seyahat etmek de hiç büyütülecek bir konu değil artık. Günübirlik yurt dışı seyahatleri bile çok yaygınlaştı son yıllarda. Bunlar yeni değil. Yeni olan çıktığımız seyahatlerde neleri, ne kadar kolay yapabildiğimiz.

Her şey uçak biletiyle başlıyor

İnsan hayatını kolaylaştırma konusunda Google en iddialı şirketlerden biri. Zaten kuruluş amaçları bu... Hem arama geçmişimiz hem de e-posta servisi Gmail sayesinde hayatımızın tam içinde olduğu için hayatımızı kolaylaştırma konusunda da biraz avantajlılar.
Bu sayede seyahatlerimizde bize yardımcı olmaya uçak biletimizi aldığımız ya da otel rezervasyonumuzu yaptırdığımız anda başlıyor. Telefonunuzdaki Google uygulaması seyahatinize üç gün kala uyarılarıyla size yardımcı oluyor. Seyahatinize ne kadar kaldığını hatırlatan uygulama gideceğiniz şehirdeki hava durumu bilgilerinide veriyor. Bu sayede “Bavula ne koyacağım?” karmaşası da olmuyor.

Kişisel asistanınız

Gelelim seyahatinizin başlayacağı güne... Google uygulamasının bir diğer özelliği de “kişisel asistanlık”. Uçağınızın kalkacağı saate göre evden çıkmanız gereken zamanı söyleyen Google, hangi terminale gitmeniz gerektiği konusunda da sizi uyarıyor.

Seyahatini önceden planlamayı sevenlerdenseniz tahminen yemek yemek istediğiniz restoranlara önceden karar verip rezervasyon yaptırıyorsunuzdur. Eğer bu rezervasyonlarınızı Google Takvimi’ne eklerseniz, Google uygulaması gün boyunca hangi restoranda rezervasyonunuzun olduğunu size hatırlatacak, yola çıkmanız geken zamanı size söyleyecektir.

Yanlış mahalleye girmeye son!

Tüm bu kişisel asistan özellikleri bir kenara, Google’ın seyahatlerde hayatınızı kolaylaştıracak en önemli özelliği haritaları. Google’ın seyahatlerde işe yarayacak tüm özelliklerini İspanya’nın başkenti Madrid’de deneme fırsatı buldum. Google uygulamasının içinde kaldığınız otelin adresi sürekli olarak göründüğü için kaybolma korkusu
ya da yanlış bir mahalleye girme endişesi yaşamamak
çok büyük bir avantaj.

Ben ilk defa ziyaret ettiğim Madrid’de Google’ın haritaları sayesinde Arda Turan’lı Atletico Madrid’in Elche ile karşılaştığı maça kendi şehrimdeymiş gibi rahatlıkla “34 numaralı” otobüse binerek gittim. Dönerken farklı bir rota izledim ve metroyu da keşfetmiş oldum. Google’ın haritaları şehrin cazibe noktalarını da gösterdiği için nerelerin fotoğraflarını çekmem gerektiğini de biliyordum. E tabii
bu bana Instagram beğenileri olarak geri döndü.

Artık yabancı dil stresi yaşamayın

Yurt dışı seyahatlerinde en büyük problemlerinden biri de yabancı dildir. Yabancı dili olmayanlar yurt dışına çıkmaya çekinir. Çıksa bile rehberli turları tercih eder ve rehberin yanından ayrılmaya korkar. Google’ın biraz da “korkutucu” Translate (çeviri) uygulaması bu durumu değiştirecek gibi. 90’dan fazla dili birbirine çevirebilen uygulama yurt dışında size inanılmaz kolaylık sağlıyor. Alışveriş yaparken ya da tuvaletlerin yerini sorarken strese girmenize gerek kalmıyor.

Bu uygulamanın en ilginç özelliği Word Lens adını taşıyor. Bu özellik restoran menülerinde ve yol tabelalarında çok işe yarıyor. Yapmanız gereken tek şey Translate uygulamasındaki kamera işaretine dokunmak ve tercüme edilmesini istediğiniz kelimeyi fotoğraf çeker gibi kadrajınıza almak. Gerisini Google hallediyor. İspanyolca kelimeler gözünüzün önünde İngilizceye dönüşüyor. Maalesef Word Lens özelliği Türkçeyi kapsamıyor. Ama İngilizce biliyorsanız bu özellik çok işinize yarayacaktır. Hele Latin alfabesinin kullanılmadığı Rusya gibi ülkelerde...

Kendi albümünü kendisi hazırlıyor

Seyahatlerinsıkıcı bir yanı varsa o da eve döndükten sonra çekilen fotoğrafları düzenlemektir. Google bu konuya da el atmış. Android işletim sistemli telefonlarla çektiğiniz fotoğrafları evinize döndükten sonra düzenlemenize gerek kalmıyor. Google’ın algoritmaları sayesinde tüm fotoğraflar otomatik olarak etiketleniyor. Mesela benim Madrid’in ünlü Retiro Parkı’nda çektiğim fotoğrafları görmek için Google’a “Retiro Parkı’ndaki fotoğraflarımı göster” demem yetecek.

Telefon faturasına dikkat!

Tüm fotoğrafları piksel piksel tarayan uygulama sayesinde istedikleriniz anında karşınıza çıkıyor. Üstelik bu etiketler sadece fotoğrafları çektiğiniz yerlerle ilgili değil. Fotoğraflar uygulamasındaki arama alanına “çocuklar” yazarsanız çocuklarınızla birlikte çektirdiğiniz fotoğraflara, “güneş gözlüğü” yazarsanız gözünüzde gözlüğünüzle çektirdiğiniz fotoğraflara ulaşabileceksiniz.

Tüm bu teknolojiler sizi ürkütüyor da olabilir. Fakat yapmanız gereken bu teknolojilerden istediğiniz şekilde yararlanıp hayatınızı kolaylaştırmak. Bir hatırlatma: Yurt dışında Türkiye hattınızla internete girmediğinizden
emin olun. Yapılacak en doğru hareket, gittiğiniz ülkeden bir internet hattı almak olacaktır.

15 Eylül 2019 Magazin Bülteni15 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber