“Zamanımı büyümek için kullanacağım”

“Paramparça” dizisiyle tanınan genç oyuncu Leyla Tanlar “Sırf iş yapmış olmak için iş yapmam. 20 yaşındayım zaten. Zamanımı büyümek için, okumak, öğrenmek için; kendimi geliştirmek için kullanacağım. İnsanların kalbine dokunan, mesajı olan, kaliteli bir filme adımı yazdırmak istiyorum” diyor

“Zamanımı büyümek için kullanacağım”

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) 20. yılını Fairy işbirliğiyle gerçekleştirdikleri “Balıklar Boğulmasın” projesi ve aynı adlı sergiyle kutluyor. Deniz suyundaki oksijenin tükenmemesi için farkındalık yaratmayı ve kamuoyunda bu konudaki bilincin artırılmasına katkı sağlamayı hedefleyen projeye destek veren ünlü isimler arasında genç oyuncu Leyla Tanlar da var. “Fatih” dizisiyle ekrana döneceği konuşulan Tanlar ile Mövenpick İstanbul Otel’de buluştuk, “Balıklar Boğulmasın” projesini ve hedeflerini konuştuk.

“Balıklar Boğulmasın” projesine nasıl dahil oldunuz ?

Zekeriyaköy’de, şehir dışında büyüdüm. Hayvanlarla insanlarla olduğumdan daha yakın büyüdüm diyebilirim. Hayvanlar ve doğa için bir şey yapmak en çok istediğim şeylerdendi.

O yüzden duyduğum an kabul ettim.

“Zamanımı büyümek için kullanacağım”

Projeden bahsedebilir misiniz?

Balıklar suyun içerisindeki oksijen sayesinde nefes alıyorlar. Fosfat, yosunları artırarak sudaki oksijen oranını azaltıyor. Sonuç olarak da deniz ekosistemi balıkların nefes almakta zorlandığı bir ortam haline geliyor. Projeye destek veren isimlerle birlikte deniz kirliliğine neden olan fosfata dikkat çekmek ve deniz suyundaki oksijenin tükenmemesi için farkındalık yaratmak amacıyla Tamer Yılmaz’ın objektifinin karşısına geçtik.

Su altında olmak nasıldı?

Suyun içine girdikçe anlatmak istediğimiz şeyin de o kadar farkına varıyorsun ki… Balıkları düşündüm; hayatın boyunca yaşadığın yerdesin ve bir anda nefes alamamaya başlıyorsun. Duyguyu anladığın için rahat geçiriyorsun zaten. Beş dakikada çekebildik o sayede.

Doğa size ne ifade ediyor?

Evim neredeyse ormanın içinde. Şehirde kendimi çok başka hissediyorum. Bir an önce evime gideyim, ağaç göreyim, köpeğimi göreyim istiyorum. O yüzden doğa benim için ev gibi. Doğa kendimi en rahat hissettiğim yerlerden biri.

“Gişe derdim hiç yok”

Yakın zamanda eğitim için ABD’ye gittiniz. Uluslararası projelerde yer alma hedefiniz var diyebilir miyiz?

Dil öğrenmek hep en büyük hobim olmuştur. Biri yeteneğimi sorduğunda dil diyebilirim. Üniversitem İngilizce, İtalyan Lisesi mezunuyum. Annem Alman Filolojisi mezunu, orada büyümüş, o yüzden Almanca da biliyorum. Okulda Latinceye giriş veriliyor. Ona da yatkınlığım var. Becerilerimi kullanarak bir şey yapmak beni çok mutlu eder, çok isterim.

Sinema ve tiyatro hedefleriniz neler?

Şu anda tiyatroya daha hazır olduğumu düşünmüyorum. Sinema ise çok istediğim bir alan. Burak’ı (Tozkoparan) sinema ekranında ilk gördüğümde ağladım, ki komedi filmiydi. Alina’da (Boz) da öyle oldu. Duygulanıyor, gurur duyuyorsun. Kardeşlerim zaten onlar. İlk sinema projem olacak, o yüzden çok seçiciyim. “Ayla” filminde olduğu gibi insanların kalbine dokunan, mesajı olan, kaliteli bir filme adımı yazdırmak istiyorum. Gişe derdim hiç yok, İnsanların “Helal olsun” diyeceği bir işte bulunmak istiyorum.

Peki yapmam dediğiniz bir rol var mı?

İçime sinmeyen hiçbir işte bulunmam. Sırf iş yapmış olmak için iş yapmam. 20 yaşındayım zaten. Bana Gaye (Sökmen) ablanın da verdiği en büyük tavsiye “Dur, sakin ol ve büyü”. O yüzden zamanımı da büyümek için, okumak, öğrenmek için; kendimi geliştirmek için kullanacağım.

“Ferzan Özpetek’le çalışmak isterim”

Özel ilgi gösterdiğiniz başka alanlar var mı?

Dünya mirasları. Koç Üniversitesi’nde Medya ve Görsel Sanatlar okuyorum ama şimdi Arkeoloji ve Dünya Tarihi bölümünden dersler almaya başladım. Ve deli gibi arkeoloji kazılarına gitmek istiyorum.

Şöyle bir rol gelse ya da şu isimle çalışsam gibi özel bir dileğiniz var mı?

Ferzan Özpetek’le çalışmayı çok isterim. İtalyancamı kullanmayı çok istiyorum hem de babaannem İtalyan olduğu için, bir de ben onunla hiç tanışmadım, sanki onu gururlandırırmışım gibi hissediyorum böyle bir iş yaparsam İtalya’da.

“Fosfatsız ürünlerin kullanılması önemli”

Prof. Dr. Bayram Öztürk (Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı)

Türk denizlerinin korunması için hep beraber çalışıyoruz. Maalesef denizlerimiz elimizin altından kayıyor. Bütün dünya denizleri ve okyanusları gibi bizim denizlerimiz de kirleniyor. Örneğin, fosfat içeren ürünler, sudaki çözünmüş oksijeni azaltarak deniz hayatına zarar veriyor. Bu nedenle doğaya ve denize zarar vermeyen, deniz canlılarının oksijenini tüketmeyen fosfatsız ürünlerin kullanılması önemli. Doğa ve denizlerimizin temizliğine dikkat çekmek için yapılan her proje çok kıymetli ve özel. TÜDAV ve Fairy işbirliği ile gerçekleşen ‘Balıklar Boğulmasın’ projesi de deniz canlılarının tıpkı insanlar gibi oksijene ihtiyaç duyduğuna dikkat çekiyor. Projenin deniz temizliği konusunda büyük ses getireceğine inanıyorum. Denizlerin temiz tutulmasına dikkat etmeli ve genç nesilleri bu konuda bilinçlendirmeliyiz.

22 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber