Pazartesi günüyle alıp veremediğimiz nedir?

Niye her şeyi pazartesiye yüklüyoruz? Diğer günlere ne oldu? İdrak yollarımız mı kapandı? Oksijensiz mi kaldık? Pazartesi tarlada; salı, çarşamba kahvede. Perşembe ve cumayı hiç söylemiyorum, onlar tamamen arazi; hafta sonu gezme planları yapıyorlar. E ayıp ama yazık günah… Şöyle bi' silkinin, bi' kendinize gelin, üstünüze iş alın biraz. 
Pazartesi günüyle alıp veremediğimiz nedir?

Bir anket yapsak, haftanın en sevilen ve sevilmeyen gününü sorsak insanlara. Çoğumuzun vereceği cevap aynı olur: En sevilen gün cuma, en sevilmeyen gün pazartesi... Pazartesileri hiç sevmeyiz ama birçok da özellik yükleriz bu güne. Mesela tüm diyetlere pazartesi başlarız. Diyete başlamak için özellikle bugünü bekleriz. Hatta diyete başlama kararını bile belki meçhul bir pazartesi günü alır, bir sonraki pazartesi uygulanacağı konusunda yemin billah ederiz. Zaten sonraki pazartesi de diyeti bırakırız. Hiçbir günde olmayan, sadece bugüne özgü bir hastalık yükleriz pazartesiye: 'Pazartesi sendromu'. Tüm çalışanlar arasında yaygındır bu sendrom. Pazartesiye sorsan, "Abi aç kalmak için beni seçiyorsun, bunalıma girmek için beni seçiyorsun, ben ne yapayım?" diye serzenişte bulunur herhalde. Haklı da...

Mesala bir hastaneyi randevu için aradığınızı düşünün.Telefondaki kişi "Tüm randevular dolu, hafta başı arayın lütfen" diyebilir size. Hafta başı! Hangi gün hafta başı? Tabii ki pazartesi! 

 

 

Borçlular bile ödemelerini pazartesi günü gerçekleştireceklerine dair söz verirler. Asıl meçhul olan pazartesi budur işte. Kelime olarak ifade etmek gerekirse, bu pazartesinin tam adı 'önümüzdeki pazartesi'dir. Genelde dialog şöyle geçer: "Abi önümüzdeki pazartesi yüklü bir alacağımı tahsil ediyorum, aynı gün para hesabında. Var mı başka bir emrin abicim?" 

Tahmin ederseniz ki önümüzde bir sürü pazartesi vardır, ama o pazartesilerin hiçbiri konuşmada adı geçen 'önümüzdeki pazartesi' değildir. 

Bir de 'öğrenci pazartesisi' vardır. Bir pazartesi günü daha sıkı çalışacağına karar veren öğrenci, aynı pazartesi kararını sonlandırır. İşte bu pazartesi de, yılın en kısa pazartesisidir. Çünkü aynı gün alınan karar gün bitmeden son bulur.

 


  
"Bu hafta görüşelim" taleplerine "Bi' pazartesi olsun da bakalım" diye cevap veririz. Oldu işte pazartesi, ne yapacaksın? Ya da pazartesi ne yapacak? Salıya gidip "Müsaitsen bugün bizimki bir arkadaşıyla görüşecek?" diye mi soracak? Salı ne diyecek? "Salı sallanır, git bi' çarşambaya sor" mu diyecek?

Evdeki tüm temizlik işleri de pazartesi günü yapılır. Bütün ev pazartesi köşe bucak temizlenir. Salı ve çarşamba gene ortada yok, bütün iş pazarteside… Bari bi' toz alsaydınız!

Yaz tatili pazartesi biter, okullar pazartesi açılır, trafik pazartesi daha tıkalı olur, hafta içi yapılacak işlere pazartesi karar verilir. Pazartesi, pazartesi, pazartesi…

Hayır, niye her şeyi pazartesiye yüklüyoruz? Diğer günlere ne oldu? İdrak yollarımız mı kapandı? Oksijensiz mi kaldık? Pazartesi tarlada, salı, çarşamba kahvede. Perşembe ve cumayı hiç söylemiyorum, onlar tamamen arazi; hafta sonu gezme planları yapıyorlar. E ayıp ama yazık günah… Şöyle bi' silkinin, bi' kendinize gelin, üstünüze iş alın biraz. 

Neyse pazartesi devam ederiz... 

İrem Funda Çakmak 
havasutoprakbi@hotmail.com
 

Bu makaleye ifade bırak