Bağlanma, bebeğin yaşamın ilk yıllarında kendisine bakım veren kişi ile arasında kurduğu ilişkidir. Bu dönemde ağlama, gülme, temas, kucağa almak gibi sinyallerle bebekler bağlanma üzerine deneyimler yaşarlar. Yardıma muhtaç ve ihtiyaç hissettikleri anlar da bakım verenlerin onların yardım çağrılarına cevap verme ve ihtiyaçlarını karşılama süresi ile orantılı olarak bebek kendisine bakım verenle bağ kurmayı deneyimler.

Bağlandığınızda, bağlandığınız kişilerin varlığı size bir güvenlik ve rahatlık duygusu verir. Bunun sonucunda seçtiğiniz bağlanma objesi aslında ‘güvenli üs’ görevi görür. Bebek, tehlike olarak algıladığı durumlarda korunmak ve tekrar rahatlama halini yaşamak için seçmiş olduğu güvenli üs olarak seçtiği kişiyi arar. İhtiyaç hissettiği an da bakım vereni yanında bulamazsa eğer güvensiz bağlanma gerçekleştirirken tam o an da ulaşıp rahatlama halini yaşadığında güvenli bir bağlanma gerçekleştirmiş olur. Bağlanma eylemini gerçekleştiren bir bebek dış dünyayı keşfederken bir yandan da bağlanma objesiyle yakınlığını koruma çabası içindedir. Keşif dönemi olan erken çocukluk döneminde, güvenli üssün çocuğun yanında olmadığı durumlarda çocuğun araştırıcı davranışlarında bir azalma olur.

Bağlanma teorisi üzerine konuşulurken bakım veren diye tanımlanan kişi genellikle ‘anne’ olarak kabul edilir. Fakat yapılan araştırmalar gösteriyor ki aslında aynı ilkelerin bir çoğu babalar içinde geçerlidir. Özellikle, babaların bebeklerle aynı bağlanma davranışı dağarcığı ile yöneldiği söylenebilir. Bebekler yaşamın ilk haftalarında babanın dokunma, konuşma ve kucaklama davranışları anneninkiyle aynıdır. Anne ve babalar yeni bebekleriyle etkileşime geçtiklerinde aynı fizyolojik tepkileri verirler, örneğin kalp atışları hızlanır ve kan basıncı artar. (Corter & Fleming, 1995).

ABD’de yapılan araştırmalar, babaların daha çok bebekle oynayarak zaman geçirdiklerini gösteriyor. Annelerin ise rutin bakıma ve bebekle konuşup ona gülümsemeye daha çok zaman ayırıyor. Bu durum bebeğin babayla olan duygusal bağın zayıf olduğunu göstermez. Babayla anne arasında davranışsal olarak farklılıklar olduğunu gösterir. Yinede bebek 6 ay itibariyle bakım veren anneye gösterdiği gibi babaya karşıda gülmek, neşeyle kıpırdamalar gibi bağlanma işaretleri gösterir.

İngiltere ve Hindistan da yürütülen araştırmalar babaların annelerden daha çok fiziksel oyunlar oynadığını gösterirken, İsveç, İsrail, İtalya, Çin ve Malezya da bu durumlar pek gözlemlenmemiştir . Bu nokta da kültürel faktörler, toplumda anne ve baba, kadın ve erkek rolleri önem taşımaktadır.

Sağlıklı bir bağlanmanın gerçekleşmesi için, bakım verenin ilgisi çok önemlidir. Temas, ihtiyaçların karşılanma süresi gibi durumlar bebeğin güven algısını güçlendirir.