En Doğru Soruyu Sorabilmek: “Neden?”

Sormaya başladıysan illet gibi en pis sorudur bu! Üstelik bir kez sorduysan, artık bu sorgulama hayat boyu sürecektir. Bir “neden” aramak kişiyi gerçeğe, doğruya ve kendine götürür, hep söylerim.

Bu sorunun en zor cevabı teğet geçişlere dairdir. Öyle hemen bulunmaz, demlenir ve ardından beklersen de cevabı gelir.

“Bu çok saçma, niye oldu şimdi bu?” diye sorarız başımıza gelen bir olay ya da geçip giden bir kişi için. Hayatın nedenini bilmek kadar, olan bitenin sana geliş amacını sorgularsan, şahanedir cebe cevabı koyup yürümek. Ama zordur aramak, bulunca ne yapacağını bilmek!

Her şeyin bir oluş ve her kişinin bir geliş sebebi vardır. Biraz örneklendirelim edebiyat yapmadan evvel: Örneğin bir tesadüf gerçek aşkı getirmiş olabileceği gibi, gerçek bir aşk için seni hazırlamak üzere de gelmiş olabilir. Çünkü henüz doğru kişiyle kavuştuğunda olman gereken doğrulukta olmayabilirsin ve evren seni buna hazırlamaya da yeminlidir bilmelisin. Bu sebeple hayatına öyle tesadüfle biri girer, ansızın çıkıp gider. Sen sorarsın “nedendi?” diye. Sende neyi onarmak ya da değiştirmek üzere geldiğine bakman ve değişimi alman gerekir. Bazen kendiliğinden değişirsin, örneğin orantısız fedakarsan ve terk edildiysen, aynı vericiliği yapmamayı zaten ruhun kendine görev biçmiştir. Ama bazen görmeyen ve almayanlar olur. İşte o zaman sarmal tekrarlanır, sen olman gereken sen olana kadar aynı sorunu yaşar durursun. Bundandır sürekli ayrılıklar ya da kalp kırıklıkları...

Hastalığın bile geliş nedeni vardır. Sağlıktaki aksaklık, seni bedenine özveriye davet ediyordur mutlak surette. Bu yüzden neden bu hastalığın kapını çaldığını sormayı unutmamalısın nekahetten çıkmadan evvel.

Bazen olmadık yalnızlık arzusuna kapılırsın, öyle çıt çıkmasın da evimde oturayım dersin. İşte o yalnızlık arzusu, aslında özünden olan ve fakat ruhunun ve kulağının duymadığı bir gerçeği ya da dileği sana fısıldayabilmek içindir. Doğru dinlersen eğer, o yalnızlık halinden sana bir armağan ve değişim vardır. Sorarsan ve kendini açarsan, evrenin seni konumlandırdığı gaye eyleminden gayeyi alıp çıkarsın.

Dinlemeyi bilirsen, bedenin ne yemek istediğini bile söylemektedir aslında. Bu söylem kuru gürültü değil, bilakis beden, kendi ihtiyacını uğuldar açlık kisvesi altında.

İşlerde aksaklık olur ya hani, mali kayıplar, krizler ya da hatalar... Daha büyüğü biraz ötededir de oraya varmadan silkenebilesin diye gelmiştir o tökezleme.

Basit kırgınlıklar, özveriyi verip temele birkaç demir daha atar aslında dostluklarda. Her iki taraf için de nedene bakmayı bilirsen, örümceğin saramayacağı bir ağı örmeyi bile başarabilirsin.

Uyku ve uykusuzluk bile bir neden için gelir. Aramadığın ve ruhunda titreyen bir cevap vardır, kulaklarını kapadığın ama seni uykundan eden. Uyku ise ruhunun şifa talebinden gelir.

Aşksızlığı seçsen de aşk kapını çalar hani! Belki en basitinden aşktan vazgeçme diyedir ama belki hayatta bilmediğin duyguları tanıman içindir.

Otobüste bir insanla tanışır, sohbet eder ve uzaklaşırsın da sözleri aklında kalır tüm gün. İyi dinle kulağında çınlayan anekdotları, sana bir mesajı vardır mutlaka.

Sebepsiz yere ağlamak yoktur, atmayın! Ağlamak üzere bastırdığınız o sebep, sizden daha güçlüdür ve gözpınarlarınıza karşı ondan zayıfsınız, susturamazsınız, o ağlatır. Bırakın sebebiyle gelsin gözyaşı da sonrasında rahatlayınca sorun gerçeğinizi.

“Beş dakika erken çıksaydım kaçırmazdım vapuru” dersin ya bazen, o beş dakika gecikmişliğin sebebi vardır, ne yaşadın o gecikmede bir bul bakalım. Ha bir de madem bu cümleyi kurabiliyorsun, her olan biten için bu cümleyi kurmayı da bil. Oraya gitmeseydin o adamla tanışmazdın, sen fazla pozitif davranmasaydın o seni böyle kırmazdı, sen bir gün daha dikkatli olsaydın iş aksamazdı, dikkatli beslenseydin hasta olmazdın ve bir hafta daha sabırlı olsaydın bu aşk bitmezdi... Önce bir tespiti yap da “neden” sorusunu ne için soracağını da bilebilesin.

Bu soruyu soranların birçoğunun da doğru sormadığını söylemeliyim. Dediğim gibi doğru yerden başlanmamış “neden” sorusu da size hiçbir zaman gerçeği ve değişimi vermeyecektir.

E ben anlattım, “Neden” artık doğru sormayasın ki “Neden” diye kendine...

Betül Yergök /Mentalizasyon

http://mentalizasyon.com/

mail: info@mentalizasyon.com

İnstagram/Youtube: @mentalizasyon