Yüzünüze Kendi Dokularınız İle Gelen Güzellik : Yağ Enjeksiyonu

Merhabalar, genç ve güzel görünmeyi hemen herkes ister. İşte bu yazımda sizlere bu isteği gerçekleştirmenize yardımcı olacak, yıllardır kullanılan ‘Yağ Enjeksiyonu’ uygulamasından bahsetmek istiyorum.

Sizlerin de bildiği gibi yaş aldıkça yüzümüzde birtakım değişiklikler meydana gelir.

Peki Ama Neden?

Yaşımız ilerledikçe yüzümüzde kırışıklıklar ve sarkmalar oluşur. Çünkü yaşlandıkça cildimizin altında bulunan ‘yağ dokusu’ olarak adlandırdığımız dokularda gevşemeler olur ve cildimiz yerçekimine yenik düşerek sarkar. Ancak daha da önemlisi son yıllarda anlaşılmıştır ki, yüzümüzdeki kemik, kas ve yağ dokularında belirli miktarda hacim kaybı da oluyor. İşte bu yüzden son yıllarda yüzümüze gençlik yıllarımızda olduğu gibi canlı, güzel ve genç bir görünüm kazandırmak için enjekte yöntemiyle hacim kayıplarını yerine koymaya çalışırız. Bunu yaparken dolgu maddelerini kullanırız.

Dolguların yerine kullanılabilecek en önemli alternatif yöntem ise yazımın başında da değindiğim gibi yüzünüze kendi vücudumuzdan alınan yağı aynen dolgular gibi enjekte etmektir.

Peki Yağ Enjeksiyonunun Avantajları ve Dezavantajları Neler?

Bu yöntemin en büyük avantajlarından biri, yüzünüze yabancı bir madde vermek yerine tamamen kendi göbek ve bacak bölgenizdeki cilt altından alınan yağı enjekte ediyor olmaktır.

Ayrıca sizden alınacak yağ dokusu yeterli miktardaysa, enjeksiyon için istenildiği kadar malzeme elde edilebiliyor. Üstelik yüzünüze enjekte edilen yağın yaklaşık yarısının ömür boyu kalıcı olduğunu söylemek de mümkün. Bunun yanında yağ enjeksiyonunu işleminin yan etkileri de çok hafif ve nadir olarak gözlemlenmektedir. Çok düşük düzeyde yaşanabilecek ağrılar, ağrı kesicilerle kolayca geçirilebiliyor. Yöntemin cilt canlılığı ve kalitesini artırması ise ek bir avantajdır.

Peki Bu Yöntemin Hiç mi Dezavantajı Yok?

İşlem sırasında hem sizden yağ almak hem de yüzünüze bunları enjekte etmek için geniş bir bölgede kanüller ile çalışmak gerekiyor. İşte bu yüzden işlem ameliyathane ortamında, genel anestezi altında ya da derin sedasyon dediğimiz yöntemlerle yapılabilir. İşlemden sonra yüzünüzde bir hafta kadar belirgin şişme ve yer yer morluklar oluşabiliyor ancak bunların tümü 3 hafta içinde ortadan kalkıyor. 3-6 ay gibi bir sürede yağın %50’lik kısmı erirken diğer yarısı yüzünüzde kalıcı hale geliyor.

Yağ alınan göbek ve bacak bölgelerinde de bir hafta süreyle şişlik, morluk ve hafif ağrı oluyor, bu süreç sonunda bunlar kalıcı bir etki bırakmadan geçiyor.

Bu yöntemin bir dezavantajı da dudakları dolgunlaştırmak için kullanıldığında kalıcılığının çok az olması. Yani dudak kalınlaştırmak için başka yöntemler denemelisiniz.

Dolgu mu Yağ Enjeksiyonu mu?

Öncelikle dolgular her ne kadar vücuda uyumlu da olsalar yabancı maddelerdir. Bazen çeşitli reaksiyonlara neden olabilirler. Ayrıca dolgular fazla miktarda kullanılmaları gerektiğinde çok maliyetli de olabilirler. En önemlisi şu ki; dolgular mutlaka erirler ve bölgesine göre 8-24 ay arasında tekrarlanmaları gerekir. Halbuki yağın yarısı kalıcıdır, bol miktarda uygulanabilir ve yıllar içinde maliyeti daha düşük olabilir. Yağ size ait bir dokudur ve doku uyumsuzluğu göstermez. Ancak bir ameliyathane ziyareti ve bir haftalık bir nekahat dönemi gerektirir.

Yağ Enjeksiyonu ile Yüzünüzde Farklı Neler Yapılabilir?

Bu yöntemle çökük elmacık kemikleri bölgesi belirginleştirilebilir. Yaşlılığın önemli bir işareti olan şakak bölgesindeki çöküklük giderilebilir. Kaşlar arasındaki ve nazolabial bölge dediğimiz burun kenarından ağız kenarına uzanan derin oluklar yok edilebilir.

Göz altı ve göz üstündeki çökmeler giderilebilir. Gözaltındaki bölge belirginleştirilerek göz altı morlukları daha az fark edilir hale getirilebilir. Ayrıca çeneniz küçükse öne ya da aşağı doğru uzatılabilir. Alın daha çıkık gösterilebilir. Kaşlarınız hafifçe yukarı kaldırılabilir.

Sağlıklı ve güzellik dolu günler dilerim...
Saygılarımla..
KBB Uzmanı Doç. Dr. Ozan Seymen Sezen