Yeni burun estetiği aletleri Tuttlingen seyahati

Los Angeles daki burun estetiği çalışmalarımı bitirip salı gecesi istanbula döndüm. Gece kar başladı. Sabah erkenden havaalanına gittim. Stutgard uçağına bindim ancak 3 saat uçağın içinde bekledik. Yapacak hiç birşey yok, açtım bilgisayarımı burun estetiği ile ilgili çizim yapmaya devam ettim, 3 saat uçtuk. İndim ve tren bileti aldım. 2 aktarma ile Tuttlingen' e gideceğim. İki tren arasında 10 dakika var. Ne yazıkki S2 de inip 4. Perona tam 10 dakika da vardım ve treni kaçarken gördüm. Yeni tarife verdiler. 40 dakika sonra iki aktarma yaparak Rottweil üzerinden Tuttlingen e geçeğim. Tren 3. Perondan kalkıyor. Trene bindim 50 dakika seyahat sürüyor. Bilgisayarımı açtım ve çalıştım. Tren son istasyona geldi herkes indi ama istasyon Rottweil değil Freudenstandt istasyonu. Çıldıracağım, treni kaçır sonra yanlış trene bin. Kendini aptal hissetmek böyle birsey.

Yeni burun estetiği aletleri Tuttlingen seyahatiMakinist yanıma geldi. Çok kibar bir kadın. İngilizce konuşuyor. Bana yeni rota çizdi. 40 dakika bekle, benimle tekrar gel, Eutingen im gau da in sonra 15 dakika sonra aynı perondan Rottweil trenine bin. Rottweil den in. Tuttlingen trenine bin. Ama Rottweil treninin ilk vagonuna bin. DUMUR. Anlamadım ama yapacağım. Eutingen im e kadar gittik. Artık haritanın başındayım istasyonları tek tek kontrol ediyorum. Eutingen im de indim. Sonra aynı Perona diğer taraftan bir tren daha geldi. Tamam bizim tren bu. Komedi, tren geldi benim indiğim trene bağlandı ve beraber Stutgard a yola çıktılar. :)))))) O zaman anladım. Ben, Stutgard dan, doğru trenin yanlış vagonuna binmişim. Trenin ön yarısına binmem gerekirken arka yarısına binmişim, yolda ayrılmışlar :)))). Ön yarısı Tuttlingen' e gitmiş. Ben de ünlü black forest a, Freudenstandt a gitmişim. Şimdi yeni trenin ön yarısına bindim ve kendimi aptal gibi hissetmekten vazgeçtim. Bir tren yolda ikiye ayrılıp farklı yerlere gidermi? Gidiyormuş. Tuttlingen'e gece 8 de vardım. Yol toplamda 12 saat sürdü :))


Gerd beni aldı. Yemek yedik . Otele bıraktı ve yorgunluktan devrildim. Ertesi gün Medicon firmasına gittik.

Tuttlingen bir kasaba ama dünyaya tıbbi alet satıyorlar. Kasabada yaklaşık 30000 kişi yaşıyor. En büyük ve en eski firma Aesculap. Aesculap tıp amblemindeki adam. Aesculap da 3 bin kişi çalışıyor. Yani Tuttlingen deki 10 kişiden birisi aesculapta çalışıyor. Kasaba ın geçip kaynağı cerrahi alet :). Kasabanın etrafında Demir cevheri var. Ilk olarak buradaki almanlar bununla Çelik bıçak yapıyorlar. 1890 lı yıllarda birisi Fransa'ya gidiyor ve cerrahi alet yapmayı öğreniyor geri dönüyor ve workshop düzenliyor ve kasaba da aesculap şirketini kuruyor. Aesculapta çalışanlar dan bazıları ayrılıp kendi firmalarını kuruyor ve birçok cerrahi alet şirketi oluşuyor. Kasabanın geçim kaynağı cerrahi alet ama dünyaya satıyorlar.

Tuttlingen de birçok ev aslında atölye gibi çalışıyor. Gerd, beni burun estetiği ameliyatı için kullandığımız çakır elevatörlerinin yapıldığı atölye ye görürdü. Aşama aşama çakır elevatörlerinin nasıl yapıldığını gösterdiler. Harika bir duygu. Atölye benim meslek lisedeki atölyemiz kadardı. Tek bir fabrika yok. Yüzlerce atölye bir kaç alet üzerine uzmanlaşmış. İnanılmaz bir spesifikleşme var. Spesifikleşme kaliteyi artırır. Basit bir kural. Büyük şirketler içinde yüzlerce küçük şirket var.

Medicon Firmasi cok cici bir bina. Art of instruments yazıyor kapıda :))). Girişte benim adımı yazmışlar. Will commen Baris Cakir ve Türk bayrağı. Ve beni cerrahi örneklerin olduğu büyük odaya götürdüler. Yüzlerce alet örneği var. Çocukluğumdan beri aletlere ilgi duyarım. Beni bauhaus yada praktikere sabah bırakın akşam alın :)). Yarım gün orada kaldım. Bazı aletleri kombine ederek, kıkırdak dermatomu tasarladım. Burun kemiğini kırmadan incelten ve burun kökünü alçaltan iki alet yapmistim. Onların projesini cizdik.

Firma çalışanları toplandılar ve onlara yeni ameliyat teknikleri ve yeni alet ihtiyaçları üzerine bir seminer verdim. Aksam 7 de fabrikadan en son Gerd ve ben çıktık. Çok inanılmaz bir beyin egzersizi oldu. Yemek ten sonra 9 da yine devrildim. Beyin yorgunluğu başka birsey. Sabah 2 de uyandım 8 e kadar oturdum. Sabah Gerd beni yine aldı. Burun estetiği Poligon modelinin üretimi için plastik ve metal kalıp üzerine uzmanlaşmış bir şirkete gittik. Poligon modelini hangi maddeden yapılacağına karar verdik. Bu model genç cerrahlar için bir kılavuz olacak. Ama sadece süs gibi olmasın ameliyatta o da çalışsın dedim ve aklıma bir fikir geldi. Modele mıknatıs ekleyelim ameliyat iğnelerini tutsun dedim. Gerd fikri çok beğendi. Oradan diğer kasabaya geçtik. Ameliyat makası ve omurga implant ları üzerine uzmanlaşmış Medicon fabrikasına geçtik. Bu arada bu şirketlerde çok sayıda Türk de çalışıyor. Yılbaşı nedeniyle çok az işçi vardı ama robotlar çalışmaya devam ediyordu. Inanılmaz robot ve cnc makinaları gördüm. Medicon a döndük ve yeni cerrahi aletlerimi aldım ve Tuttlingen deki iş seyahatim sona erdi. 100 yıldır cerrahi alet yapan bu kasabanın beni çok etkilediğini belirtmem lazım. Almanya nın sistemi bizimkinin tam tersi. Her kasabada başka bir işte uzmanlaşmış ve gelişmiş fabrikaları var. Tuttlingen kasabasında cerrahi alet meslek lisesi var. 3.5 yıl eğitim alıyorsunuz. Okulu bitirince işiniz hazır. Ülke çok iyi organize olmuş. Bir kasabada üretilmesine rağmen ürünler çok kaliteli ve dünyaya satıyorlar. Biz ise tüm fabrikaları büyük şehirlere sanayi bölgelerine mümkünse fay hatlarına yerleştiriyoruz. Bir sürü mühendis var kalifiye iş gücü yok. Türkiye kadar, kadar aldığı eğitimden farklı iş yapan bir ülke varmı merak ediyorum.

Ne iş yapıyorsan en iyisini yap, kalite her zaman kendini belli ediyor. Disiplin, kalite, istikrar, sistem, başarılarının sırrı.
Tuttlingen den selamlar yarın öğleden sonra istanbuldayim.

Dr. Barış Çakır

www.bariscakir.com

twitter: cerrahisanati

facebook: dr.bariscakire