VAJİNİSMUS OLDUĞUMU NASIL ANLARIM?

VAJİNİSMUS OLDUĞUMU NASIL ANLARIM?

Birçok çift, kadının istem dışı tepkileri nedeni ile ilişki yaşayamamaktadır. Ne yazık ki gerek kadın gerekse de erkek öncelikle bu sorunun adını koyamamakta, bir şeyler ters gitmekte, eşi ağlamaklı, korku belirtileri göstermekte, kaçınmakta, ötelemekte, bedensel kasılmalar ile tepki vermektedir. Önceleri çiftler deneyim sayılarını arttırarak adını dahi koyamadıkları bu durumla mücadele etmeye çalışırlar. Her deneyim hüsranla sonuçlandığında kadında öteleme ve korku artmakta, erkekte paradoks olarak sertleşme sorunları göstermektedir.

Bunun üzerine sorunun ne olduğunu internetten araştırmaya başlarlar. Karşılarına “VAJİNİSMUS” kelimesi çıkar. Yaşadıkları bir anlamda korku, kasılma ve panik belirtileri ile baş gösteren ilişkiye izin vermeyen zihinsel bir tepkidir.

İlk olarak sağdan soldan okudukları bir takım ilaçları denemeye çalışırlar ama bu çok fayda vermez. Vajinismusta kas gevşeticilerin, depresyon ilaçlarının, uyuşturucu kremlerin çok fazla rolü yoktur. Sorun bilinç dışına yerleşmiş korkuların beden üzerinde ilişki anında ortaya çıkması olduğu için bu ilaçlar çok fazla yarar sağlamaz.

Kültürel olarak bir kısım hasta grubu da dini hocalara giderler. Vajinismus tedavisi’ne gelen hastaların arka planlarında bunu da görmekteyiz.

Vajinismus tedavisi’nde yanlış olarak uygulanan genel anestezi altında veya epidural dediğimiz belden aşağısının uyuşturulması ile yaşatılmaya çalışan tedavilerde vardır. Üzülerek söylüyorum ki bir kısım hasta iyileşse de bir kısım hastanın bilinç dışı da bu durumu tecavüz gibi algılamakta ve var olan sorun daha da ağırlaşmaktadır.

Türk kadınlarında daha çok yarım halka ya da halka tarzı zar görüldüğü için, ilişki sırasında zara ait bir sorun çıkmaz. Yanlış bir algılama ile sanki zar alınınca ilişki yaşanır gibi düşünülüp, zar operasyonu olan ama yine de ilişki yaşayamayan çiftler vardır. Onlara şunu söylerim; zarınızın alınması sorunu oluşturan korkularınızı zihninizden kaldırmayacağına göre istem dışı sorun yine devam edecektir.

Bir kısım hasta da denetimsiz forumlarda, birbirlerine kulaktan duyma bilgiler aktararak çözmeye çalışırlar. Buradaki handikap ise var olan sorunun üzerine yanlış bilgilerin de yerleşmesidir.

Tüm bu çabalarından sonra hasta tedavi almaya karar verir. Çoğunlukla başlanan klasik tedavilerdir. Eğitim, ev ödevleri ile giden üç ayda on iki seansı bulan bir terapi yaklaşımıdır. Bu terapi yaklaşımında hastaların bir kısmı iyileşir. Bir kısmı ise ya ödevleri yapamaz, ya yarım yapar ya da ödevleri yapıp penis aşamasına geçemez. Veya tedavi süresi uzun olduğu için tedaviden kopar.

Vajinismus hastaları adeta bir deneme yanılma yöntemi ile çözüm için birçok süreci deneyerek hekime gelirler.

Vajinismus tedavisinde başarı için doğru bir yaklaşım sorunun mekanizmasını görmekten geçer. Sorun zihinseldir, duygusaldır, az bir kısmı da fiziksel yapıyı barındırır. Dolayısıyla tedavide de mekanizmanın doğru okunması ve ona dönük tedavi planlanması gerekir.

Yıllar içinde yaşanan tüm bu olumsuzlukları görmem nedeni ile Bir Buçuk Günde çözüme giden terapi bağlamında tedavi tekniğini oluşturdum. Bu teknik; eğitim, vajene dönük üçlü geri bildirim çalışması ve kademeli olarak hipnoterapi ile sorunu oluşturan zihinsel yapılar üzerine çalışmayı içeriyor.

Birçok şey denemiş, birçok yere gitmiş vajinismus hastaları haklı olarak bana hep şunu sorarlar; siz ne yapıyorsunuz da sorun bu kadar kolay çözülüyor? Sadece sorunun mekanizmasını net görmem, soruna dönük terapi tekniklerini uygun bir formülasyon ile kullanmam çözümü de kısa sürede getirmektedir. Bilimsel kongrelerde de bu teknikolarak sunulmuştur.

www.vajinismustedavisi.com