Astrolog Oğuzhan Ceyhan'la 2020

O bir bilgi ummanı benim gözümde.Ve bilgiyi öyle güzel harmanlayarak anlatıyor ki, içinden ne alırsanız o kadar büyük! şanslısınız.

Kendinizi her derste bir dolu hikaye içinde buluveriyorsunuz, mitolojiden simyaya, sufizm den sabit yıldızlara, karmaya, 12 burcun zodyak yolculuğuna derken bir bakmışsınız ders bitmiş. Bilgi öyle yoğun akıyor ki reklamlarda vardı ya hani 'çok çalışmalıyım çokk'.. diyorsunuz öğrencisi olarak.

Astroloji yolculuğumun ileri seviyesinde bana rehberlik eden, ülkemizin parmakla sayılır ünlü astrologlarından biri olan sevgili Oğuzhan Ceyhan’dan bahsediyorum. Türkiye ilk defa onu '99 depremi" öngörüsüyle daha çok tanıdı. Aslında Oğuzhan bey gökyüzünün sonsuz matematiğini çözüp kombinasyonlar içinden kendi yorum ve öngörü gücüyle son noktayı koymuştu. Bilmeyen çoğu kesimin adlandırdığı 'falcılık'tan öte birşeydi bu. Evren 0-1 lerden oluşan matematiksel bir yolculuk. Hocamız da bu yolculuğun gökyüzü dilini ortaya koymuştu. Çünkü gökte ne varsa yeryüzünde de o vardı.(Hermes)

Kendisi 2001 yılından itibaren 2500 öğrenciye astroloji yolunda ışık tutmuş ve halen tutmaya devam etmekte. 2 yıllık yolun çok başında bir gökyüzü öğrencisi olarak astroloji ilminin, astrolog olmanın ne kadar zor olduğunu gelin bana sorun sevgili okur. Hiçbir zaman 'tamam oldum' diyemeyeceksiniz çünkü bilgi ve öğrenmek bitmeyecek. Bu yüzden kendiniz için en doğru öğretmeni seçmelisiniz deyip Oğuzhan beyle 2020de 12 burcu- depremleri- ekonomiyi konuştuğumuz röportajımız başlasın o zaman :

*Oğuzhan bey hepimizin belli travmalardan sonra iyileşmek için, yaşadıklarımızı manalandırabilmek ve kendimizi tanımak için bir yola çıkmışlığı var. Bu yollardan biri de astroloji.Sizin astrolojiyle tanışma yolculuğunuz nasıl başladı ?

Astroloji yolculuğumun çok değerli ve biraz da hüzünlü hikayeleri var aslında. Ben doğuştan anne karnındayken asya gribine yakalandım ve bu hastalıktan kurtulma mucizesi yüzde ikiymiş. Bacaklarım yarı felçli olarak doğdum. Geçen gün raporlara baktım 15 zannediyordum tam 22 ameliyat geçirmişim. Yaşamımın 7 yıla yakını hastanede geçti. Bursa fizik tedavi rehabilitasyonda 2 yıl geçirdim. Dışarı adım atmadan 1-2 yıl hastanede kaldığım oldu. Anlayacağın hiç çocuk olamadım.Sağlıklı çocuklar sokakta oynarken benim en yakın arkadaşlarım hep hemşire ve doktorlar oldu..

Çocukken olgunlaşmak böyle bir şey işte !

*Babanız askeri doktordu…

Evet babam askeri doktor, GATA’da belli bir dönem komutanlık yaptı, İngiltere’de yardımcı ateşelik yaptı. O dönem 11 yaşlarımda Londra’da büyük bir İtalyan hastanesindeyiz.Tüm hasta çocuklar büyük bir koğuşta kalıyoruz. Bir hafta içinde üst üste iki çocuk öldü. Daha küçücük yaşta ölmekte olan bu çocuklara bakarak duygusal bir isyan yaşadım ve ilk sorgulamamı yaptım:

“Tanrı kötü olamazdı, buradaki çocukların günahı neydi?”

Ve bu bende farklı bir felsefi görüş yarattı.

Hastanedeki yunanlı bir arkadaşımın anneannesi de bana Yunancayla karışık İngilizce “KARMA” dedi. “Herkes ektiğin biçer. İnsanlar yalnızca yaşamaları gerekeni yaşıyor. Belki anne-babalarının bir karmasını..”

Bu cümlelerle daha çocuk yaşımda karmayı araştırmaya başladım. İlk olarak Teosofi derneğinde eğitimlere gittim. Rus okültist Mme blavatsky’ nin okuludur. İşte astroloji yolculuğunun ilk adımı böyle başladı. 20li yaşlarda bu işi ciddiye aldım ve aynı ciddiyetle 28 yıldır devam ediyorum.

*İngiltere sizin için çok önemli olmalı

Tabi. İlk 6 aylıkken geldim İngiltere’ye. 10 yaşımda, 18 yaşımda yine gittiğim oldu. Anlayacağınız İngiltere belirli bir dönem benim ikinci vatanımdı. Orada yaşarken tedavi görüyordum ve astrolojiye de orada başladım.

*Astroloji birçok kategoriye ayrılıyor.Kişiler, yoluna finansal- medikal vs astroloji olarak ileride devam edebiliyor. Sizinki ilk eğitim olan klasik astrolojiden ziyade karma tabanlı bir okul. Farkı biraz açar mısınız?

Daha önceleri diğer değerli astrolog arkadaşlarım gibi klasik eğitim, bizim “mathesis” dediğimiz örgün eğitim şeklinde dersleri veriyordum ancak bunun böyle olmaması gerektiğine karar verdim çünkü astroloji ne kadar bilim tabanlı olsa da bir tarafta arkaik insan bilinçdışı, bir tarafta matematik, bir tarafta ruhsal yetenekler söz konusu olduğu için daha agnostik bir çalışmaya karar verdim. Yunan felsefe okulları gibi bir eğitime döndürdüm sınıflarımı. Bir Sokrates, bir Aristoteles ya da bir Sufi okulu gibi düşünün. Bu değişim çok iyi geldi ve verdiğim bilgiyi devam ettirebilen 300-350 adet öğrencim şu an Türkiye astroloji camiasının en büyük astroloji ekolünü oluşturmuş oldu.

Sadece Türk öğrencilerim değil, bu eğitim şekli o kadar faydalı oldu ki yabancı öğrencilerim de belli başarılar yakalamaya başladı. Peter Mark Adams İngiliz öğrencim onunla gurur duyuyorum. Dünyanın en başarılı Okült kitabını yazdı ve bestseller oldu. Bu onun başarısıdır ama yetiştirdiğim için elbet ben de gururlanıyorum.

Karmadan biraz bahsedersek; Aslında biz her şeyi inanç bazlı düşünüyoruz çünkü bir Ortadoğu toplumuyuz ama bilim tabanlı da düşündüğümüzde her etki karşılığında benzer bir tepki yaratır. Başımıza gelen her olayın sebebi geçmişte buna benzeyen tepkiler verdiğimiz içindir. Newton’un etki-tepki yasası bahsettiğimiz karmadır. Pinpon gibi düşün, sen topu atarsın karşındaki oyuncu da aynı şekilde karşılık verip topa vurur. İşte tam da burada bu oyunu bir yerde artık durdurmak gerekir. Eğer durduramazsanız bu derslerimizde de hep konuştuğumuz Samsara döngüsüdür ve oyun sonsuza kadar aynı şekilde devam edecektir.

*Bunu anlamak için önce ciddi bir farkındalık düzeyi gerekir. Alın yazımız olarak da adlandırdığımız her doğum haritası bunu vaad etmeyebilir hocam. Vaad edilenler adına konuşursam astroloji burada fark etmek için çok önemli öyle değil mi?

Evet peki astroloji neden önemlidir Duygu? Çünkü inanç tabanlı “Nerden geliyorum nereye gidiyorum” diye nitelendirmiş olduğumuz insan ruhunun yolculuğunu arkeşipsel olarak tek gösterebilen, Etos-Mitos-Logos, mitoloji ve matematiğin birleştiği hikayeler bütünlüğü sadece astrolojidir. Onun haricinde hep bir bilene sormak zorundasınızdır ama astrolojide artık bir bilene sormaktan ziyade insan ırkının istatistiki arkeşipleri vardır. Yani istatistiki arkeşiplere “bu ne olmalıdır” diye sorduğunuzda “bu şu olmalıdır” diye sonuç çıktığında “bu zaten budur, bu olmuştur” eşzamanlı olarak.

Astroloji aslında herkesin bireysel olarak evrene bir bakış açısıyla bakmasına, evrenin kendisi içindeki unsurlarını algılamasına ve başına gelen şeylerin içindeki (karmik astroloji) neden ben bunu yaşıyorum, bu yaşadığım şeyden ne öğrenmem gerekiyor, ben bunu nasıl çözerim sorularını cevaplayabilecek bir yapıdır. İçinde kehanet vardır, psikoloji, dönüşüm vardır simya vardır. Çok detaylıdır.

Okurlarımıza özellikle belirtmek istiyorum. Astrolojiyle ciddi uğraşmadan, birkaç yıl emek vermeden astrolojinin bilim tabanlı mantığını anlayamazsınız. Hiçbir bilim adamı iyi bir astrolog olmadan astrolojiye var veya yok dememelidir çünkü astrolojik istatistikleri en basit olan yöntemlerle yapamazsınız. Astroloji 38.500 gezegen konfigürasyonunun açıklanması gereken ekliptik bir yapıdır. Bakın biz bazı yerlerde yanılmıyor muyuz elbette yanılıyoruz ama astroloji yanılmıyor. Bizler, yorumu yapanlar yanılabiliyor çünkü koskoca evrenle uğraşıyorsunuz, Tanrı’nın, o yüce gücün aklıyla uğraşıp çözmeye çalışıyorsunuz.

*Ve bu aklı ancak insana izin verildiği ölçüde çözebiliriz değil mi?

Tabi ki öyle. Şu an tüm ana gezegenler, 4 büyük asteroid, 4 büyük centaur (Nessus gibi) ve ortalama 130 sabit yıldızı en iyi düzeyde kullandığımız için en büyük astroloji ekolüyüz.

Fakat kuzey yarımkürede hesaplayabildiğimiz 784 adet alfa dediğimiz yıldız var. En aşağı 620 adet alfanın anlamını bilmiyoruz. 1 sabit yıldızı gözleyip bunu istatistiki yeniden sisteme katabilmemiz 100 yıl alıyor düşünebiliyor musun? Bu durumda bize izin verildiği kadar, görmemiz ve anlamamız gerektiği kadarını biliyoruz diyorum elbette.

Ayrıca astroloji merkezimizde AR-GE lerimiz oluyor ancak benim vakit darlığımdan bu konuda yavaş ilerliyoruz. Parametreler var. Örneğin inanç ve mitolojiyi kenara koyarsak X gezegen ve Y gezegenin dünyayla açısının parametrik hesaplamaları var. Bu hesaplama oraya konmuş. Bunu ben, sen, bir insan koyamayacağına göre bir akıl tarafından oraya konmuş. Kesinlikle tesadüfi bir şey değil.

Son 1 yıldır Finlandiya’dan Hollanda’ya seyahatlerimle Algol yıldızını inceliyorum. (Medusa hikayesinin dünya üzerindeki etkilerini) Eski İranlı, Azeri, Arap astrologlar bunları kullanmış hep. 1500 yıl önceki bir metni şu an formülüze edip bir insanın hayatına uyguladığınızda bu metin yine çalışıyor. Bunun mantığını bana kim anlatabilir? Bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Aslında bize verilmiş olan imkanlarla tanrının zihnini izin verilmiş ölçüde yakalamaya çalışıyoruz.

ŞU AN BİLDİĞİMİZ KADARIYLA BİLE DEV BİR MUCİZEYLE KARŞI KARŞIYAYIZ. YARATICININ MATEMATİĞİNİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖRÜYORUZ.

*Hem de nasıl ! Peki eğitmenliğiniz boyunca kaç öğrenci yetiştirdiniz? Kaçıyla çekirdek aile kaldınız?

Eğitmenliğimin 2001 yılı 30 yaşımda ilk astroloji derslerimin başlamasıyla giriş, 2005-2013 arası gelişme, son yıllarsa eğitim tarzımı değiştirmemle birlikte sonuç bölümünü yaşıyorum artık. Bu yıllarda ortalama 2500 kişi yetiştirdim. Şu an 200- 250 öğrencimle hala görüşüyorum.

*Giderek çoğalıyor öğrencileriniz. Geleceğe yönelik yurtdışıyla ilgili büyüme planlarınız var mı?

Aşırı büyüme taraftarı değilim. Genelde insanımız “uluslararası olayım, holdingleşeyim” düşüncesindedir. İnan ki uluslararası her yerden teklif geliyor ancak büyümek istemiyorum. Aynı seviyede, aynı çizgide, aynı butik tarzda doğru şeyler yapmaya devam etmek istiyorum çünkü tüm insanlar ölür ve dönüşür. Ben de ölümlüyüm ve insanımızın en büyük sorunu had bilmemek.. Ancak karma ve dharma’yı bilen biri olarak ben haddimi biliyorum. Karma tabanlı, Newton’un etki- tepki yasasını konuşan bir okuluz biz biliyorsun.

Ben önce işimi doğru yapıyorum. Öğrencilerime sahip çıkıyorum. Kaç yıl emek verdikten sonra o öğrencimin daha da ilerleyebilmesi için tüm tecrübelerimi aktarıyorum, gerekirse birebir çalışıp onu belli bir noktaya getiriyorum. Bu çalışmayı tabi ki umut vaat edenlerle, saygıyı kaybetmeyip etik ve ahlaklı olanlarla yapıyorum. Maalesef herkes etik olmuyor. İnsanları kandırmak için astrolojiyi kullananlar da oluyor.

*Sizin gözünüzde İYİ bir astrolog nasıl olmalıdır?

Bu sorudan önce bir şikayetimi belirteyim. Şimdi bir üniversite bölümünde nasıldır? Kişi eğitimi alır ve gider, mezun olur. Sonrasında bu bilgiyi ne kadar içselleştirdiği önemlidir. Ben her mezunu takip etmiyorum. Işık gördüğüm 250 civarı öğrencimle görüşmeye ve desteklemeye devam ediyorum. Ama “şu sizin öğrencinizmiş” diye tarafıma bazı etik olmayan astrologlar hakkında şikayet gelebiliyor. Ne yaparsanız yapın, nasıl eğitim verirseniz verin niyeti kötü olan çıkabilir ya da işinin ehli olmayabilir. Bu yüzden kimden hizmet alacaksanız çok araştırın doğruyu bulun. Hastalanınca doktor araştırıp nasıl gidiyorsanız bu meslekte de iyi araştırın.

Sosyal medya çok hareketlendi. Bana göre Türkiye’nin en kuvvetli sosyal medyalarına sahip astrologların çoğu gerçek astrolog değil. Bazılarının pop starlar kadar takipçileri var. Köşe başlarında kahve falı bakan insanlar astrolojiyi bir boşluk olarak görüp astrolog olarak ortaya çıktılar.

Simdi sorduğun soruna geliyorum. İyi astrolog olmak için Karma yasasını takip edin. Ne yaparsanız size geri dönecek. Önce “zarar vermeyin” ilkesine göre hareket etmelidir iyi bir astrolog. Yani karşınızdaki danışanı size geldiği ruh halinden daha kötü bir duruma sokup yollamayın. Etik davranın!

* Bütün astroloji okulları önceden doğum haritalarına bakarak astrolog olabilecek öğrenci alıyor ancak yarı yolda pes eden kişi olabiliyor? Bunu neye bağlıyorsunuz?

Kendi ekolüm adına; Astrolojinin doğal felsefesini kavrayabilecek, Etos, Mitos ve Logosu akılla algılayabilecek, bireyselleşme yoluna gidebilecek kişileri seçiyorum. Kendisi ve yakın çevresi için astrolojiyi rahatça kullanabilecek biri olmalı. Ve mümkün olduğunca DÜRÜST bir kalp ile çalışabilecek insanları haritalarından seçiyoruz.

Ne kadar doğru seçsek de arada muhakkak yanlışlar çıkabiliyor. Astroloji haritalarında doğum saati çok önemli. Yanlış verilen doğum saati de çok şeyin yerini oynatıyor. Böyle örneklerle karşılaştım.

*2020 ile başlayalım ama siz 2023ü de katın. Neler oluyor ülkemize, insanlığa?

Zor bir süreç. Bolluğun ve bereketin efendisi Jupiter, zamanın efendisi Saturn ve dönüşümlerin efendisi Pluton’un oğlak burcunda aktif ve agresif hareket edeceği, yıl içinde birkaç defa kombine kavuşum yapacağı zorlu bir süreç. Jüpiter oğlağı sevmez. Mayıs, eylül ve 2021 de bunlar devam edecek. Sahib-kıran yıllar diyoruz biz bunlara. Dünya üzerinde siyasi olarak büyük karmaşaların çıkacağı bir dönemden bahsediyoruz. Ekonomik krizler çok daha büyüyecek. İki zaman yöneticisi dediğimiz Jupiter ve Satürn arasında büyük çatışmalar olacağını görüyoruz. Filler tepişecek çimenler ezilecek Türkiye de o çimenlerin içinde olacak. Bazı göstergeler iyi gibi olsa da Türkiye olarak 11 ağustos 2018deki o büyük güneş tutulmasıyla birlikte aslında Mike Tyson yumruğunu yedik, tüm kemiklerimiz kırıldı, herhangi bir darbede tuzla buz olacak gibi.

Önümüzdeki yıl 13 mayıs Venüsün ikizlerdeki retrosu ve ardından 10 eylülde başlayacak olan marsın koç burcundaki retrosu 2020nin hayırlı olmayacağını gösteriyor. Eylülden itibaren Rusya ve Çin’e yarayacaktır. Ortadoğu’da ciddi savaş rüzgarları gene geliyor ama bu sefer iş büyük geliyor. Bu arada Mısır ile İsrail kimse ummazken bir anda birbirine girebilir.

*Vatandaşımız ne yapsın ?

Vatandaşımız ekonomisine gerçekten çok dikkat etmeli. Ekstra gereksiz harcamalar yapmamalı. 2020’nin zor geçeceğini unutmasınlar. Zor bir kış ve zor bir yaz da hava şartları olarak geçecek.

Şubat- Mayıs arası bilhassa mayısta dövizde hızlı hareketlenmeler olacak..

*Peki 2019 sonlarındayız bunun için ne dersiniz? Önümüzde 26 aralık 2019 bir güneş tutulması var.

Evet önümüzdeki kasım aralıkta da Türkiye’ye muhtemelen ekonomik sıkışıklık geliyor. Büyük kriz göstergeleri hafif de olsa düzelmeye başlasa bile krizin boyutu çok büyük. Bu tutulma şu anki yöneticiler içinde bölünmeler ve erken seçim sürecinin baskısıyla hükümetin aslında çok zorlanmasına sebebiyet verecek.

Diğer yandan üzülerek belirtiyorum bunu. Kasım ayında çocuklarımızı, özellikle kız çocuklarımızı koruyalım lütfen. 2020 yılında toplumsal şizofreni yaşayabileceğimiz türde duygusal, bizleri çok etkileyecek birkaç vaka yaşayabiliriz.

Aralık ayının ortalarından itibaren de değişik mutasyonlarla gelecek gripler var. Tüm 60 yaş üstü abilerimizin ablalarımızın zatürre aşısı olmalarını öneriyorum. Çoğunlukla grip değil zatürre öldürüyor, bu yüzden tedbirle belli bir noktaya kadar korunabiliriz diye düşünüyorum.

*Depremi yorumlayalım mı? Uranüs boğanın ayak sesleri başladı. (Röportajımızın ertesi günü deprem oldu)

Bu sallantılar önümüzdeki günlerde de devam edecek. 2020 yılının 8 nisanından itibaren dünyanın çeşitli yerlerinde çok artacak. Ama ben size şöyle bir şey söyleyeyim Türkiye’nin doğum haritası efsunlu, şerbetli. Benim en tehlikeli gördüğüm yer Tekirdağ-Silivri hattı. Ve bu hat 2021 ortalarından itibaren hızla kırılmaya gidecek gibi görünüyor. 2021-2023-2025 depremler geliyor. Yalnız bir şeyi ayırmamız gerek. Herkes İstanbul depremi geliyor olarak söylüyor. Hayır Marmara bölgesi depremleri geliyor. Marmara bölgesinde önümüzdeki 7 yıl içinde 3 büyük deprem geliyor. Bunlar Tekirdağ-Silivri hattı, Bursa-Gemlik hattı ve Çanakkale-Saros hattı. Şu an tespit edilen budur. Şunu da belirteyim 2020 şubatla mayıs arasında Tekirdağ-Silivri bölgesi çok tehlikeli. 2020 daha silik ama 2021 kasımdan itibaren, 2023 kasımından itibaren çok ağır bir depremselliğe doğru gidiyoruz.

*Ya ekonomik deprem? Göstergelere göre 2023 ile biraz toparlanmıyor muyduk?

2023 kasımından itibaren ekonomi biraz düzeliyor. Siyasi kargaşa azalıyor. Dengeler daha bir oturuyor gibi. 2024-2025-2026 bu yılları ekonomik olarak iyi kabul etsek de Uranüs’ün boğa burcunda 2026 yılı sonuna kadar 7 yıllık seyirde olduğunu düşünürsek deprem konusunda ülke iyi durumda değil. Bu sırf Marmara değil ki daha kaç büyük deprem gerçekleşir. Yani Erzincan hattı da, Adana hattı da tehlikede, İzmir de tehlikede.

*Siz 99 depremi öngörünüzle bu ülkede daha fazla tanındınız..

Evet 17 Ağustos 1999 depremini önceden hesaplayabildim, Bolu Düzce depremini hesaplayabildim ama tarihsel geçmiş önemli. Bu nedir? 1509 depremi mesela hangi göksel sembolikle hangi tutulmayla oldu. 1766 depremini biliyoruz. Bunları bilerek yine o yapıların geldiğini görüyoruz ve 2021- 2023 hesaplayabiliyoruz. Ama bir Erzurum’u bilmiyoruz, Adana’yı bilmiyoruz. Denizli Balçova hattını hiç bilmiyoruz. Orada bir fay var direk Balçova’dan girip Denizli’den çıkıyor. Ana yerleşim bölgelerimizin her birinde sağdan soldan bıçak sırtındayız. Bursa-Gemlik hattı İstanbul’u etkiler. Tekirdağ-Silivri hattıysa direk etkiler. İki büyük fayın ortasındayız. Deprem bilimci hocalarımız elbet daha iyi bilir ama temennimiz bunların parçalı kırılmasıdır. Ya üçü birden kırılırsa o zaman olacak depremin tarihsel şiddetinin adı yok.

Bu biraz da astrolog iyi niyeti biliyor musun Duygu? Objektif olamayabiliyorum duygusal bakıyorum. Sevdiklerim, arkadaşlarım, ailem, siz öğrencilerim varsınız. Konuştuğumuz deprem ölçeklerinde sevdiklerimin onda sekizi yaşamaz. Ama gerçek şu ki gökyüzü büyük felaketler gösteriyor.

*Şu sözlerinize ondan sonra felaket tellallığı deniyor hocam. Okurun yüreğine su serpecek hiç mi birşey yok? Şu dönem gidin İstanbul’dan, şuralarda kalın diyebilir misiniz mesela ?

Duygu keşke olsa söylesem. Öyle hikayeler biliyorum ki istediğiniz kadar önlem alın bunun arkasında kader var. Sen de biliyorsun. Önerim 2020’nin şubatından itibaren herkesin bir deprem çantası ve kenarında parası olsun. Arabanıza atlayıp gidebilin ve arabayla alternatif yolları muhakkak bilin.

Bir eşzamanlılık çalışıyor. 2020’nin şubat-mayıs arası evet bir döngü var depremle ilgili. Orta şiddette olacağını ön görüyorum. Kesin Tekirdağ-Silivri hattı diyemem ama olursa da artçılarla yüzünü gösterecektir. 4.7 ardından 4.9 gibi artan hale gelirse bilin ki büyüğü geliyor hemen. Biz 10 Şubat ile 17 Mayıs 2020 arasında elimizden gelen tedbiri alalım.

*Halkımızın en sevdiği bölüme gelelim. Doğum haritalarımız parmak izlerimiz gibi eşsiz. Gene de sizi çok sevip ilgiyle takip edenler için 12 burcun genel 2020deki durumunu söyler misiniz?

Koç; İş ve kariyer hayatıyla ilgili önemli kararlar alacaklar. Kariyerde büyük değişimler geliyor. Ve yükselişe geçecekler.

Boğa; Uranüs’ün etkileriyle beraber aşk, sevgi,ikili ilişkiler konusunda güzel haberler var. Bir kısmı ev değiştirebilir. Jüpiter onlara çok iyi gelecek. Aşk, evlilik, çocuklarla ilgili güzel haberler yolda.

İkizler; 8 Nisan-22 Haziran arası aşk, ilişki, parayla ilgili sorunlar yaşamış olsalar bile 5 Temmuz’daki güçlü ay tutulmasıyla hayatlarındaki sorunların hızla bittiğini fark edecekler.

Yengeç; Hayatı sorguladıkları, yeni iş kurmaya başladıkları, aile konularının çok gündemde olduğu bir döngü. Bir kısmı ortaklık, bir kısmıysa aile kuracak.

Aslan; İş ve kariyer hayatında beklenmedik yükselişler yaşayacak. 9 Aralık 2019 da başlayacak olan bu süreç 11 Mart 2020 de aktifleşecek. Aslanlar maddi olarak son yıllarda çok dayak yediler, ulaşmaya çalıştıkları noktalara varamadılar artık başaracaklar.

Başak; Eğitim hayatları, medya-radyo-televizyon konularında ilerleyecekler.Yabancı ülkeye yerleşebilir, farklı bir şehre taşınabilirler. Başlarına gelebilecek tüm problemlere karşı Jüpiter’den gelen bir korumaları var. Satürn-Pluto-Jüpiter kavuşumu onlara iyi gelecek. Hayatlarını yeniden kurmaya, yapılandırmaya başlayacaklar.

Terazi; Mahkeme ve kanunlarla ilgili, aileyle ilgili sorunlar var. İstedikleri sonuçları mahkemeden hemen alamayacaklar. Bazıları yaşadıkları yeri değiştirecek. Bir kısmı ev sahibi olacak. Mart ve nisanda aile konuları çok gündemde olurken ağustos-eylülde kariyer konusunda bir anda ilerleyecekler.

Akrep: Eğitim almak eğitim vermek, zaman zaman küçük yolculuklar yapmak, kardeşlerle iletişim konularında büyük ilerleme gösterecekler. Tutulmalar onlara iyi geliyor. Hayatı daha derin daha olgun daha anlayışlı yaşayacakları bir döneme giriyorlar.

Yay: Daha net para kazanmaya başlayacaklar. Satürn etkisiyle doğru harcamayı da öğrenmeliler. Dikkat etmezlerse kaynaklarında ileriki yıllarda istedikleri sonuçları alamayabilirler.

Oğlak; Onlar için iyi bir yıl çünkü Jüpiter burçlarına geçiyor. Hayatlarında eksik kalmış şeyleri tamamlayabilecekleri konuları gündeme getirecekler.Anne ve kardeşler ile diyalogları artacak. Annelerinin sağlık sorunları varsa hızla çözüldüğünü ve sıkıntıların azaldığını görecekler.

Kova; Kendi etraflarında gizli kalmış olaylar, bilinçdışıyla ilgili bazı sorunlar, psikolojik bazı sıkıntılar iyileşme yoluna gidecek. Ruhsal olarak dinginleşecekler. Eğer ki sağlık sorunları varsa iyileşmeler olacak.

Balık; Onlar için iyi bir yıl. Aşk ilişkiler çocuk temaları vurgu yapıyor. Ummadıkları kadar bir mutluluk, ummadıkları kadar bir aşk döngüsündeler. Geçen yıl kariyerde çok zorlandılar. Bu yıl etrafları toplantılar partiler derken kalabalıklaşacak ve bunların içinde bir aşkla karşılaşacaklar.

*En çok balıkları kıskandım:) Kitap planınız vardı. Yazmayı düşünüyor musunuz ?

Öğrencilerim için 2 tane yazdığım kitap var ama şu an yayınlamıyorum çünkü astroloji camiasında çok fazla kopyalamayla karşılaştım. Yazılarım kopyalanıp kitap yapıldı. Zaten siz öğrencilerimle çoğunu paylaşıyorum. Sosyal medyada da yazıyorum. Muhtemelen 2 yıl sonra çıkarabilirim.

*Şu '33 yaştan sonra yükselen burca geçiliyor"ezberine noktayı siz koymak ister misiniz?

Evet bazen yanlış anlaşılıyor. Öz burcumuzla doğarız ve öz burcumuzla yaşarız. Yükselen burçlarımızın karakterleriyse ilk Satürn döngüsü (28-29 yaş) sonrası 30lu yaşlardan itibaren dünyaya daha fazla dış görünüş olarak yansır. Bu bizim maskemizdir. Dışarıdan algılanış biçimimizdir yükselen burç. Yani sadece 30lardan sonra daha baskın olur.

33 yaş başka bir döngüdür aslında. Kuzey ay düğümümüzün (ruhumuzun bu dünyada gitmesi gereken yolun) aktive olduğu yaş döngümüzdür. Gençlik algıları, hazları, gençlik hataları bitmiştir. İlk Satürn döngüsünden geçilmiştir. 33te güneş bir başka doğar diyebiliriz çünkü her 33 yılda bir güneş aynı yerden doğar. Bu, insanın 66-99 yaşları için de geçerlidir. Esma-ül hüsna neden 99 tanedir mesela. Bunlar ezoterik okült astrolojidir çok detayı vardır.

*Güzel eşiniz de astrolog. Güzel kızınız da astrolog olur mu? Haritası ne diyor? Evde 'tamam biraz ara verelim astroloji konuşmayalım' dediğiniz olabiliyor mu?

Kızımın astroloji astronomi yıldızlara çok büyük merakı var ama ben onun sanatla iç içe bir doktor olacağını düşünüyorum. Babasının yolundan gitmeyecek gözüküyor.

Eşim Zeynep hanım benden daha meraklı. Kadınlar astrolojiye daha meraklı oluyor, erkekler astrolog oluyor o da çok ilginç. Aile hayatımızdaki pek çok konuyu astrolojik semboller ve arkeşiplerle yapıyoruz.

Bu değerli röportaj için Oğuzhan bey'e çok teşekkür ediyorum.Ayrıca astrolojiye ilk adım atışımda,bizleri sonrasında Oğuzhan hocamıza emanet eden ilk öğretmenim Hatice Potak'a da çok teşekkür ediyorum. Hepiniz çok değerlisiniz. Hepimiz çok değerliyiz.

Ve tabi ikinci kitabım için Oğuzhan hocamdan aldığım tüyolarla koşa koşa yaşam yolculuğuma sağlıkla devam diyorum.

Aşk, ışık ve farkındalıkla kalın sevgili okurlarım.

DUYGU GİRAY

Instagram:duygugiray / Facebook: Duygu Giray yaşam koçu / Website: www.duygugiray.com

Not: Oğuzhan bey'in Sevgili Billur Kalkavan ile aylık burç yorumlarını ve diğer önemli göksel olaylar videolarını billur tv den izleyebilirsiniz.