#GizemSoruo: Prematüre Doğum Nasıl Önlenebilir?

17 Kasım Dünya Prematüre Günü idi. Kendi küçük ama çabası büyük savaşçı bebekler ve anneleri için prematüre konusuyla ilgili Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Filiz Candan Topuz'la konuştum. Prematüre bebekler, erken doğum, risk grupları ve daha pek çok bilgiyi röportajda bulabilirsiniz.

Prematüre bebek kavramını açıklar mısınız? Kaç hafta öncesinde doğanlara prematüre deniliyor?

Olağan gebelik süresi ortalama 9 ay 15 gündür. Diğer bir deşiyle normal gebelik 38 hafta ile 42 hafta arasındaki süredir. Eğer gebelik 37 haftadan önce sonlanırsa doğan bebek prematüre olarak tanımlanır. Gebelik haftasına göre sınıflandıracak olursak 24-34 hafta arası ileri derecede prematüre, 32-35 hafta arası orta derece prematüre, 36-37 hafta arası ise sınırda prematüredir. Bir başka sınıflandırma ise doğum tartısına göredir. 2500 gramdan az olması düşük doğum ağırlığı, 1500 gramdan az olması çok düşük doğum ağırlığı, 1000 gramdan az olması ise ileri derecede düşük doğum ağırlığı olarak kabul edilir.

Bu haftalarla ilgili kritik gelişmeler neler? Bebeklerin vücudunda neler eksik kalıyor?

24 hafta, 28 hafta ve 32 hafta biz kadın doğum hekimleri için önemli kritik haftalardır. 28 haftaya ulaşmış bir bebek yaklaşık 1000 gramdır. Bugün artık yenidoğan yoğun bakım şartlarının iyileşmesi nedeniyle 1000 gram üzerindeki bebeklerin %90’ı yaşatılabiliyor. 32 haftada ise bebeğin akciğerleri artık surfaktan üretmeye başlar ve böylece daha az solunum problemiyle karşılarız. Yoğun bakım tedavisi ile 35 hafta sonrası prematür bebekler artık dışarıda yaşamaya hazır hale gelir. Gebelik haftası ne kadar ileri ise prematüriteye bağlı komplikasyonlarla o kadar az karşılaşırız. Obstetri ile uğraşan biz hekimler bir erken doğum eylemiyle karşılaştığımızda bebeğimizi anne karnında ne kadar süre tutabiliyorsak, doğum sonrası yenidoğanın yoğun bakım ihtiyacı o kadar azalacağından, bebek ve anne için en iyi şartları sağladıktan sonra doğuma karar veririz.

Prematüre bebeklerde en sık rastlanılan sağlık sorunları nelerdir?

Nörolojik açıdan bir değerlendirme yapacak olursak, prematüre her 10 bebekten birinde zeka ve gelişim sorunları yaşandığını görüyoruz. Bu bebeklerde gelişme gecikmesi, işitme ve görme sorunları, elle yapılan ince motor becerilerde ya da bir nesneyi yerleştirme gibi kaba motor becerilerde sorunlar yaşanıyor. Zeka geriliği ve bedensel gelişim problemleri, spastik diparezi dediğimiz parmak ucunda yürüme, kronik akciğer problemleri ya da RSV enfeksiyonları ortaya çıkıyor.

Kaç bebek prematüre doğuyor? Hayatta kalma oranı nedir? Erken doğumda kayıp oranı nedir?

Türkiye’de yaklaşık olarak her 10 bebekten biri prematüre doğuyor. Türkiye’de doğan her 1000 bebeğin 10’u ise bir yaşına gelmeden hayatını kaybediyor. Bu kayıpların %30'u ilk altı gün içinde, %64’ü ise bir ayını tamamlamadan gerçekleşiyor. Diğer yandan, bu kayıpları büyük oranda düşük doğum ağırlıklı ve prematüre bebekler oluşturuyor.

Erken doğum belirtileri nelerdir? Erken doğum önceden anlaşılabilir mi?

Doğum ağrılarının erken başlaması erken doğumların %40-50’si kadarının sebebidir. Diğer sebepler ise bebeğin su kesesinin erken açılması, plasentanın erken ayrılması ve anneye ya da bebeğe ait sebeplerle hekimler tarafından erken başlatılan doğumlardır. Örnek vermek gerekirse bebekte gelişme geriliği olması ya da annede prekelampsi dediğimiz gebelik zehirlenmesinin olması gibi nedenlerdir.

Hangi hamileler erken doğum riski taşır?

En önemli risk faktörü daha önce erken doğum yapmış olmaktır. Erken doğum yapan annelerin tekrar erken doğurma oranı çeşitli çalışmalarda %17-30 arasındadır. Annedeki bir enfeksiyon durumu da yine erken doğumu tetikler. Rahimin doğuştan anormal yapısı, rahim ağzı yetersizliği, plasenta yerleşim anormallikleri ve erken ayrılması, çoğul gebelikler, geçirilmiş rahim ameliyatları, bebeğin suyunun fazla olması ve annenin psikososyal stresi de diğer faktörler arasındadır. Risk faktörleri saptanan gebeler gebeliğin 2’nci trimesterinde servikal kanal uzunluğu ölçülerek erken doğum riski anlaşılabilir. Risk faktörüne göre sürekli yatak istirahati gerekebilir ve çeşitli ilaç tedavileri gerekirse hospitalize ederek gebelik haftasını uzatmaya çalışırız.

Erken doğumu engellemek için neler yapılabilir?

Rahim ağzı uzunluğu ne kadar kısa ise erken doğum riski o kadar fazla oluyor. Rahim boynu uzunluğu 3,5 santimetreden az olan gebelerin takibe alınması ve uygun tedavinin başlanması erken doğum riskini ortadan kaldıran öncelikli önlemlerimiz arasında. Öte yandan annenin kilosunun ideal aralıkta olması, eğer çalışıyorsa çalışma şartlarının iyileştirilmesi, daha önce doğum yapmışsa iki gebeliğin arasının 1 yılın üzerinde olması, sigara, alkol ve diğer risk faktörü oluşturan alışkanlıklardan uzak durması da erken doğumu önlemek için önemli kriterlerdir.

Erken doğum anneyi ruhen ve fiziken nasıl etkiliyor?

Erken doğum yapan anneler ve bebekleri yoğun bakım süreci nedeni ile erken doğum haftasına bağlı olarak bir süre bir arada olamıyorlar. Bebekler anne sütü ile beslenmeye başlayana kadar anne sütünü sağıp depolayabiliyor. Anneler emziremedikleri ve bebeği ile tensel teması sağlayamadığı için psikolojik olarak etkilenirler. Bebekler düşük doğum tartılı ve naif olduklarından annelerde bebeğine bakmakla ilgili güven sorunları oluşabilir. Annenin bebeğinden ayrı olması, kendine güven problemi yaşaması, bebeğin nöromotor gelişimi ile ilgli prematüriteye bağlı komplikasyonların gelişmesi veya korkusu annede depresyonu tetikleyebilir. Bu dönemde eşlerin ve aile üyelerinin destekleyici yaklaşımı önemlidir. Psikolojik destek ihtiyacı bu durumu yaşayan anne, babalar veya yakınları tarafından farkedilmeyebilir. Bu sürece en yakın tanıklık eden hekimler olarak bu durumu fark etmemiz biz kadın doğum hekimleri için daha kolaydır.

Annenin bu süreçteki depresyonu anne sütünün gelmesini etkileyebilir ki prematüre bir bebek için anne sütü çok değerlidir. Bu nedenle anneler sütün sağılması konusunda desteklenmelidir. Annelerin bebeklerinden ayrı kaldığı dönem doğum sonrası 6 hafta olan kohusalık dönemine denk gelir. Özellikle zorlu bir doğum süreci geçiren annelerin vitamin, mineral ve omega 3 olarak desteklenmesi bu dönemi rahat geçirmelerini sağlar.

Gizem Aydoğan

Instagram/gizemaydogan