Yalnızlık

Doğumdan ölüme kadar yalnızdır insan.

O kadar yalnızdır ki insan, ilişkileri bile iki yalnızın ortak bir tek yalnızlıkta buluşması gibidir... ayrılık ise tekrar eski yalnızlıklarına dönülmesi şeklinde yaşanır. Birliktelikler yalnızlıkların ortak noktadaki ilişkisidir.

Mutludur kimi zaman insan kadın-erkek ayırmadan mutlu... ama yalnızlıklarını örtmez bu mutlulukları hatta mutluluklarını kapatacak bir tür hüzün çöker üstlerine. Çekip çıkarmak isterler içlerinden o kocaman boşluğu ama olmaz... O boşluk hep göğüs kafesini zorlar ve sonunda nefes almaları bile değişir.

İşte tamda burada sosyal ağlar imdada koşar. Yeni nesil yalnızlık paylaşımlarını gerçekleştirdiği bir yerdir. Çok değil en fazla 100 yıl sonra instagram dediğimiz fotoblog ölmüş yalnız insanların günlükleri gibi olacak.... Gerçek hayatta arkadaşlarımızla paylaşmadığımız bir çok şeyi, söyleyemeyeceğimiz içimizde kalan sözleri bir anda paylaşabiliyoruz. Kimi zaman evimize misafir ederiz hiç tanımadığımız insanları.. Kimi zaman mobil olarak yanımızda insanları taşırız birlikte zamanı paylaşırız. Siyasetçi oluruz, futbol yorumu yaparız, gurme oluruz, parfüm-makyaj-kıyafet derken her şeyle ilgili bilgimiz olmadan fikrimiz olmaya başlar. Biraz sığ olduğumuz doğrudur ama kimse derinlik aramıyor merak etmeyin.

Sosyal ağların bir kuralı yok nede olsa kuralsızsınız kural sizsiniz.. Kuralsızların kuralları koyduğu bir oyun bahçesi gibi düşünün... Alan geniş oyunlar farklı insan mutlu yada mutsuz... Hikayeler hep birbirine benziyor.

Benzer pozlar, bir çoğunda çiçek-böcek, kedi-köpek, yemek-içmek en çokta gülen bebek... Ne çok seviyoruz.. Aslında ne çok sevilmeye ihtiyacımız var... İlgi çekmek değil amacımız küçük bir tebessüm yaratabilecek şeyler.. Bu pozların ve şekillerin içinde en çok ilgi çekeni en azından benim için ilginç olanı yüzlerini saklayan insanlar..

Korkuyorlar mı?

Saklanıyorlar mı?

Kaçıyorlar mı?

Çirkinler mi?

Çok mu güzel-yakışıklı?

Güvensiz tipler mi?

Gerçek şu ki random bir sosyal ağ'a girip yüzü görünmeyen sadece ensesi görünen bir kadını beğendim... Omuzundan bakan yavru siyah bir kedisi vardı ismi ise 'blackjack'. Yüzünü göstermeyen kişi doğal olarak kullandığı isimde sahte olmakta.. Sorular sordum müsade isteyerek.. Neden buradasın diye sordum... Hiç sıkıştırman "Neden?" dedim.. Cevap çok netti. YALNIZLIK!

Kalabalıklar içerisinde yalnız bir kadın... Biraz etrafındaki insanlardan umudunu kesmiş gibi ve doğal güvenmiyor.

Monoton geliyor hayat... Hep aynı şeyler Hep aynı yerler Hep aynı insanlar

Farklılık arıyor.. Sosyal ağlarda farklı insanların, farklı anlarında hayatlarına girip çıkabiliyorsun... Sahte isimler kullandğında bugün varsın yarın yoksun.

Bir kova kadınından yemek tarifi gibi yalnızlık tarifi istedim (ne tehlikeli bir davranış benim ki) cevabı ise; "Hayatımda oluşturduğum rutinlerimi paylaşacağım kişiler arkadaşlarımsa ve her gece yalnız uyuyorsam ben yalnızım" dedi. Bu şekilde dinleyince çok yalın ve basit bir istek gibi görünmekte...

Bu platin saçlı kova hanımefendi aslında "hayatın güzel anlarını paylaşan, eve geldiğimde sebepsiz kavga edeceğim, kavganın sebebi ne olursa olsun sonunda tatlıya bağlayacak, beni dinleyen ve anlayan, ilgi gösteren, huzur ve mutluluk veren, uyumlu ve sadık, esprili biraz sarkastik, kendine güvenen ve benide güvende hissettiren, gözlerini kaçırmayan, yormayan-horlamayan, uyandığımda beni sımsıkı saran bir insan istiyorum" diyor...

Evet kabul ediyorum izafidir lakin hatun kişi de bu cümlede hepsini istiyorum demedi... Olsa ne güzel olurdu.Bu abarttığımız erkek Nierzsche'nin tarif ettiği übermensch (üstinsan) gibi görünsede vardır. En azından var olması muhtemeldir. Kova hanımefendi çok şey istediği diye yalnız değildir gerçekte hiç bir şey istemedi diye yalnızdır... Yalnızlık tercih değil bilhakis kaderdir. Her canlı yalnızlığı tadar ve hayatının bir döneminde yalnızdır.. Gerçekte insan yalnız kalmaktan kurtulamaz. Kurtulduğu zamanlar da vardır.. Güneşli bir havada kızgın kumlardan soğuk suya atladığınızdaki vücüdunuzun ürperdiği an gibidir. Sürekliliği yoktur anlıktır.

Kısaca bulundukları bölgeye sığmayan ve internet üzerinden daha hızlı yayıldığını düşündüğüm bir virüs şekli YALNIZLIK. Sosyal ağlar insanları asosyal yapmakta... Hayatın içindeler gibi görünselerde aslında o kadar uzaktalar ki kendileri bile farkına varmıyor...

Yalnız olmadığınız anların çok olması dileği ile..