Hayır dediğimizde onaylanmadığımız, “yaramaz” etiketini aldığımız çocukluk günlerimizi hepimiz hatırlıyoruz. Bilinç altı kayıtları paralelinde istemediklerinize de evet diyerek kimseyi kırmak istemiyor, karşımızdakinde olumsuz bir izlenim bırakırsanız sevilmeyen olmaktan mı yoksa terk edilmedikten mi korkuyorsunuz?

Bir danışanım kime hayır diyemediğini düşünmesini istediğimde şaşırmıştı. Kimseye hayır diyemiyordu ki? Üstelik kendisini güçsüz hissediyordu bu nedenle…

Partnerinize, iş yerinde yöneticinize, arkadaşlarınıza sürekli evet diyorsanız biz gün gelir siz olmaktan çıktığınızı, kendi hayatınızı yaşamadığınızı fark edersiniz. Kişiliğinizin gücü sürekli hayır demek değildir, ne zaman kime, hangi konudaki taleplere hayır diyeceğinizi bilmektir.
İlişkilerde net olduğunuzda her şeye evet demek zorunda kalmazsınız. Sessiz anlaşmaya en kolay girilen ilişkilerde bir kez hayır denecek bir konuda evet derseniz bunu değiştirmek çok zordur. Başlangıçtan itibaren partnerinize hayır demeyi bilirseniz, o da sizden neyi ne zaman isteyeceğini bilecektir.

Kendini olduğun gibi kabul eder ve seversen, kendin olmayı seçersen kimsenin sadece bir konuda yüreğinden gelen hayır nedeniyle terk edilemeyeceğini, dışlanmayacağını bilirsin. İş yerinde yöneticinize hayır diyemiyorsanız kendinize değer vermiyor ve saygı duymuyorsunuz demektir. O zaman karşınızdakinden de saygı beklemeyin. Çevremizdeki insanlarla iletişimde başarılı olmak için, evet demek zorunluluğu hissetmemek için karşınızdakinin pozitif yanlarına odaklanın. Başka bir kişinin pozitif yanlarına odaklandığınızda bu özellikleri enerji olarak kendinizde de bulursunuz, hissedersiniz.

Unutmayın başkasında gördüğümüz her şey bizde olan özelliklerdir. Bunu fark ettiğinizde rezonans alanınız pozitif olacaktır, çevrenizdekiler size doğru çekilecektir, enerjinizin yükselmesi nedeniyle kimseyi kaybetmekten korkmayacak, hayır demeniz doğal kabul edilecektir. Alanınızı belirlemek için rezonans alanını yönetmeyi bilmek önemlidir. Kırarak, üzerek değil, pozitif enerjinizle, sevgiyle alanınızı belirlemek sizi mutlu edecektir. Sana seni gösteren şikayet ettiklerindir. O halde kimsenin onayını alma çabasına gerek yok artık. Kimsenin sizi itme düşüncesi de yok aslında. Her şey bizim seçimimiz.

“Sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.” Lao Tzu’nun bu sözünü unutmadan ne zaman evet, ne zaman hayır diyeceğimizi bildiğimiz günler dilerim.