Çocuk sahibi olmadan fikir sahibi olanlar

Aklıma takılıyor. Görüyorum, duyuyorum en sonunda yazacağım dedim. Henüz çocuk sahibi olmadan diğer anne babaları eleştirenlere bir iki lafım olacak.

Sanırım dışarıdan bakınca ufacık bir bebeğe yetemiyor gibi gözüküyoruz. Hani şikayet ediyoruz ya uykusuzluktan, yorgunluktan, hani okula gitmediklerinde karalar bağlıyoruz ya beceriksiz oluyoruz sonra da... Kolay tabi uzaktan ahkam kesmek, eleştirmek. Oysa bilemez ki insan bebeği kucağına almadan, çocuğun uykusu beslenmesi hastalığı ile uğraşmadan, 2 yaş hezeyanları ile karşı karşıya kalmadan çocuk sahibi olmanın ne demek olduğunu. İdealleri vardır herkesin elbette. Başkalarının yaptığı hataları tekrarlamayacağına dair söz verirsin kendine. Hamileyken özellikle bir sürü kitap okur, satır satır ezberler, tek doğru orada yazan zannedersin. Hatta çok yakın arkadaşının bebeğiyle vakit geçirince ya da aileden bir başka ufaklığın büyümesine şahit olunca konuya hakim zannedersin kendini. Hata! Büyük hata! Biz geçtik oralardan da o yüzden biliyoruz.?

Çünkü yetmez hiç biri. Yaşamayınca, uykusuz kalmayınca annelerin neden şikayet ettiğini anlayamaz kimse. Biliyorum bir sürü insan özellikle sosyal medya sayesinde anne olan arkadaşlarının zaman zaman çığlıklarına şahit oluyor. Bize bakarsanız, çocuk sahibi olmak zor. Mutlaka bir yardımcıya ihtiyaç duyuyoruz. Hem ev işi, hem çocukla uğraşmayı beceremiyoruz. Hep şikayet halindeyiz. Oysa modern dünyanın nimetlerine şükredip sesimizi kesip oturmalıyız. 'Madem öyle neden çocuk yaptınız?' sorusuna bile maruz kalabiliyoruz. İşin gerçeği nedir ben söyleyeyim: çocuk sahibi olmak çok zor.

Daha doğrusu çocuklu hayat eskisine göre daha detaylı, daha kaotik ama daha komik, daha hareketli, daha deli bir şey. Çok seviyorsunuz çünkü. Birisi/birileri kalbinizi yerinden çıkarıp elinize veriyor sanki, öyle atıyor artık kalbiniz. Hem korkutucu hem de muhteşem bir duygu yaşadığınız. İşte bu yüzden çocuk sahibi olmaktan asla pişmanlık duymuyoruz ama yoruluyoruz elbette. Yardıma da ihtiyaç duyuyoruz. Yeri geliyor tuvalete bile gidemiyorsunuz kucağınızdaki sizi bırakmadığı için. Kapıyı biri çalsa da 5 dakika nefes alsam, diyorsunuz. Sonra kucağınızdaki miniğin insanı sarhoş eden süt kokusuyla dünya yine dönüyor ayaklarınızın altında. Böyle bir şey anne olmak. Asla yapmam dediğiniz çoğu şeyi yaptığınız bir kimliğe bürünüyorsunuz üstelik. Tükürdüğümüzü itinayla yalarız zaten. Çünkü hayaller ve idealler çocuğa vız gelir. Ama diyorsanız 'ben böyle anne olmayacağım' tutmayayım ben sizi.

Ya da şöyle diyeyim, umarım sizin bebeğiniz gazsız olur. O çıldırtıcı ve insanı çaresiz bırakan kolik ağlamalarını yaşamazsınız. Akşam emzirip yatırırsınız, sabah uyanırsınız. Sonra katı gıdaya kolayca geçersiniz, her önüne verdiğinizi de yiyen bir çocuğunuz olur. Dilerim size her konuda ayak uydurur, 2 yaş sendromunun ne olduğundan bile haberiniz olmaz. Kolayca emziği, bezi halledersiniz. Yuvaya ilk günden alışır sizi hiç üzmez. Umarım annelik dendiğinde her şey toz pembe olur hayatınızda. Grilikler olmaz hiç.

Ama bir dakika, ortada bebek yok değil mi, belki de henüz düşünmüyorsunuz bile?! Öyleyse o zamana kadar sessizce dağılabiliriz.

Irem Erdilek

Slingomom.com