Doç. Dr. Hande Sipahi: “Hijyenik kesim, doğru pişirme ve uygun saklama koşullarına dikkat edilmediği takdirde keyifle geçmesini umduğumuz bayramımız zehre dönüşebilir”

Kurban Bayramı birçoğumuz için et tüketim miktarlarının arttığı bir dönem olacak. “Uzmanlar et yemeli mi, yememeli mi diye tartışa dursun, biz et seven taraftayız” diyorsanız bu öneriler tam size göre. Et tüketiminden kaynaklanan sağlık risklerini en aza indirmenin püf noktalarını Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Toksikoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hande Sipahi’den öğrendik.

Ne kadar saklamalı?

- Et yüksek miktarda protein ile B12 ve demir gibi vitamin ve mineralleri içerdiğinden sağlığımız açısından oldukça faydalı bir besindir. Ancak hijyenik kesim, doğru pişirme ve uygun saklama koşullarına dikkat edilmediği takdirde keyifle geçmesini umduğumuz bayramımız zehre dönüşebilir.

- Sağlıksız koşullar, ette hızla salmonella gibi bakterilerin üremesine; besin zehirlenmesi sonucunda ishal, mide krampları, bulantı ve kusma gibi rahatsızlıklara yol açar. Bu belirtiler bakteri bulaşmış et tüketimini takiben üç gün içinde ortaya çıkar. Bu sağlık risklerinden korunmak için öncelikle kurbanlık hayvanın özel kesimhanelerde hijyenik koşullarda kesilmesi gerekir.

- Şu anda yaz aylarının sonuna gelsek de havalar hâlâ çok sıcak olabiliyor. Sıcak havalar da bakterilerin daha hızlı üremesi için oldukça elverişli bir ortam hazırlıyor. Bu nedenle etin kesildikten sonra hemen yenmeyecekse soğukta saklanması gerekiyor.

- Pişmemiş eti buzdolabında üç-beş gün, derin dondurucuda altı aydan 12 aya kadar saklayabilirken; etin böbrek, karaciğer, kalp gibi sakatat kısımlarını buzdolabında bir-iki günden, derin dondurucuda ise üç-dört aydan fazla saklamamak gerekir. Et suyunun ve pişmiş et ürünlerinin saklanma süresi daha kısadır. Bu ürünleri buzdolabında üç-dört gün, derin dondurucuda iki-üç ay saklayabiliriz.

“Kavurma ve fırında pişirmeyi tercih edin”

Eti pişirirken yanan kısımlarda oluşan PAH (polisiklik aromatik hidrokarbonlar) kanserojen olduğu kanıtlanmış, kimyasal bir yanma üründür. Bu nedenle yaz mevsiminde ne kadar yapmak istesek de mangalı sınırlı tutmak, onun yerine eti kavurmayı veya fırında pişirmeyi tercih etmek gerekiyor. Ancak mangaldan vazgeçemiyorsanız da en azından etin yanan kısımlarını mümkün olduğu kadar yememeye gayret edin.

“Proteinden arındırılmış bir detoks yapın”“Bayramınız zehir olmasın”

Uzun süre protein ağırlıklı beslenmek kemikteki kalsiyum dengesini, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını bozar, kanser ve kalp damar hastalıkları riskini artırır. Tüm bu sorunlardan korunmak için yüksek miktarda et tükettiğimiz bayram tatilinin sonunda birkaç gün proteinden arındırılmış bir detoks yapmak organlarımızı rahatlatmak adına faydalı olabilir.

“Eti ölçülü tüketin”

Kurban Bayramı’nda sindirim sistemimiz alışık olduğu düzeninin oldukça dışına çıkıyor. Bayram ziyaretleri esnasında her öğünde et tüketmek ve etin yanında da ağır beslenmek mide-bağırsak sistemimizi çok yoruyor. Halk arasında “bayram beyi olmak” diye bilinen durum işte bu abartılı ikramların sonucunda ortaya çıkar. Bundan korunmak için eti ölçülü tüketin, yanında da sebze tüketmeyi deneyin. Bunun yanı sıra nane, kekik ve limon karışımından hazırlayacağınız bir bitki çayı karışımı da “bayram beyi”ni rahatlatabilir.