Zaman zaman toplumda salgın hastalıklar oluşur. Salgından korkarız. Çünkü salgının bir başlangıç noktası olsa da dalga dalga topluma yayılır. Halkı kırıp geçirmeye başladığı anda artık geri döndürülemez bir noktaya gelinmiştir. O kadar hastaya ne ilaç yeter ne tedavi. Bittiğinde ise gerisinde koca bir enkaz bırakır. Kayıpları için kanayan yürekler, hafızalardan bir türlü çıkmayan korkular, acılar...

Ama paniğe gerek yok. Artık salgını önlemenin bir yolu olduğunu biliyoruz. Hastalık etkenine ve yayılma hızına bakıyoruz. O etkeni yok edip, yayılmanın önüne geçiyoruz. Günlük hayatta ise salgın etkeni bazen bir liderin, bir cümlesi olabiliyor. O cümle öyle bir yayılıyor ki, ciddi bir tehdit oluşturuyor. Toplum bir anda kamplaşıyor, “onlar” ve “biz” ortaya çıkıyor. Demokrasinin getirdiği birlikte yaşama kültürü yerini ötekileştirmeye ve ötekini yok etme mücadelesine bırakıyor.

Haberin Devamı

Bu yazıyı yazma sebebim geçtiğimiz hafta Meclis Başkanvekilinin "Kızlı erkekli eğitimi kaldıracağız" açıklamasından sonra hafta boyunca sıkça duyduğum şu cümleler:

* Onlar bizim kızlı erkekli yaşam biçimimizi ayıplıyor da biz onları ayıplamıyor muyuz? 21. yüzyıl Türkiye’sinde hala tek tip bir yaşam biçimini dayatan anlayışlarını, öteki tüm var oluşları “uygunsuz, yanlış, ahlaksız” diye nitelendirmelerini ayıplıyoruz.

* 10 yıldır bu ülkeyi “demokrat” kimliğiyle yöneten iktidarın tam seçim arifesinde "kızlı erkekli yaşam bize ters" diyerek gençliği, siyasetin mezesi haline getirmesini kabul edemiyoruz.

* Başbakan’ın açıklamasının akabinde bir valinin Coş’arak "gereken yapılacak" demesi, milletin meclisinde başkan vekilliği yapan birinin kızlı erkekli okulları ayırmak için yasa hazırlığında olduklarını söylemesi karşısında korkuyoruz.

Korktuğumuz için hırçınlaşıyoruz

* Esen rüzgarın gücüyle güvenlik güçlerinin kızlı erkekli yaşamakta olan gençlerin evlerini basıp, sudan sebeplerle ceza kesmeleri, senelerdir yüz yüze baktığımız komşularımızın bizi ihbar etmeleri korkularımızı pekiştiriyor ve hırçınlaşıyoruz.

* Kocasını, bekar arkadaşları ile tanıştırabileceğini söyleyen bir ilişki uzmanının; 60 yaşında bir adamla 12 yaşında bir kızın evlenmesinde bir sakınca görmezken, kızlı erkekli yaşamı ahlaksız bulan "ahlak" anlayışına “uygun” yaşamak istemiyoruz.

Haberin Devamı

Biz kadınlarla sadece sevişmiyoruz

* Biz kadınlarla sadece sevişmiyoruz. Onlarla farklı ve güzel pek çok paylaşım yaşıyoruz. Bu yüzden onları cinsel bir obje olarak görmüyoruz. Ama buna karşı tarafı nasıl ikna edeceğimizi bilemiyoruz.

* Sevginin, sarılmanın, öpüşmenin ısrarla insanın sadece karşı cinsleri arasında olabileceğini düşünen sığlıklarını hiç anlayamıyoruz.

* Tüm bu yaşananlar bizi çok kırıyor. Gençliklerini doyasıya yaşamadıkları için bizi hiç anlayamadıklarını düşünüyoruz. Keşke geriye dönebilmeleri ve gençliklerini dolu dolu yaşamaları mümkün olsa...

Dikkat! Salgın belirtileri ortaya çıkmış. “Ötekini yok edeceğiz” hızla ağızdan ağza yayılıyor. Ötekileştirilen gurup ise kırmızı alarm veriyor. Unutmayın erken teşhis hayat kurtarır.