Daha Az Yanılmak İçin!

Bugünkü yazımda zihnin önemli bir özelliğinden (*) bahsetmek istiyorum. Bu yazının içeriğini, günlük meditasyonlarınızda odaklanma konusu olarak ya da iyi niyetim hep kötüye kullanılıyor şeklinde şikayetleriniz varsa, iyi niyetinize ayar çekmek için kullanabilirsiniz. Hadi Başlıyoruz!

Zihin (akıl), dolu tarafı görme eğilimindedir. Zihin üçte biri boş olan bir bardak gördüğünde, bu bardağı içerisinde portakal suyu olmayan bir bardak, elleri boş olan bir kadın gördüğünde, elinde çiçek olmayan kadın, sarı bir çiçek gördüğünde, mavi renkte olmayan bir çiçek şeklinde tanımlamaz. Zihin, sarı çiçeği tanımladığında, çiçeğin rengini otomatik olarak diğer renklerden asimile eder, hatta çiçeği meydana getiren yaprak, polen, kök, sap vb. gibi birçok yapıyı otomatik olarak yok sayar.

Zihin, çiçek örneğindeki aynı asimilasyonu, insanlar için de yapar. İnsanları var olan doğasından asimile ederek sadece gördüklerine göre tanımlar. Bu tanıma körü körüne inandığınızda ise başınıza iş açılır. Aslında zihnin, bu yapıyı önleyecek başka bir özelliği daha vardır. Bu özellik, diğerinin tam zıddı olan, nesnenin ne olmadığını belirleme özelliğidir. Bu iki özellik, var olanla, var olmayanı belirleme özelliği birlikte kullanılmadığında sürekli yanılırız.

Maslakta bir iş yerinden çıkan takım elbiseli hoş bir adam gördünüz, diyelim. Tipi hoşunuza gittiği için ona bakmaya başladınız. Bunu fark eden adam size gülümser. Adam, çok hoşunuza gittiyse, içinizden ‘‘Hım, hoş bir adam, çok hoş bir gülümsemesi var, işi de iyi olmalı.’’ dersiniz. Ve mideniz de kelebekler uçuşmaya başlar. Bu varsayıma dayalı düşünce, benzer düşüncelerle daha da güçlendiğinde, zihin, o adamın ne olmadığını belirleyen özelliğini kullanamaz. Bu yazdıklarımı okuduğunuz süreden daha kısa bir sürede o adama âşık olursunuz. Maalesef ki bu hoş görünümlü, yakışıklı adamın evli, şiddete meyilli ya da dürüstlük, cömertlik gibi çok önemli olan kişisel değerlere sahip olmama ihtimali vardır.

Geçmişte hayatınızda ‘’Çok yanlış tanımışım’’ kategorisine girmiş insanlar varsa, onlarla birlikteyken, zihnin sadece var olanı belirleme özelliği kullanmışsınız demektir. Bu durum çok sevdiğiniz halde yollarını ayıramadığınız, iyi niyetinizi kötüye kullanan insanlar için de geçerlidir. Yazdıklarımı test etmek isterseniz, bu gruba giren dostlarınız varsa, herhangi birini seçin ve onu sevmenize neden olan özellikleriyle, gerçekte var olmayan özelliklerini kendinize hatırlatın. Sonra var olan ve var olmayan özelliklerine aynı anda odaklanarak belli bir süre meditasyon yapın. Kendi deneyimlerimden söyleyebilirim ki, bu çalışma sonrasında, onu hala sevmeye devam etseniz dahi, ilişkinizi belli bir seviyede tutma kararını kolayca alabileceksiniz.

Zihin, bu iki özelliğinin birlikte kullanmaması durumunda, başınıza iş açılması konusu herhangi bir şey satın alırken de gerçekleşebilir. Örneğin uzun zamandır almak istediğiniz, çok şık ipek bir elbise gördünüz. Fiyatı bütçenize uygunsa, elbiseyi hemen satın alırsınız. Elbisenin güzelliği, ipek kumaşın kullanım zorluğunu hatırlamanızı engeller. Birkaç ay sonra özel bir günde elbiseyi giyersiniz. Evden çıkmadan önce bir bardak su içerken elbisenin üzerine su damlar. Su damlaları, ipek kumaşın üzerinde leke bırakırlar. Elbiseyi çıkartmak zorunda kalırsınız. Ertesi gün elbiseyi temizlemeciye gönderirsiniz. Elbise, dolabın içinde başka bir özel günün gelmesini bekler.

Şimdi, geçmişte yukarıdaki örneklere benzer durumları deneyimlediyseniz başınıza neler geldiğini hatırlamanızı rica ediyorum. Ne fark ettiniz?

Zihnin iki özelliğini birlikte kullanmış olsaydınız deneyimlerinizin daha olumlu sonuçlanacağını fark ettiğinize eminim.

Sonuç olarak zihnin bu iki özelliğini birlikte kullandığımız da etrafımızdaki insanlarla daha dürüst ilişkiler içinde oluruz. Biri ya da birilerine olduklarından daha fazla ya da daha az değer verme alışkanlığından kurtuluruz. Koşulsuz iyi niyet yerine sınırları belirlenmiş iyi niyet gösteririz. Bu şekilde hem kendimizi hem de diğerlerini negatif sonuçlara karşı korumuş oluruz. Ben buna iyinin de kötünün de aynı anda kazanması derim!

Her Daim sevgi ve ışıkla

Sibel KAVUNOĞLU

(*) Bu yazı ilginizi çektiyse zihnin özellikleriyle ilgili bilgileri paylaştığım aşağıdaki yazı başlıklarına göz atabilirler.

Haklıyken Haksız Duruma Düşmek

Ne Kadarlığına Kötüsün

Bu Günüm Huzurla Geçsin

Ya %100’ünü Bilmiyorsak

Hayatı Güzelleştirmenin Başka Bir Yolu