Haklıyken Haksız Olmak

Haklıyken haksız duruma düştüm, senaryosuyla sıkça karşılaşıyorsanız, verdiğiniz tepkilerin gerisindeki mekanizmayı anlamanın zamanı gelmiş demektir. Bu mekanizma beş ayrı adımdan oluşur. İlk adım olan nesneyle karşılaşma, gerçekleşir gerçekleşmez, 2, 3, 4 ve 5.adımlar ışık hızında gerçekleştiğinden fark edilmeleri zordur.

Geçen haftaki yazımı okumayanlar için bu beş adımı tekrar özetlemek istiyorum; bir nesne, içerik ya da olayla karşılaşma, zihnin dikkatinin çekilmesi, nesnenin ne olduğu ile ne olmadığının belirlenmesi, nesnenin ne olduğuna bağlı olarak duyguların yükselmesi ve niyete uygun aksiyon alınması. Bu beş adım her ırktan, her yaştan, her cinsiyetten, fakirinden zenginine her tip insan için aynı şekilde gerçekleşir. Konu ilginizi çektiyse beş adımla ilgili aşağıdaki iki örneğe göz atmanızı öneririm. Ağız tadıyla ilgili bir örnekle başlamak istiyorum;

Diyelim ki bir cafenin (1.adım) önünden geçiyorsunuz. Dikkatiniz vitrinde duran cheese cake’e (2.adım) çekildi. Karnınız aç olduğu için cheese cake’e (3.adım) daha da yoğunlaştınız. Duygular yükseldi. (4.adım) Artık cheese cake’ e sahip olmak için elinizden geleni yapmaya hazırsınız. Bundan sonrası niyetin ne olduğuna bağlı olarak değişecektir. Aşağıda üç farklı niyete göre hazırlanmış üç aksiyon örneği yer almaktadır.

• Açlığınızı gidermek istiyorsunuz, cafenin kapısından içeri girer ve cheese cake ısmarlarsınız. Ya da;

• Geçtiğimiz ay beş kilo aldınız. Dış görünüşünüze çok önem veriyorsunuz. Cheese cake’e şöyle bir gülümse atarak yolunuza devam edersiniz. Ya da;

• Geçen ay kan tahlil sonuçlarınızı aldınız, şekeriniz yüksek çıktı. Açlığınızı yatıştırmak için cheese cake yerine sıcak bir çorba içersiniz.

İlk durumda zihninizden gelen tanıma (3.adım) göre cheese cake’i yediniz, aç olmak ve cheese cake sevmek dışında özel bir niyetiniz yoktu. Diğer iki durumda, zihninizde beliren tanıma göre yükselen duygular (3.adım) olumlu olsa da niyete uygun hareket ettiniz.

İkinci örnek; İşten eve erken geldiniz ve favori koltuğunuza teslim ettiniz kendinizi. Akşam yemeğine daha zaman var. En heyecanlı yerinde bıraktığınız kitabınız aklınıza geldi. Ancak yatak odanızdaki kitabı almaya (4.adım) üşeniyorsunuz.(Üşenmek, yükselen duygunun olumlu olmadığını gösterir.) Yükselen duygu olumlu olmadıkça niyetin gücü işlemez, koltukta oturmaya devam edersiniz. Niyet, gücünü nesneye atanan tanım sonrasında yükselen güzel duygudan alır.

Bu 5'li ile ilgili ufak bir parantez açmak istiyorum; ''Bir türlü niyetim gerçekleşmiyor diyorsanız, gün içinde en çok odaklandığınız nesneler ile onlar hakkında neler hissettiğinize bakın. Gün içinde odaklandığınız nesneler, niyetinizle bağlantılı değilse, söylenecek bir şey yok, doğal olarak niyetinizin gerçekleşmesi zaman alacaktır. Odaklandığınız nesneler niyetinizle bağlantılı olması durumunda ise onlara karşı olumlu duygu ve düşüncelerinizin olup olmadığına bakabilirsiniz.''

Tüm bu yazdıklarım, zihne çalışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Sizinle ilgili dışarda dönen dolapları, kontrol altına almak istiyorsanız, dışarıda dönen dolapları döndüren zihne çalışmak gerekir. Bu konuda meditasyonun yardımı dokunabilir.

Ya çalış çalış, çalışmadan olmuyor mu? Diyorsanız o zaman şunu yapmayı deneyin;

Karşılaştığınız nesne, olay, insan her neyse onun busu, şunun şusu demeden olduğu gibi kabul edin, sevin ki onlarla ilgili olumlu hisler besleyin. Ve böylece aksiyonlarınız da olumlu olsun, her şey %100 yolunda gitsin. Bu konuyla ilgili güzel bir söyleşiyi paylaşmak istiyorum.

‘’Bazılarınız zihninizin istediği zaman dolaşmasına izin vermezseniz, kontrol etmeye çalışırsanız bağımsızlığınızı kaybedeceğinizi hissediyorsunuz. Ancak bu durum böyle değil. Zihniniz doğru şekilde ilerliyorsa, zaten doğru bir görüşü vardır. Ancak, zihniniz yanlış bir şekilde ilerliyorsa, kesinlikle kontrolü kullanmak için gereklidir.’’ DalaiLama

Güzel bir hafta geçirmenizi dilerim

Her Daim Sevgi ve Işıkla

Sibel KAVUNOĞLU

  • Kaynak. Geshe Dorji Damdul Aydınlanmış zihin