Ne Kadarlığına Kötüsün!

Bu haftaki yazıya küçük bir uygulamayla başlamak istiyorum. Aşağıdaki üç farklı insan tipine ait örnek durumların gerçekten olduğunu hayal edin. Hayal ederken hayal ettiklerinizin ayrı ayrı düşünce ve hisleriniz üzerinde etkisini izleyin. Dileyen her örneği yaptıktan sonra düşünce ve duygularını bir kâğıda yazabilir.

İlk Tipleme: Çocuğunuzun 3 ya da 4 yaşlarındaki halini hayal edin ve size şunları söylemiş olsun. (Çocuğu olmayanlar arkadaş ya da komşusunun aynı yaşlardaki çocuğunu örnek olarak alabilirler)

-Sen çok kötüsün! (Hatta söylerken öfkeyle bacağınıza vurmuş olsun)

2.nci Tipleme: Yolda yürüyorsunuz, tanımadığınız bir adam yanınıza yaklaştı ve size şunu söyledi;

-Sen çok kötüsün! (Aynı zamanda kötü kötü bakarak yanınızdan geçsin)

3.ncü Tipleme: Sevdiğiniz bir kişi size şunu dedi;

-Sen çok kötüsün! (Söylerken öfkesini hissedin)

4 yaşındaki çocuk, ‘’sen çok kötüsün’’ dediğinde hiç etkilenmemiş. Hatta biraz gülümsemiş olabilirsiniz. Yanınıza yaklaşan adamın söyledikleri karşısında önce şaşırmış, sonra herhangi bir anlam vermeden yolunuza devam etmiş olabilirsiniz. Son tipleme de ise öfkelenmiş ya da çok üzülmüş olabilirsiniz.

Üç farklı tipteki insan tarafından aynı sözler söylendiği halde farklı duygu ve düşünceler içinde olmanız ne kadar ilginç değil mi? Üstelik de doğru olma olasılığı yüzde yüz olmayan bir cümle için…

Peki bu nasıl oluyor?

Son iki yazımda detaylı olarak paylaştığım gibi zihin, dikkatine verdiği nesne, insan ve durumların ne olduğu ya da ne olmadığını belirler. Duygular, düşüncelerle birlik ve beraberlik ilişkisi içerisinde olduklarından zihinden gelen ayrımcı düşünceye uygun olarak yükselirler. Duygular iyice yoğunlaştığında ayrımcılık kokan bir aksiyonun seçilmesiyle süreç tamamlanır. Bu durumu değiştirmek için zihinden gelen ilk bilginin değerlendirilmesi yani muhakeme edilmesi gerekir ki zihnin bu hali, her insanda mevcuttur. Fakat öfke, kıskançlık, kibir, şüphe, bağımlıklar gibi negatif enerjiler, zihnin bu özelliğini kullanmasına izin vermezler.

İşte bu yüzden de farklı tipte insanlardan aynı sözü duysak da farklı tepkiler veririz. En önemlisi evrende var olan her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu gerçeğini unuturuz. Zihnin muhakeme etme özelliği, doğru ve yanlışı birbirinden ayıran en iyi kısmıdır. Bu kısım güçlendirilmedikçe tıpkı sınavlardaki gibi yaptığımız bir yanlış, dört ya da beş hatta altı doğruyu beraberinde götürecektir.

Bu konuya bir sonraki yazımda da devam edeceğim.

Her Daim Sevgi ve Sağlıkla

Sibel KAVUNOĞLU