Tip 1 diyabetle çocukken tanışmış bir diyabetli olarak, 14 Kasım Dünya Diyabet Günü'nde sensörler ile ilgili devlet desteği müjdesini hepimiz adına duymak istiyorum. Diyabet, halk arasında daha çok erişkinlerin bir sağlık sorunu olarak bilinmekle beraber çocuklarda da görülmektedir. Çocuklarda, %95-98 oranında pankreas beta hücre zedelenmesine ve dolayısıyla insülin eksikliğine bağlı Tip 1 diyabet görülmektedir. Bizlerin tanı aldığımız günden itibaren ömür boyu glikoz değerlerimizin izlenmesi gerekiyor. Ülkemizde 18 yaş altında 20.000 civarında çocuk diyabetli sayısı var.

Sürekli Glikoz İzlem sistemleri, kan glukozu takibi için parmak ucu delinerek çok sayıda kan alma ihtiyacının azalması, parmaktan ölçümle kıyaslanamayacak kadar çok daha sıkı ölçüm yapma olanağı, kan şekerlerimiz düştüğünde ya da yükseldiğinde uyarı ya da alarm almamızın fiziksel ve ruhsal olarak bize sağladığı kolaylığın etkisini sadece yaşayan ve yakınları anlayabilir.

Dünyada ülkemizle aynı gelişmişlik seviyesine sahip ülkelerin çoğunda bu cihazlar devlet tarafından geri ödeme planında olup, insülin pompası kullanım oranı ülkemizde %5 iken diğer ülkelerde %70 80 oranındadır. Ayrıca ekonomik argümanlara bakıldığında komplikasyonların devlete verdiği maddi yük çok daha fazladır.

Sensörler lüks değil, ihtiyacımız. Bu sebeple sesimizin duyulmasını istiyoruz.