Merhaba! Adını her yere koca koca harflerle yazdıran, acaba nedir bu diye düşündüren, kış geldi mi ağızlardan düşmeyen ama her daim biraz gizemi olan şu propolis neyin nesi acaba? Öncelikle şunu söyleyeyim üzerine en çok çalışma yapılan maddelerden biri çünkü şu yazıyı yazmak için literatür taradığımda sadece 143 sayfa kimyasal özellik makalesi gördüm. Ufak bir kısmını derledim, bunları başka yerde bulamam diye düşüneceksiniz, ki haklısınız; takipte kalmaya devam edin....

Kendimizi övmemiz bittiyse konuya dönelim değil mi; ilk bilgi şu:

1) Propolis arıların kovanlarını onarmak için kullandıkları bir maddedir. Bu maddenin içeriği hala bilinmezlerle gizli. Esansiyel yağlar, reçineler, polenler ne ararsanız mevcut 300 den fazla bileşen var kendisinde.

2) İşte bu karmaşık ve henüz çözülememiş kimyasal yapı bir anlamda propolisin pek de konuşulmayan ama gözlemlenmiş alerjenik özelliğini de gündeme getiriyor. Yüzyıllardır bu madde şifa için kullanılsa da alerjenik özelliği mevcut. Genelde anneler çocukları için propolis düşünüyorlar; o sebeple bu özelliğinin altını kalınca çizmekte fayda var.

3) Arıların gezindikleri çiçeklere göre propolisin rengi değişiyor. Ilıman bir ülkede belirgin kahverengi iken, tropik bir ülkede mesela Avustralya'da rengi siyahtır. Finlandıya gibi soğuk bir ülkede turuncu, Küba'da koyu menekşedir. Farklı renkte bir propolis görürseniz bozulduğuna hükmetmeden önce bu satırları aklınıza getirin diye yazıyorum bakın...

4) Propolis 17. yüzyılda İngiltere'de reçete ediliyor ve bir çeşit ilaç kabul ediliyordu.

5) Bu önemli bir madde. Şöyle ki diyelim propolis almaya karar verdiniz ve malum özellikle instagramda kökenini veya onayını bilemediğiniz birçok markanın propolisini görüyorsunuz. Bakmanız gereken ilk şey propolisin Artepellin C içerip içermediğidir. Artepellin C içeren propolisi alabilirsiniz.

Umarım faydası olur. İyi ve sağlıklı günler dilerim.

Diyetisyen Zeynep Çetin