Pazar

14.10.2018 - 01:30

Perşembe’nin ışıklarını kadınlar yakacak

Sitene Ekle
Tat peşinde  |  Ebru ERKE erke.ebru@gmail.com Tüm Yazıları »

Ordu’nun Perşembe ilçesinde güzel şeyler oluyor… Sakin şehir unvanlı Perşembe’de, Gelecek Turizm’de projesi desteği ile ev kadınları yaptıkları yemeklerle bölge turizmine destek veriyor

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) başkanı ve kendisi de Perşembeli olan Celal Toprak: ‘‘Bölgenin gelir olarak sadece fındığa bağlı olmaması için çabalıyoruz. Turizm, bölgedeki göçü durduracak ve gençlere iş imkanı sağlayabilecek en önemli kaynak. Hesaplarımıza göre her ay gelecek olan 100 turist bölgenin kaderini değiştirebilir” diyerek bizim için ufak görünen rakamların adeta bir kelebek etkisiyle pek çok kişinin hayatını nasıl etkileyebileceğini çarpıcı bir şekilde belirtiyor.

Şu günlerde Perşembe’de tatlı bir telaş yaşanıyor. Ana yol geçmeyen tek sahil şeridi olma özelliğiyle sakin şehir (citta slow) unvanını alan Perşembe, Gelecek Turizmde desteği ile bölgede alternatif bir turizm oluşturmak için kollarını sıvadı. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes ortaklığıyla hayata geçen Gelecek Turizmde; her yıl seçilip desteklenen projelerle turizmin sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlaması için çalışıyor.

2018 projelerinden biri olan Perşembe’nin Işıklarını Kadınlar Yakacak’ın en önemli ayaklarından biri yenilenen Pembe Hanım Konağı. Konak, hem yöresel lezzetlerin sunulduğu bir eğitim merkezi hem de dört odası ile konaklama hizmeti sunan bir pansiyon olarak misafirlerini ağırlamaya başladı. Sadece burada değil projelerin genelinde kadınlar önemli bir yer tutuyor. Nitekim Gelecek Turizmde’nin gizli meleği de iki kadın: Simge Baybalaban ve Zümre Yıldırım. 

Hep söylerim, ot deyince akla Ege gelir ama Karadeniz otları gerek bolluğu gerekse lezzetiyle Ege’dekilere baş kaldıracak türdendir. Konakta da ot ağırlıklı bir menü servis ediliyor. Karalahana sarması, ısırgan çorbası ve mısır ekmeği sofrada başrolde. Galdırık ve dikenucu da denilen melocan (melevcan) ve sakarca en sevilen şifalı otlardan. Her birinin kendine has özel bir lezzeti ve aroması var. Galdırık ve melocan genelde haşlandıktan sonra tereyağında kavrulan soğanla karıştırılıyor. Sakarca ise mısır unu ve yumurta ile pişerek kaygana için kullanılıyor. Pezik (pazı) kavurma ve meşhur turşu kavurma da sofranın olmazsa olmazları. Bölgede kuru anlamına gelen dible pek çok sebzeye uygulanabiliyor. Fasulye diblesi en sevilenlerden. Haşlandıktan sonra suyu sıkılarak kurutulan fasulye pirinç, soğan, patates katılarak yağda pişiriliyor. Sadece bu yemekler için bile Perşembe’nin kapısını çalmaya değer, sizce de öyle değil mi?

Tuzla’da sürpriz yemekler

Farklı teknikler kullanılarak pişirilmiş ve lezzetiyle boyut atlamış sebzelere bayılıyorum. Son günlerdeki favorim ise Radisson Blu Tuzla’nın şefi Yavuz Yiğit’in patlıcanı oldu. Otel, içinde kendi hamamı bulunan odaları ve SPA’sıyla ünlü. Mutfağı ise saklı kahraman. Zira Yavuz şefin tabakları hem görsel hem de lezzet olarak inanılmaz etkileyici. Şef, aromatik otlar ve baharatlarla sürpriz kombinasyonlar yapmayı seviyor. Mesela somon ve köz patlıcanlı ravioli’yi mercan köşklü bir sosla veriyor, keçi peynirli brule’ye nane pestoyu yakıştırıyor ve kuzu confit’nin yanındaki patlıcanı Uzak Doğu soslarıyla glaze ediyor. 

Buyrun şeften size

harika bir tarif: Patlıcanı (havuç, kabak da olabilir) soyup bütün halde kızartın. Çıkarır çıkarmaz da yarım çay bardağı tavuk suyu, birer tatlı kaşığı soya sosu, miso ve 1.5 tatlı kaşığı kajun baharatı (marketlerde satılıyor) ile birlikte tavada çevirin. Tereyağı ekleyin, karıştırıp servis edin.

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.