Pop müzik sevdalıları için caz ve klasik müziğe giriş, ders 1

Nasıl oldu bilemiyorum ama bir noktada bazı gizemli güçler, klasik ve caz müziğin zevksiz olduğuna bizi ikna etmeyi başardı. Müzikal zevkimize müdahale eden uğursuzlar tarafından resmen ele geçirildik. Halbuki klasik ve caz sıkıcı olmak zorunda değil. Havalı olan tek tür hip-hop, R&B ve rock da değil! Bunu belki yaş aldıkça anlayacak ve klasik müziğin, modern müziği nasıl etkilediğini fark edeceğiz. Çok da geç kalmak istemeyen pop müzik sevdalılarına, klasik ve caza bir giriş kılavuzu hazırladık. Gelin bu mevzuyu çözelim. 
 

Pop müzik sevdalıları için caz ve klasik müziğe giriş, ders 1

DERS 1: Mozart sahiden eğlenceli mi?

Klasik: Neredeyse herkesin adına aşina olduğu Wolfgang Amadeus Mozart, başlangıç için uygun bir öneri. Ama kendisini pek de anlaşılabilir ve eğlenceli olarak tanımlayamayız. 27 piyano konçertosu, sessiz doğa yürüyüşleri tadı veriyor. Aralarında en iyileri, 9-20-24 ve 27'nci konçertolar. Mozart'tan sonra Ludwig Van Beethoven'ın 3, 7 ve 9'uncu senfonilerini, sonra da Frederic Chopin'in piyano eserleri ile balladlarını dinleyebilirsiniz. Hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayın: http://www.milliyet.com.tr/mozart-kimdir--besteleri--hayati-ve-turk-marsi-meselesi-molatik-10653/ 

Caz: Klasik müzikte Mozart neyse, caz müziğinde Sonny Rollins o. New Yorklu saksafon efsanesi Sonny Rollins'in parçalarını 'heyecanlı, neşeli ve samimi' olarak tanımlayabiliriz. Kariyerinin en iyi parçaları 'Newk's Time', 'A Night at the Village Vanguard', 'The Bridge' ve 'Saxophone Colossus'.

Sonny Rollins'ten sonra biraz da Charlie Parker'a kulak verin. Plak şirketi Verve için yaptığı kayıtlar muhteşemdir. Clifford Brown'un ise davulcu Max Roach ile birlikte yaptığı kayıtları dinleyebilirsiniz. Bill Evans'tan da 'Live at the Village Vanguard' ve 'Waltz For Debby'yi dinlerseniz; birinci dersi başarıyla tamamladınız demektir :)

DERS 2: Sağı solu belli olmayan müzisyenler

Caz: Bu adımda birkaç caz müzisyenini az çok tanımanız gerekiyor. Mesela dinlemesi en kolay cazcılardan Charles Mingus ile başlayabilirsiniz. Besteci ve müzisyen Mingus'un swing ve bebop arasında gidip gelen bir tarzı var. Bestelerinin sağı solu pek belli olmuyor. Bazıları yumuşak başlayıp hızlı bitiyor, bazıları ise hızlı başlayıp soft tamamlanıyor. Ama bir yandan da hepsi caz geleneğine bağlı kalmayı başarıyor. 'Mingus Ah Um', 'Pithecanthropus Erectus' ve 'The Black Saint and the Sinner Lady' dinlemeniz gereken eserlerinden.

İkinci önerimiz ise; Eric Dolphy'den 'Iron Man' ve 'Out To Lunch' bestelerini dinlemeniz. Miles Davis'in 60'lı yılların ortalarında yaptığı kayıtlardan 'E.S.P.', 'Miles Smiles' ve 'Miles in the Sky' da listenizde olmalı. İkinci aşamayı tamamlamadan hemen önce Roland Kirk imzalı 'Rip, Rig, and Panic' ile 'The Inflated Tear' adlı bestelere kulak verin.
 

Klasik: Charles Mingus'un klasik müzikte eşdeğeri kim olmalı diye düşündüğümde, aklıma ilk gelen Rus müzisyen Sergei Prokofiev oldu. Klasik müziğin hiti sayılabilecek 'Peter and the Wolf' adlı meşhur eserini bir kenara koyun. 'Peter and the Wolf' adlı eserinde Prokofiev duygusal olarak çalkantılı geçen Romantik dönemi (Brahms, Tchaikovsky, Chopin gibi besteciler 'romantik' olarak bilinir) klasik müzik ile güncelleyerek, keskin dönüşler ve neredeyse caz diyebileceğimiz bir ritim veriyor. Başlıca eserleri arasında beş piyano konçertosu, keman konçertosu, 1 ve 3 numaralı senfoniler ile Romeo & Juliet adlı eseri geliyor.

Prokofiev'den sonra Claude Debussy, Benjamin Britten ve Maurice Ravel'in piyano konçertolarını, Gustav Mahler'in 5 ve 9'uncu senfonilerini, Samuel Barber'ın 'Adagio For Teller' bestesini dinleyin.
 

DERS 3: Profesyonelleşme zamanı

Klasik: Mezun olmaya bir adım kala, daha tehlikeli sulara dalış yapmanız gerekiyor. Köpekbalıklarıyla yüzmek gibi bir his bırakan Macar besteci Bela Bartok'un eserlerini mutlaka dinleyin. Kendisi gerçek bir modern deha! Besteleri hem korkutucu hem de zaman zaman rahatsız edici olabiliyor. Buna rağmen o kadar orijinaller ki, bunu anlamak için 'Concerto for Orchestra', 'Music for Strings', 'Percussion and Celeste' adlı yapıtları dinlemeniz yeterli.

Bununla beraber Igor Stravinsky imzalı 'Rite of Spring', 'Firebird Suite'; Dmitri Shostakovich'in 2 no'lu piyano konçertosu ile 5'inci ve 10'uncu konçertoları da listenizde olmalı.

Kapanışı ise Alberto Ginastera imzalı piyano konçertolarıyla ile yapabilirsiniz.
 

Caz: 1950'lerin sonları ve 1960'lı yıllar Amerika için en hafif tabirle 'çalkantılı' bir zamandı. Yaşanan toplumsal ve siyasi istikrarsızlık günün müziğine, özellikle de caz'a yansıdı. Böylece yepyeni isimler ortaya çıktı. Mesela Ornette Coleman...

Teksas doğumlu alto saksafoncu Coleman'ın 'The Shape Of Jazz To Come', 'Free Jazz', 'The Art Of The Improvisers', 'Ornette!' ve 'Ornette On Tenor' adlı, her biri 1959 ve 1961 arasında kaydedilen önemli parçalarını dinlemelisiniz.

Hemen ardından John Coltrane imzalı 'A Love Supreme', 'Sun Ship', 'Transitions'; Cecil Taylor imzalı 'Unit Structures', Circle Paris konseri kayıtları ve Dave Holland imzalı 'Conference of the Birds' parçaları gelebilir. 

Bu makaleye ifade bırak