Balkan göçmenlerinin her yıl Mayıs ayında bir araya geldiği FliyaFest, bu yıl 13 Mayıs Pazar günü  geleneksek kültürel etkinlik, halaylar, oyunlar ve türkülerle gerçekleşti. Kosova kültüründe önemli bir yere sahip olan Fulya’nın pişirilmesinde kullanılacak odunlar atın sırtında törenle temsili Kosova Köprüsü üzerinden festival alanına getirildi. Kosovalı kadınların sıra ile tek tek katlarını döktükleri Fulya, Kosovalı erkekler tarafından hazırlanan ateşin üzerinde pişirildi. 

“FLİYAFEST İLE KÜLTÜRÜMÜZÜ YANSITIYORUZ”

FliyaFest’i gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu dile getiren Kosova Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Gülen Aksu Türker; “Türkiye’de çok az sayıda Balkan göçmeni yaşıyor ve bunun çoğu Kosova’dan gelen kardeşlerimiz. Bu festival sayesinde birbirimizle olan bağlarımızı güçlendiriyor, kültürümüzü yansıtıyor ve geçmişi yad ederek baharın gelişini kutluyoruz.” dedi.

FULYA NEDİR, NASIL YAPILIR?

Arnavutça’da “flija” şeklinde yazılan, Kosova’nın çeşitli yerlerinde “fulya” veya “fuliya” gibi isimlerle de anılan fulya, Arnavut ve Balkan mutfağının en önemli lezzetlerinden biri olarak kabul ediliyor. Malzeme miktarı oldukça az olmasına rağmen pişirilmesi oldukça zahmetli olan fulya, alışılmış pişirme tekniklerinin aksine, alttan yanan bir ateşle değil, pişirildiği tepsinin üstüne kapatılan bir sacın verdiği ateşle pişiriliyor. Sac ise, ortalama çanak anten boyutlarında olan, demirden bir pişirme malzemesi olarak ayarlanıyor. Bir nevi gözleme yapılan saca benzemekle birlikte, gözleme gibi malzemeler üstünde değil, altında pişiyor. Odun ateşinin üstünde ısıtılan sac tepsinin üzerine konuluyor ve saç sıcaklığıyla birlikte alttaki hamuru pişiriyor. Öte yandan un, su ve tuz ile hazırlanan hamurun krep hamuru kıvamında, yani boza gibi olması gerekiyor. Yaklaşık dört saatte pişirilen ve ilk kalınlığının 2-3 katına erişen fulya, balla servis ediliyor.