Pazar

11.03.2018 - 01:30

Probiyotikler bağırsak kanserine karşı

Sitene Ekle
Mutluluk Kürleri  |  DR. Ümit Aktaş umit.aktas@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Araştırmalar faydalı bakteriler ya da nam-ı diğer probiyotiklerin sadece bağırsak kanserini önlemekle kalmadığını tedavi etme gücü de olduğunu gösteriyor.

Normal koşullar altında sağlıklı bir bağırsak florasında çeşit çeşit dost bakteri bulunur. Maruz kaldığınız enfeksiyonlar, kullandığınız antibiyotikler, mide ilaçları ve yaşlanmak sağlıklı bakterilerin hem sayılarının hem de güçlerinin azalmasına neden olur. Mesela genç bir insanın bağırsağında 800 farklı aileye mensup yaklaşık 100 trilyon bakteri bulunur. Bu genç insan antibiyotik aldığında dost bakterilerin yüzde 95’i ölür. Sağlıklı beslenmeyle tekrar yerine konması ise neredeyse 24 ayı bulur!

Sağlık bağırsakta başlar!

Tabloya bir daha bakalım mı? Hasta oldunuz. Enfeksiyonu yenmek için antibiyotik aldınız. Tedavi olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ancak bağırsaklarınızdaki durum hiç de parlak değil. Antibiyotikler buradaki dengeyi alt üst etti. Artık sağlığınızı koruyan, bağırsaklardaki hasarları onaran dostlarınız yok olmuş; düşmanlarınız ise güçlü bir durumda. Normalde probiyotikler düşman bakteri sayısını kontrol altında tutarlardı ama o kadar zayıflar ki bunu fırsat bilen düşman bakteriler giderek çoğalıyor. Bir diğer kötü haber: İyi bakterilerin kontrolünde olmayan kötü bakteriler toksin üretmeye başlarlar. Bu da bağırsak kanseri de dâhil olmak üzere birçok sağlık sorununa zemin hazırlar.

Bağırsak kanseri tedavisinde probiyotikler

2013 yılında The Journal of the Cancer Institute’ta yayınlanan bir çalışmaya 1 dikkatinizi çekmek isterim. Zararlı bakteriler ailesine mensup bir organizmanın vücutta fazla miktarlarda bulunması ile bağırsak kanseri arasında bir korelasyon olduğu anlaşıldı. Söz konusu bakteri ne kadar çoksa kolon kanserine yakalanma olasılığınız da o kadar fazla! Dost bakteriler azaldıkça meydanı boş bulan zararlı bakteriler çoğalmaya başlar. Yani, bağırsak kanserinden korunmak için alabileceğiniz en etkili önlem diyetinizdeki zengin probiyotik kaynaklarını artırmak. Bu kadar basit!

Bir başka araştırma 2 için ise klinik hikâyelerinde kolon tümörü problemi bulunan tam 400 hastayı kapsayan dört yıllık bir çalışma yapılmış. Bu 400 hasta dört gruba ayrılıyor: İlk grubun diyetine kolon kanseri önleyici etkisi olduğu düşünülen yulaf lifi eklenirken, ikinci gruba Lactobacillus içeren probiyotik kapsülü veriliyor. Üçüncü gruba hem yulaf lifi hem de probiyotik kapsülü birlikte verilirken, dördüncü grubun diyetinde hiçbir değişiklik yapılmıyor. Dört yıl boyunca takip edilen bu hastalar arasında en iyi sonuçlar ikinci grupta, yani sadece probiyotik kapsül alanlarda görülüyor.

Peki Lactobacillus bakterisini nereden alacağız? Lactobacillus, evde mayaladığınız yoğurdun içinde bol bol var! Sadece yoğurt mayalamak bile hayatınızda büyük  değişiklikler yaratacaktır.

1  “Randomized trial of dietary fiber and Lactobacillus casei administration for prevention of colorectal tumour”. Ishikawa, H et al (2005) Int J Cancer 116, 762-767.

2 “Human gut microbiome and colorectal cancer” Jioyung Ahn, Rashmi Sihna, Journal of the Naional Cancer Institute, 2013 Volume 9, Issue 1,        pp 3136

Dost bakterilerimizi tanıyalım

Probiyotik kelimesi Latincede ‘yaşam için olan’ anlamına gelir. Antibiyotik ise ‘yaşam karşıtı’ demektir. Antibiyotikleri herkes bilir ama insanların çoğu probiyotiklerden bihaberdir. Bu yüzden, vücudumuzda bizimle yaşayan bu faydalı mikropların önemini, yokluklarında bizi nelerin beklediğini hatırlatmak istiyorum. Tüm vücudumuzda yüz trilyondan fazla faydalı mikrop yaşar. Düşünün kendi hücrelerimizden 10 kat daha fazla dost bakteriye ev sahipliği yapıyoruz…

 

1. Hayati fonksiyonlarda rol oynarlar: Bağırsaklarda yaşayan mikroorganizmalar vücudun ağırlığından enerjisine ve beslenmesine kadar birçok yaşamsal mekanizmayı kontrol ediyor.

2. Kişiye özeldir: Her insanın bağırsak florası kendine özgüdür ve temeli normal doğum esnasında atılan bu flora, yetişkin yaşlarda yenilen besinlerle şekillenir.

3. Bağışıklık sisteminin yapıtaşlarıdır: Vücudunuzda ne kadar fazla faydalı bakteri varsa hastalıklara karşı o kadar dirençli olursunuz.

4. Vitamin sentezlerler: K ve H vitamininin vücudumuzdaki faydalı mikroplar, yani probiyotikler tarafından sentezlendiğini biliyor muydunuz?   

5. Depresyonu önlerler: Mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin yüzde 95’i bağırsaklarda probiyotikler tarafından üretilir. Bağırsakları tedavi etmeden depresyon tedavi edilemez.

6. Alerjik hastalıklarla savaşırlar: Probiyotikler alerjileri önlemekle kalmıyor, alerjik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyor.

7. Kanserden korurlar: Kanser yapan maddelerin toksik etkilerini önler, kanserojenlerin vücuda girişini engeller ve kanserli hücrelerin intiharına (Apopitoz) neden olurlar.

8. Probiyotiklerin kaybında sizi bekleyen hastalıklar: Alerjiler, egzama, otizm, kanser, diyabet, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, çocuklarda öğrenme güçlüğü, mantar enfeksiyonları, otoimmün hastalıklar, romatoid artrit, fibromiyalji, diz kireçlenmeleri, artritler, osteoartrit, sedef hastalığı, Hashimato hastalığı, Behçet hastalığı, bakteriyel ve viral enfeksiyonlar.

Bağırsak sağlığı için 5 öneri

1. Çok gerekmedikçe ve gelişigüzel antibiyotik kullanmayın. Eğer mutlaka antibiyotik almak zorundaysanız, antibiyotik kullanırken muhakkak probiyotik takviyeleri de alın.

2. Düzenli olarak antibiyotiklerle beslenen hayvanların etini tüketmekten kaçının ve hayvancılıkta doğal besi yöntemlerini benimsemiş kurumların ürünlerini tüketmeye özen gösterin. Dünyada kullanılan antibiyotiklerin yüzde 80’i besicilik sektöründe kullanılıyor.

3. Bol miktarda şeker içeren ve besin maddeleri açısından son derece fakir olan işlenmiş gıdalardan kaçının. Bunlar bağırsaktaki zararlı bakterilerin sayısını artırırken, faydalı olanların yok olmasına neden olur.

4. Probiyotikler açısından zengin bir beslenmenin olmazsa olmazı yoğurttur. Ama markette satılan ve uzun süre bozulmayan, bir türlü ekşimeyen hazır yoğurttan hayır gelmez! Yoğurdunuzu anneannelerinizin yaptığı gibi kendiniz mayalamalısınız. Doğal yoğurt tam anlamıyla bir mucizedir.

5. Mide ilaçlarından mümkün olduğunca uzak durun! Mide asidindeki dengesizlikler sindirimi ve probiyotik dengesini bozar. En ufak bir şikâyette hemen mide asidi üstünde etkili olan ilaçlara başvuranların bağırsak florasının sağlıklı olması imkansızdır!

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.