Her erkekte bulunan bir salgı bezi olan prostat, erkek sağlığı açısından büyük önem taşır. Prostat mesanedeki idrarı dışarı boşaltan üretra dediğimiz idrar yolunun, mesaneye yakın kısmını çepeçevre sarar ve yaklaşık 18 - 20 gram ağırlığındadır. Bu anatomik özelliği nedeniyle, büyümesi sonucu idrar yolunun bir kısmına baskı yapar ve şikayetlere yol açar.

Prostat, meninin sıvı kısmının oluşumuna katkı sağlar. Seminal kese ile birlikte meni hacminin yüzde 95’i prostat tarafından oluşturulur.

Prostat hastalıkları başlıca 3 gruba ayrılır: Prostat enfeksiyonları, iyi huylu prostat büyümesi ve prostat kanseri. Prostat enfeksiyonları her yaş grubunda görülür ancak iyi huylu prostat büyümesi ve prostat kanseri çoğunlukla ileri yaş grubunun hastalığıdır.

Baba ve erkek kardeşlerde varsa dikkat!

İyi huylu prostat büyümesi, ilerleyen yaşa bağlı hormonal değişimler sonucu oluşur. Prostat kanserinde ise ailesinde prostat kanseri olanlar daha fazla risk altındadır.

Prostat büyümesi idrar yakınmalarına yol açar. Sık idrara çıkma, geceleri idrara kalkma, idrar yapma ve idrar başlatmada güçlük, idrar bittikten sonra damla damla idrar gelmesi, idrar gücünde azalma, idrarı tam boşaltamama hissi, kanlı idrar yapma gibi belirtiler görülebilir. Tedavi edilmezse böbrek yetmezliğine varan ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.

Şikayet olmasa da düzenli kontrol

İyi huylu büyüme, prostatın idrar yolunu çevreleyen iç kısmında oluşur ve idrar yolunun sıkışmasına yol açar. Ancak prostat kanseri genellikle prostatın idrar yolunu çevreleyen kısmına uzak dış kısmından gelişir. Dolayısıyla idrar yakınmalarına erken dönemde yol açmayabilir. Bu nedenle prostat kanserinin erken tanısında, şikayet olmasa bile yapılan düzenli kontroller büyük önem taşır.

Prostat hastalıklarından korunma yöntemi bulunmadığından, erkeklerin düzenli kontrollerini aksatmamaları gerekir. Prostat kanserinin erken tanısı açısından; şikayet olmasa bile 50 yaşından sonra, ailesinde prostat kanseri olanlarda ise 40 yaşından sonra düzenli kontrollerini yaptırmalı.

PSA değerleri önem taşır

Prostat hastalıklarının tanısında kullanılan yöntemler şöyle sıralanabilir: İdrar tetkiki, böbrek fonksiyonlarını değerlendirilmesi, Kreatinin, BUN, PSA gibi laboratuvar tetkikleri, idrar yolları ultrasonografisi, idrar akım hızı ölçümü, idrar yaptıktan sonra mesanede kalan idrar miktarı, Multiparametrik prostat MR’ı, PET CT, MR bulguları eşliğinde yapılan biyopsiler.

Prostat hastalıklarının teşhisinde önemli bir yere sahip olan PSA (Prostat Spesifik Antijen); prostat epitel hücrelerinden salgılanan protein yapısında bir maddedir. Meninin sıvılaşmasını sağlar. Prostat hücrelerinin yapısı bozulduğunda kandaki seviyesi artar.

Erken tanı hayat kurtarır

PSA; özellikle prostat kanserinin tanısında, tedavi planlamasında ve tedavi sonrası izlemde eşine az rastlanır bir başarı ve yaygınlıkta kullanılmış bir tümör belirtecidir. Erken tanı, diğer kanserlerde olduğu gibi hayat kurtarıcıdır. PSA değeri 1 ng/ml nin altında olanlarda ileride prostat kanseri gelişmesi riski çok düşüktür.

Genel olarak 50 yaşından sonra yıllık PSA kontrolleri ve prostat muayenesi önerilir. Prostat kanserine erken tanı konulmasında, kişinin önceki yıllardaki PSA değerlerinin biliniyor olması önem taşır. PSA değerlerinde ani bir artış oluyorsa bu dikkate alınmalı. PSA’nın yaşa göre normal değerleri değişir.

PSA; prostat kanseri dışında prostat enfeksiyonları, iyi huylu büyümelerinde de yükselebilir. Çok yüksek PSA düzeylerinde, AKUT bir enfeksiyon yoksa prostat kanserinin ilerlemiş olduğu tahmin edilebilir.

PSA nın yaygın kullanımına karşın prostat kanseri olgularının %20-25 inde PSA değerlerinin normal sınırlarda olduğu görülmüştür. Bu nedenle pro PSA, Prostat health indeks gibi yeni tetkik ve yöntemler ve multiparametrik MR kullanımı prostat kanseri tanısında daha çok kullanılmaktadır.

Prostat hastalarında tedavi yöntemleri

Prostat hastalıklarından iyi huylu prostat büyümesi; ilaç ve cerrahi seçeneklerle tedavi edilebilir. İlaçlarla tedavinin yeterli olmadığı durumlarda TUR-P (prostatın transüretral rezeksiyonu), iyi huylu prostatın cerrahi tedavisinde altın standart olarak kabul edilen bir yöntem. Yeni bir teknoloji olan plazmakinetik TUR sistemi ile yapılan bu işlem, güvenli bir operasyon olanağı ve yüksek hasta memnuniyeti sağlar. Kapalı olarak uygulanan diğer bir yöntem ise green-light, red-light gibi prostatın lazerle tedavisidir. Açık prostat ameliyatı günümüzde yalnızca çok büyük prostatlarda nadiren uygulanır.

Prostat kanserinin tedavisi, hastalığın evresine göre farklılık gösterir. Prostata sınırlı (lokalize) hastalığın tedavisinde cerrahi ve radyoterapi (ışın) tedavisi seçenekleri uygulanır. Cerrahi yöntem Radikal prostatektomi olarak adlandırılır. Radikal prostatektomi açık veya robotik yöntemle yapılabilir. Radyoterapide ise eksternal radyoterapi ya da brakiterapi seçenekleri uygulanır. Prostat kanseri metastaz yapmış ise hormon tedavisi ve kemoterapi tedavileri uygulanır. Hormon tedavisinde, testosteron hormonunu baskılamak ve bu yolla kanserin ilerlemesini yavaşlatmak amaçlanır.

Prof. Dr. Tayfun Gürpınar