Ramazan ayı boyunca değişen öğün sayıları ve beslenme düzeni kişilerde farklı etkilere neden olmaktadır. Ramazanda doğru beslenme programı uygulamayan kişilerde karşılaştığımız başlıca sorunlar metabolizmanın yavaşlaması, bütün gün zaten aç kalıyorum düşüncesinin beraberinde getirdiği fazla yemek yeme eğilimidir. Bu iki ana neden ramazan ayının sancılı geçmesine neden olurken ramazan sonrası beslenme ile forma girmenin ilk adımları ramazan bayramında normal vücut dengesine doğru geçiş yapabilmekten geçmektedir.  

 
İşte ramazan sonrası forma girmenin 5 püf noktası
 
Öğün sayıları normale getirilmeli
Ramazanda iftar, sahur ve iftar ile sahur arasına düşen öğün sayısı bayramla beraber artış gösteriyor. Öğün sayıları ve içerikleri ılımlı bir şekilde arttırılmalıdır. Güne mutlaka kahvaltı ile başlanmalıdır. Fakat bayram kahvaltısı çok yoğun bir kahvaltı olmamalıdır. Olabildiğince hamur işinden, yağdan ve bol şekerden kaçınılmalıdır. Kahvaltıdan sonraki öğün içerikleri ise kişilerin ihtiyaçlarına göre planlanmalıdır. Ara öğünler beslenme programına tekrar eklenmelidir. Bu sayede metabolizma tekrar hareketlenecektir. Önemli olan nokta ara öğünlerin zamanları ve içeriklerinin kişiye özel planlanmasıdır. 
 
Su tüketimine dikkat edilmeli
Su, vücudumuzdaki tüm metabolik olayların gerçekleşebilmesi için çok önemli bir içecektir. Sağlıklı bir kişinin vücudunun yaklaşık %55-60’ı sudur. Vücut su oranı %1-2 arasında bile azalsa vücutta halsizlik, yorgunluk, dikkat kaybı, baş ağrısı gibi birçok olumsuz etki görülmektedir. Yaz aylarında vücudun su kaybı ve su ihtiyacında artış görülmektedir. Özellikle oruç tutan kişiler ramazan ayında da yeterli miktarda su tüketemediklerini düşünüyorsa onlar için su daha çok önem taşımaktadır. Hem sağlığını hem formunu korumak isteyen kişiler gün içerisinde mutlaka yeterli miktarda su içilmelidir. Basit olarak içilmesi gereken su miktarı kgx30ml ile bulunabilir. Bu hesaba göre 70 kilogram olan bir kişi günde en az 2,1 litre su içmelidir. Yeterli su içip içmediğinize idrar renginize bakarak karar verebilirsiniz. İdrar renginiz açık sarı ise yeterli miktarda su içiyorsunuz demektir. 
 
Sindirimi zor besinlerden kaçınılmalı
Ramazan ayında doğru beslenme programı uygulanmazsa metabolizma yavaşlar. Tüketilen besinlerin vücutta verimli işlenebilmesi için kontrollü ve yeterli besin tüketimi önemli hale gelir. Ramazandan sonraki dönemde ise bir anda artan öğün sayısı ile vücut fazla besin ile karşılaşır. Bu nedenle kalori yükü çok ve sindirimi zor besinler vücuda verilmemelidir. Vücut tekrardan gün boyunca çalışmaya hazırlandırılmalıdır.  
 
Probiyotiklere yer verilmeli
Ramazanda azalan öğün sayısı ile bazı kişiler kabızlık sorunu yaşamaktadır. Ramazan sonrasında da bu sorunlarını çözemeyen kişiler hem kabızlık tedavisi için hem de formlarını korumak için beslenmelerinde probiyotiklere yer vermelidir. Probiyotikli yoğurtlar, kefir, probiyotik besin takviyeleri kullanılabilir. 
 
Gece öğünlerinden vazgeçilmeli
Ramazan ayında sahura kalkan bazı kişiler ramazan sonrasında da bu alışkanlıklarını gece yemek yemek olarak devam ettirebiliyor. Bu noktada kişiler bu alışkanlıklarından bir anda vazgeçemiyorlarsa bile yavaş yavaş sahurda yediklerini değiştirmeye başlayarak, daha hafif besinler tüketerek ve yavaş yavaş besin tüketimlerini azaltarak bir süre sonra bu alışkanlıklarından vazgeçmelidirler. 
 
 
DİYETİSYEN DENİZ ZÜNBÜLCAN