Sinema RSS
14.01.2013 - 14:50 | Son Güncelleme: 17.01.2013-18:02

Reha Erdem’i anlatıyorlar!

İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma

Sitene Ekle
Reha Erdem’i anlatıyorlar!

Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor

 
İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor. Dizinin ilk konuğu, yakın dönem Türk sinemasına getirdiği taze solukla adından söz ettiren, 1988’deki ilk filmi A Ay’dan bu yana kendine özgü tarzıyla sinema yazarlarının övgüsünü kazanan, yurt içinde ve uluslararası ortamda yeni Türk sinemasının kılavuz isimlerinden biri, yaratıcı yönetmen Reha Erdem.
24-31 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek “Yönetmenlerle Buluşma”nın ilk programında Reha Erdem’in A Ay, Kaç Para Kaç, Korkuyorum Anne, Beş Vakit, Hayat Var ve Kosmos isimli altı uzun metrajlı filmi gösterilecek. Film gösterimlerinden önce SİYAD üyeleri Nil Kural, Olkan Özyurt, Uygar Şirin, Sevin Okyay, Murat Emir Eren, Janet Barış, Elif Tunca, Esin Küçüktepepınar ve Ceyda Aşar özel sunumlar yapacak.
 
24 Ocak Perşembe günü saat 19.00’da Reha Erdem söyleşisi gerçekleşecek.
 
Programda ayrıca yönetmenin Deniz Türküsü (2001), Ekim’de Hiçbir Kere (2006), Lost in the Post (2012) ve Bana Yalan Söyleme (2012) başlıklı kısaları da sunulacak. 
 
“Yönetmenlerle Buluşma”ya  aynı zamanda  Reha Erdem’in filmlerinde rol alan oyunculardan Köksal Engür, Şenay Gürler, Ali Düşenkalkar, Elit İşcan, Handan Karaadam, Sermet Yeşil ve Türkü Turan da katılacak.
Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi 1999 yapımı A Ay, Büyükada'da çekilmiş, düşler, bilinçaltı ve efsanelerden oluşan, masalsı, etkileyici görüntüleri, değişik anlatımı ve deneysel arayışları olan bir film. Bir gömlek dükkanı işleten ve sıradan bir yaşamı olan Selim ile karısı Ayla'nın hayatlarına büyük bir para girmesiyle yaşadıkları trajediyi aktaran Kaç Para Kaç, Oscar Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film dalında Türkiye'yi temsil etti. 2004 yapımı Korkuyorum Anne’nin bütün  “insanları” kendilerini, Ali'nin geçirdiği kazanın ardından gelen kafa karışıklığı ile “hayatın karmaşası” içinde bulurlar. Beş Vakit’te, her gün beş vakit dilimi içinde yaşayan fakir köyde 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız, köy sakinleri arasında öne çıkar. Reha Erdem, beşinci uzun metrajlı filmi Hayat Var, balıkçılık yapan tekneci babası ve yatalak dedesiyle beraber yaşayan 14 yaşındaki genç kız Hayat'ın büyüme sürecini aktarır. Kars’ın karlarla kaplı kasabasına sığınan bir seyyahı anlatan Kosmos, inanç, şifa, savaş, sınır, hayvanlar, Şamanizm ve Kars’ın bir araya geldiği bir masal gibidir.
 
“İlk filmi A Ay’dan bu yana biz sinemaseverleri yedinci sanatın bütün elemanları hakkında ‘nefes almayı unuturcasına’ düşünmeye iten, çoğu zaman ‘zorlayıcı’ hamlelerle bu özelliğini doruğa çıkaran, ‘gerçeklik’in kapısını farklı biçimlerde çalmayı düstur edinen, ‘duygu’ atmosferini izleyiciyi içine kolayca çekecek klişelerden arındıran Reha Erdem, Türkiye sinemasının son 20 yılındaki en ‘yaratıcı’ yönetmenlerinin başını çekiyor kuşkusuz.... Belki uzun yıllar sonra ‘koruma altına alınması gereken değerler’ arasına girecek olan bu filmler, Türkiye sinemasının ‘altın sarısı’ sayfalarına nüfuz edeceği gibi, dünyanın da ‘örnek’ alacağı bir ağırlığa sahip olacak.” – Murat Özer
 
A Ay, 1989
Türkiye, 35mm, Siyah-beyaz, 100’
Türkçe
Oyuncular: Yeşim Tozan, Gülsen Tuncer, Nurinisa Yıldırım, Münir Özkul
Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi A Ay, Büyükada'da çekilmiş, düşler, bilinçaltı ve efsanelerden oluşan, masalsı, etkileyici görüntüleri, değişik anlatımı ve deneysel arayışları olan bir film. Es¬ki bir ev¬de ku¬ral¬cı ha¬la¬la¬rı ve has¬ta de¬de¬si¬nin ya¬nın¬da an¬ne¬siz bü¬yü¬yen 11 ya¬şın¬da-ki Yek¬ta’nın hayatından bir bölüm sunuyor. Gösterime girdiği yıl Locarno, Moskova, Vancouver gibi uluslararası festivallerde büyük beğeni toplamıştı. Film, şiirsel ve mistik dünyası, kendine has zaman ve mekan kurgusu ile kişisel bir sinema örneği ortaya koyuyor. 
“A Ay aydınlık ve çarpıcı bir şiir. Geleneksel Türk sinemasından güçlü bir kopuş.” - W. Sam (Variety)
“İnsan hayatından çekip giden her anın, her şahsın, her çilenin, her rüyanın nesilden nesile, insandan insana geçen ağırlığına delalet ediyor. Bu nedenle de hayli hüzünlü, hüzünlü olduğu kadar da ürkütücü bir film. Mekan seçimi, replikleri, senaryosu ve görüntü yönetimiyle bir ilk film için hayli güçlü. Ancak filmde Erdem’in özellikle kurgu için bir arayış içersinde olduğu aşikar. Bununla beraber, Erdem’in senaryosunu yine kendisinin yazdığı sonraki filmlerinde de tıpkı A Ay’da olduğu gibi travmatik karakterlere yer vereceğine dair ilk işaretleri bu filmle alıyoruz. Ay Ay’ın peşinden ise, Erdem reklamcılık hayatına başlıyor. Kadim dostu Ömür Atay ile birlikte.” – Murat Emir Eren
 
Kaç Para Kaç, 1999
 
Türkiye, 35mm, Renkli, 100’ 
Oyuncular: Taner Birsel, Zuhal Gencer Erkaya, Engin Alkan, Sermet Yeşil, Bülent Emin Yarar
Bir gömlek dükkanı işleten ve sıradan bir yaşamı olan Selim ve karısı Ayla'nın hayatlarına büyük bir para girer. Para, evlenip boşanmış, bodrum katında annesiyle yaşayan ve dış dünyayla tek ilişkisi televizyon olan komşuları Nihal'i de etkiler. Küçük yaşantılarına giren büyük para, küçük bir suçu ve büyük bir trajediyi getirir. Kaç Para Kaç, Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Türkiye'yi temsil etti.
 
“Kaç Para Kaç’ın neredeyse her karede görünen başkarakteri Selim’de Taner Birsel mükemmel bir performans sunuyor. Herhalde her oyuncunun hayalini kuracağı karakterde ağır ağır geçirdiği değişim çok etkileyici. Selim fazlasıyla ciddi ve çok namuslu, adeta namus timsali bir adam. Derken kendini, belli ki namussuzca elde edilmiş beş yüz bin doların istemeden sahibi olmuş buluyor. Para mı duruma hakim olacak, yoksa Selim'in namusu bu vartayı atlatacak mı?” –Sevin Okyay 
 
Korkuyorum Anne, 2004
 
Türkiye, 35mm, Renkli, 128’
Oyuncular: Ali Düşenkalkar, Işıl Yücesoy, Köksal Engür, Şenay Gürler, Arzu Bazman
 
Film, Ali'nin geçirdiği bir kaza ile başlar. Kazada Ali hafızasını kaybeder. Filmin bütün “insanları” kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar: Hayatın karmaşası. Bu karmaşa, elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, bir hırsızlık hikayesi ve sahte bir polis soruşturması ile daha da renklenir.
“Yönetmen, İstanbul’u çok iyi kullanmış. Vapur sesleri, martıları, sokakları ve çatılarıyla karşımızda sahici bir doku var. Yitirdiğimiz o güzel eski şeyler ve organizma olarak bizler üzerine bir masal Korkuyorum Anne.” – Murat Erşahin
 
Beş Vakit, 2006
 
Türkiye, 35mm, Renkli, 110’
Oyuncular: Özkan Özen, Ali Bey Kayalı, Elit İşcan, Bülent Emin Yarar, Taner Birsel, Selma Ergeç 
 
Beş Vakit, sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük, fakir bir köyde geçer. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar.
“Beş Vakit, adı üzerinde, kendisini ‘gündelik hayatı düzenlemek’ üzere bölümlendirilmiş döngüsel bir zaman anlayışı üzerine kuruyor. Yatsı’da başlayan film, Sabah sona eriyor. Bir günün sabahında ‘bitmeyi’ tercih ederek de, bu döngünün kendisi dışındaki devamlılığına dair bir işaret bırakmış oluyor. Bu süregiden gece/gündüz döngüsü, belki de bir türlü ‘düzelip’ ileri gidemediğinden, kimi zaman bir ânın içerisinde genişliyor, kimi zaman ise kalakalıyor. Ve yine aynı sebepten belki Beş Vakit’in çocukları için büyümek daha zor.” – Senem Aytaç
 
Hayat Var, 2008
 
Türkiye, 35mm, Renkli, 121’
Oyuncular: Elit İşcan, Erdal Beşikçioğlu, Levend Yılmaz, Banu Fotocan, Handan Karaadam
 
Reha Erdem’in bu beşinci uzun metrajı, balıkçılık yapan tekneci babası ve yatalak dedesiyle beraber yaşayan 14 yaşındaki genç kız Hayat'ın büyüme sürecini anlatıyor. Hayat, İstanbul Boğazı'na açılan bir dere ağzına kurulmuş, derme çatma ahşap bir evde yaşamaktadır. Boğaz, güzel olduğu kadar karanlık ve tehlikelidir. Babası geçinmek için küçük teknesiyle bu sularda balıkçılık yaparken, birtakım yasadışı işlere de girip çıkar. Hayat, bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır. Dünyadaki adaletsizliklere karşı cesaretini, dayanıklılığını ve umudunu yitirmez.
“Hayat Var iddialı bir film, Erdem sinemasının geldiği noktayı gösteriyor. Jean Luc Godard sineması kadar sert de olabiliyor, Theo Angeleopulos’a yaklaşıp minimalist bir tavır da takınabiliyor mesela. Filmin bütününe bir sessizlik hakim, sessizliğin sıkıştığı noktada Orhan Gencebay devreye giriyor ve Hayat’ın ruhunu, içsel çalkantılarını müziğiyle ele veriyor. Bugüne kadar Türk sinemasında görülmemiş biçimde profesyonel ve etkileyici bir ses kullanımı var. Film bitip günler geçse de sesler akılda kalıyor, vapur, deniz ya da arabesk şarkılar fark etmiyor.” – Janet Barış
 
“Erdem, Türk değil dünya sinemasında bile eşine az rastlanır özgünlükte bir filmle çıkageliyor bu sefer. Filme bu denli coşkuyla yaklaşmamak için ise ya yaptığı birçok numaradan yorulmak ya da onları anlamamak lazım. Zira ‘Türkiye’nin sosyal yapısı, postmodern bir sinema diliyle nasıl devrimci bir film modeline yerleştirilir?’ sorusunun dersini veriyor Reha Erdem burada.” – Kerem Akça
 
Kosmos, 2010
 
Türkiye, 35mm, Renkli, 121’
Oyuncular: Sermet Yeşil, Türkü Turan, Hakan Altuntaş, Sabahat Doğanyılmaz
Film, Kars’ın karlarla kaplı kasabasına sığınan seyyah, Kosmos’un hikayesidir. “Aşk”ı arayan, ölü çocukları diriltmek gibi mucizeler yaratabilen bu sıra dışı adamın yaşadıklarını izler.  İnanç, şifa, savaş, sınır, hayvanlar, Şamanizm ve Kars’ın bir araya geldiği bir masal gibidir.
“Hayvanlarla insanların kader yoldaşı olduğu bir alem burası. İster demirden ister etten kemikten, korku dolu ya da çığırtkan, mükemmel ayrıntı çekimlerinden bize bakıyor bütün bu hayvanlar, her şeyi bizim kadar ‘anlıyor’ ya da ‘anlamıyorlar’.... Kosmos, dünyayı anlayamasalar da anlamadıklarını sezen hayvanlar dünyasına koşut insanlar dünyasındaki gafletin hikayesi (ya da kıssası)... Herkesin beklemede olduğu, ordu ile sivil arasında, mesihlik ile delilik arasında, ‘hiçbir şey olmuyor’ duygusu ile ‘bir şeyler olacak’ beklentisi arasında bir arafta sallanan bir memleket hissi ancak bu kadar güzel aktarılabilirdi.” – Fatih Özgüven
Kısalar:
 
Deniz Türküsü, 2001 
 
Türkiye, DVD, 4’
Oyuncu/Ses: Cüneyt Türel 
“İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirinden yola çıkan, rüya gibi bir yolculuk.
Ekim’de Hiçbir Kere, 2006 
Türkiye, DVD, 26’
Erdem, sabit bir kadrajda yakaldığı bir manzara kesitini her defasında farklı sunarak izleyicinin zaman ve mekan algılayışını sorguluyor.
Lost in the Post, 2012
Türkiye, DVD, 4’31”
Reha Erdem’den bir deneme...
Bana Yalan Söyleme, 2012
Türkiye, DVD, 1’23”
 
Reha Erdem’den bir deneme...
 
Etiketler: reha erdem, yönetmen,
Yorum Yazın
Gönder
Hafta Sonu Nereye Gidelim?
    Haftanın Filmleri
    Aynı dinden olan kişilere ne ad verilir?
    ©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
    İlginizi ÇekebilirX